Yangında 9 Türk öldü, ölen Gaziantepli aile Alevi Bektaşi Dergahı'na bağlıydı.En esa batalla que duró nueve horas perecieron casi todo los integrantes de la bandera Indomita Fiamme Nere.
1897'de annesiyle birlikte Eger'e (bugünkü Kuzey Macaristan) taşındı ve ölene kadar orada yaşadı.En 1987, se mudó a Colonia (Alemania) con su familia y desde entonces vive allí.
46 yaşında yaşamını kaybeden Kennedy, tüm ABD başkanları arasında en genç yaşta ölen olarak tarihe geçti.Kennedy, con 43 años de edad, se convirtió en la persona más joven elegida como Presidente de Estados Unidos.
Mary'i ölene kadar seveceğim.Amerò Mary fino alla morte.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.Quelli che morirono diventarono i Mainati, quelli invece che sopravvissero diventarono appunto gli Yozi.
Bu aslında geminin güvertesinde ölen üç kaptanından sadece ilkiydi.Fu il primo dei tre capitani che morirono a bordo della nave.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Edwin Klebs, nel 1875, fu il primo a osservare batteri nelle vie aeree di persone morte di polmonite.
1902'de ölen Twachtman'ın yerine gruba William Merritt Chase dahil edildi.Quando Twachtman morì nel 1902 fu William Merritt Chase a prenderne il posto.
Bu üretim sırasında ölen Walt Disney tarafından üretilen en son film oldu.Fu l'ultimo film ad essere stato prodotto da Walt Disney, che morì durante la sua produzione.
İngiltere'de, asbest akciğer kanserinde ölen erkeklerin %2-3'ünün sorumlusudur.In Gran Bretagna è stato stimato che il 2-3% dei casi di cancro mortale è causato dall'amianto.
Biz ölene kadar birlikte olacağız, buna adım gibi eminim!"Finché saremo uniti troveremo il modo per condividere il fardello».
Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu.Lincoln fu il primo presidente ad essere assassinato.
Ölenlerin çoğu sivildi.La grande maggioranza dei morti erano civili.
Canlılar ölenlerin yerine geçecek sayıdan daha fazla yavrularlar.Adorato dai mortali che vogliono eccedere in qualcosa.
17 Ekim 532'de ölen Bonifacius St.Peter'a gömülmüştür.Bonifacio morì e fu sepolto il 17 ottobre 532 in San Pietro.
Ölen Olivia ise Cortexifanın iyileştirici etkisiyle yeniden uyanacaktır.Fortunatamente Giulio si risveglia grazie solamente alla cura farmacologica.
Ölen arkadaşının annesi bile ona inanmaz.Ma i genitori della ragazza non gli credono.
Ölenler arasında Donanmanın komutanı Lorenzo Marcello da vardı.Tra i morti vi fu anche il capitano Captain Ortiz de Zárate.
1344'te ölen Hakkı Besvap için yaptırılmıştır.Si spense a Morrone del Sannio nel 1341.
Ölen olmadı.Nessun morto.
Yaralanan veya ölen olmadı.Non vi furono né feriti né morti.
Bazıları ölen düşmandan ortaya çıkmaktadır.Alcuni vengono ottenuti anche eliminando un nemico.
Ölenlerden biri de çocuk idi.Tre dei morti erano bambini.
Bir gün sokakta düşüp ölen yoksul bir kadın görür.Un giorno, ad Altrove, arriva una misteriosa ragazza disperata.
Kongar bu şekilde ölen ilk dağcımızdır.È il primo alpinista ecuadoriano ad aver compiuto tale impresa.
Katolik Tracy karısından hiç boşanmadı ama ölene kadar Katherine Hepburn ile birlikte oldu.Spencer Tracy non fu l'unico personaggio pubblico con il quale Katharine Hepburn ebbe una relazione.
Yakut inançlarına göre ölen kişilerin ruhları “Üğör”e dönüşür.Si crede che le anime dei morti consumino l'"essenza" del cibo.
Törenin sponsoru ölen erkeklerin dul kalan karıları ve onların aileleridir.In questo modo i mariti devono amare le loro mogli come i propri corpi.
Ölenlere saygıdan dolayı, diğer her şey gerçekleştiği gibi anlatılmıştır." denilse de bu tamamen bir kurgudur.Per rispettare le vittime tutto il resto è stato fedelmente riportato».
2. sezonda ölen Sam'i geri getirmesi karşılığında ruhunu şeytana satar.In un episodio, Julie vende la sua anima al diavolo.
Ve 1946'da ölene kadar unvanını muhafaza etti.La loro relazione durerà fino alla morte di lui nel 1946.
1996’da siroz hastalığından ölen küçük oğlu Nicu da aynı mezarlıkta, yakın bir yere gömüldü.Nicu Ceaușescu, il figlio, che morì nel 1996, è seppellito nello stesso cimitero, ma ha una tomba più "ricca".
Böylece ilk ölen kişi o olur.Sarà lui la sola vittima.
Savaşın sonunda her iki hükümdar da savaşta ölenler arasındaydı.Alla fine dello scontro, entrambi i regni furono completamente distrutti.
Sibirya'da sürgünde ölen bir Çingene kemancının kızı olduğu sanılmaktadır.Ginny gli ricorda la figlioletta morta annegata.
1985'te 88 yaşında ölen aktrisin naaşı yakılmıştır.L'attrice morì nel 1988, all'età di 53 anni, per enfisema.
Fakat, hastalığının tamamında sürekli eşi ile yaşadı ve ölene dek beraber kaldı.Sarà con lui tutta la vita fino alla morte, sopravvenuta improvvisamente.
Kitapta kızı erken ölen bir ninenin üzüntüsü de işlenmektedir.È il fantasma di una ragazza morta prematuramente.
Aynı zamanda 1800'lü yıllarda doğmuş olduğu doğrulanan en son ölen insandır.Si sa solo che nello stesso secolo mori, probabilmente ancora giovane.
Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" demiştir.30 Ekim 2011 günü Ankara'da vefat etmiştir.A quattro anni dalla morte manca ancora la lapide», in La Stampa, 30 ottobre 2011.
Gerçekten ölen gerçek insanların başına gelmiş bir olaydı.Si trattava di una vera e propria "città dei morti".
Ölenlerin kesin sayısı bilinmemektedir.Il numero esatto delle vittime non è noto.
Hiroşima'da ölenlerin 7'de birinin Kore asıllı olduğu öngörülmektedir.Si stima che circa un settimo delle vittime di Hiroshima fosse di origine coreana.
Lambert, 1950'lerde televizyon sektöründe çalışmaya başladı ve ölene kadar yapımcı olarak işine devam etti.Ламберт начала работать на телевидении в 1950-х и продолжала работать как продюсер до своей смерти.
Ölen insan ve atlar dışında elli kişi yerde yaralı yatıyordu.Наряду с мертвыми людьми и лошадьми на площади лежало около пятидесяти раненых.
Bazen, ölen fil ile akraba olmasa bile mezarlarını ziyaret ettikleri görülür.Иногда слоны, совершенно не связанные с покойным, посещают их места захоронения.
Ölen annelerinin yerine geçmiştir.Она вспоминает свою умершую мать.
İntihar etmemiş olarak ölen bir Müslüman için yapılan her işlem intihar eden Müslümanlar için de yapılır.«А как же лозунг мусульман — убей неверного?».
Yiğitleri ölümden kurtarır, ölen kahramanlara yeniden can verir.Навь обманом доводит до смерти того, кто её оживил.
Ölen kişinin ka ve ba'sının birleşimidir.Среди погибших был и сам Абраха.
1897'de annesiyle birlikte Eger'e (bugünkü Kuzey Macaristan) taşındı ve ölene kadar orada yaşadı.Гардони переехал в Эгер (сегодня — северная Венгрия) в 1897 году со своей матерью и жил там до своей смерти.
1902'de ölen Twachtman'ın yerine gruba William Merritt Chase dahil edildi.А когда 1902 году умер Твахтман, к «Десятке» присоединился Уильям Чейз.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ölenler arasında en az 27 askerin ve 22 sivilin olduğunu belirtti.По данным HRW, среди погибших было минимум 27 комбатантов и 22 гражданских лиц.
1950 yılından ölene kadar bağımsız yönetmen ve yapımcılık yaptı.Стал продолжил работать продюсером и режиссёром вплоть до своей смерти в 1950 году.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Чтобы выжить, они были вынуждены есть тела погибших пассажиров.
Ölenlerin çoğu sivildi.Большинство погибших были гражданскими лицами.
Haziran 1983 yılında bir trafik kazasında ölen Gerhard Barkhorn ve eşi Christl'in cenaze törenine katıldı.6 января 1983 года Герхард Баркхорн и его жена попали в автомобильную аварию.
Hemen ertesi gün ölen imparatoriçenin yerine Puyi geçer.На следующий день скончалась и сама Императрица.
Ölüm, ölmüşler ve ölenlerin perspektifinden tanımlanıyor.Сидеть и смотреть, как живые и мёртвые убивают друг друга?
Ölenler arasında Pers kralı Büyük Kiros da vardır.Среди убитых был и король Осрайге Келлах.