öldürme ile cümle

öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bu uyuşturucu onu yavaşça öldürmektedir.しかしそれは彼女の体を徐々に蝕んでいってしまう。
Genellikle tek vuruşta öldürme özelliğine sahiptir.通常攻撃で唯一全体攻撃ができる。
Ancak, öldürme taktiği her zaman devam etti yavaş yavaş genişletildi.スケール志向が広まるにつれ徐々に廃れていった。
Kendisine Irene'yi öldürme görevi verilmiştir.アイリーン殺害の嫌疑がかかり指名手配されている。
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.任務を遂行しなければ自分の立場が悪くなることと、息子と同じ子供を殺害することのジレンマに苛まれる。
Sonsuz güzelliğini mühürlemiş olan Prenses Serenity'yi öldürmek ister.姫役のランバダを容赦無く攻撃した。
2009 yılında kasten öldürmekten idam cezasına çarptırılmıştır.2009年、コカイン所持で有罪判決が下される。
Taşların tekrar oluşmasından faydalanarak bunu düşmanları öldürmekte kullanabiliriz.盗まれた宝石は敵を倒すことで取り戻せる。
Öldürme Üzerine Kısa Bir Film (Lehçe: Krótki film o zabijaniu), 1988 yapımı bir Krzysztof Kieślowski filmi.『殺人に関する短いフィルム』(ポーランド語: Krótki film o zabijaniu、英語: A Short Film About Killing)は、1988年制作のポーランド映画。
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.殺し屋を殺すため、ハルに殺し屋を探させる。
İkem'i öldürmek için okçu gönderir.庄司が大貫を殺す手引きをする。
Beckmann bir kez daha kendini öldürmeye karar verir.再び、クーパーは自殺を図った。
Arvino onu öldürmemiş sadece kılıcı ile yaralamıştır.ライコネンに不意打ちとはいえただの刀で手傷を負わせた。
Güzel'in kardeşi Güzel'i öldürmek üzereyken Sadık ortaya çıkar.妹のシゲ子に美子・美男を託し亡くなった。
Toplu intihar, çok sayıda insanın birlikte ve/veya aynı sebeple kendilerini öldürmesi eylemidir.大量殺人(たいりょうさつじん)とは、1人の人間もしくは組織が多数の人間を殺害する殺人行為。
Şirket tekelleştirme hedefine erişebilmek için, Orta Doğu’daki petrol başkanını öldürmelidir.軍需省東京地方燃料局石油課長で終戦を迎える。
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkûm oldu.1981年 - ジョン・レノン殺害犯マーク・チャップマンに懲役刑の判決。
VIP: puan, seni öldürmek düşman takım VIP, süre çalışan korumak için kendi.味方のVIPを守りつつ敵のVIPをキルすることによって、ラウンド制覇となる。
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.當他正要犧牲自己的兒子時,天使出現阻止。
1981'de Arne Johnson, ev sahibi Alan Bono'yu öldürmekle suçlandı.1981年,阿恩·约翰逊被控謀殺其房東艾伦·博诺。
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.後全迷戀葉苓(毛舜筠飾),以致大權旁落,苓更藉清殺害異己,獨掌朝綱。
Bu seni öldürmez" der.他捨不得丟」。
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.完颜文不愿意,按都瓜苦劝说:“上云别有所行,是欲杀汝也,奈何以一妇杀身乎。
Ambara döner ve Henry'yi öldürmek ister; ancak bunu yapamaz.她回到艙口裏準備殺死亨利,但她沒有這個勇氣。
Leontes Sicilyalı bir lord olan Camillo'ya Poliksenes'i zehirleyip öldürmesi için emir verir.莱昂特斯命令一个西西里的贵族卡米洛去毒害波利克塞尼斯並殺害他的兒子。
Daha sonra onu bir tekne gezisinde boğarak öldürmeye girişirler.後因在袁紹將來到冀州時抗拒袁紹而被袁紹殺害。
Asla öldürmez.不杀生。
Fakat kendini öldürmeyi başaramaz ve ağır yara alır.持不殺戒乃至正見。
Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.當你學會死亡,你便懂得活著。
Baş karakter olan Kərim'in (Elməddin Cəfərov) en büyük amacı babası gibi sinek öldürmekdir.作为神族的后裔,这个“次神”(非纯正的神族血统)的战力早已不如他的祖先们那样强悍。
Mao'nun Kızıl Muhafızlarına devrimin düşmanlarını suiistimal etmek ve öldürmek için açık çek verilmiştir.毛泽东的红卫兵被授予自由行使侮辱和杀死革命敌人的权力。
Her sosyalist rejim diktatörlüğe dünüşmüş ve muaazzam ölçeklerde insanları öldürmeye başlamıştır" diye yazar.每个社会主义政权都转向独裁并开始大量杀人。
Zamanlar İsa'dan kocasını öldürmesini ister.故他們就商議要殺死耶穌。
“Doğru Davranış” anlayışı; öldürmekten, hırsızlıktan ve doğru yoldan çıkmadan uzak durmayı önerir.十善業道,是於十惡行所依止之處,遠離故而發起之業道: 不杀生:不杀害人类以及畜生下至昆虫等生命。
John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir.約翰·考菲(John Coffey)在死囚牢房內是一個體型壯碩的黑人囚犯,他因為被控強姦和殺害了兩個小女孩罪成而等待行刑。
Fakat son anda kendi kendini öldürmesi için onu bırakır.雖然她最終設法殺了他。
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.一直苦於阿説示預言其子將會殺害自己的事情。
Onu küvette boğarak öldürmeye çalışır.”遂在浴室自缢而死。
Amacı II. Murat'ı öldürmekti.它为了搜寻丢失的Muu Muu。
Ben bir adam öldürmek istemedim.此外没有多杀一人。
Kişinin kendine elektrik şoku vererek öldürmesidir.另一个儿子触电自杀。
Onu öldürmeliyiz.所以要刺杀他。
Onu öldürmek ile tehdit eder.她下来就是为了杀死他们。
Zehir, özellikle de arsenik, kurbanlarını öldürmede en çok kullandıkları yöntemdir.砒霜是古代最常见的毒药,常被用于谋杀。
Dondurma işlemi, parazitleri öldürmek için kullanılan bir yöntemdir.碎冰锥是一种用来把大的冰块敲碎的尖刺工具。
Adam öldürme ve bazı ağır suçlar olağandır.用法嚴整,多所罪殺。
Bruce, arabada niyetinin Chill'i öldürmek olduğunu söyler.因为他的朋友Carlitos告诉他要死在飞机上。
Adamlar kurdu da öldürmek ister.若苾芻欲殺人。
Selena'yı öldürmede kullanılan silah daha sonra imha edildi ve 2002'de parçaları Corpus Christi Bay'e atıldı.根据法官的命令,杀害赛琳娜的枪于2002年销毁,残渣抛入了科珀斯克里斯蒂湾。
Che Guevara'nın son sözleri şöyle olmuştur: "Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum.切·格瓦拉在他的死亡之前曾向那中士說過:「我知道你要在這裡殺我。
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".為了尋找「夢幻卷軸」而想成為獵人。
Tam bu sırada Mona'nın Max'i öldürmeyeceğini anlayan Vlad gelir ve Mona'yı vurur.意识到莫娜不会置马克思于死地,莱姆在莫娜身后开枪。
Ancak Lupin'i öldürmeyi başaramamıştır.吕后欲杀之而未得。
Yolcularını öldürmek içın tasarlanmıştır.張飛被部下暗殺。
Yapmaları gereken tek şey, onları öldürmeyeceğine söz veren çılgın bir hayalete inanmak.喜歡殺害的只有相信自己不會死的人。
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.每个人都感受到孩子死去的麻木力量。
O insanları örgüt öldürmedi.不為軍陣相殺死。
Eline geçen insanları neşeli bir şekilde öldürmektedir.用欢乐来安定百姓。
Bu testler tamamlandığında İmparator'u öldürmek üzere harekete geçecektir.一经发现,会遭到皇帝斥责。
Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir.殺人也稱為他殺是殺害另一个人的行為,即故意以任何方法結束他人生命。

İlgili Sayfalar