öldürme ile cümle

öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onu öldürmeliyiz.Ta sẽ giết.
Daniel O'Grady bunu görünce Leprikon'u öldürmek ister.Chloe thích Kirika và muốn giết Mireille để loại bỏ cô này.
Rahipler, bir kediyi kasten veya kazara öldürmenin cezasının ölüm olacağını beyan ettiler.Hình phạt cho tội giết chết một con mèo, dù là chẳng may, là tội chết.
Kendisini öldürmeye geldiklerini gören savcı ise intihar eder.Quý Hương thấy chồng tìm đến mình thì xấu hổ nên tự vẫn.
Edward Bella'nın öldüğünü düşünüp İtalya'ya gidip kendini öldürmeye karar vermiştir.Còn Edward cho rằng Bella đã chết nên quyết định tự tử ở Volterra, Italia.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Là các người muốn ta chết mà thôi!".
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.Cô sẽ ném một lá bùa và hét lên " Akuryo Taisan! ".
Konağın T hücrelerinin öldürme özelliği, virüslerin replikasyonunun önlenmesinde kısmen önemlidir.Việc giết tế bào chủ bởi tế bào T là đặc biệt quan trọng trong việc ngăn ngừa sự nhân lên của virus.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.Bất đắc dĩ, ả đành giết luôn ông lão.
Beowulf onu da öldürmeye gider ve Beowulf ülkesi Geatland'a döndüğünde, oranın kralı olur.Chiến thắng, Beowulf trở về quê nhà Geatland ở Thụy Điển và sau này trở thành vua của xứ này.
Hedefi Safiye Karahanlı'yı öldürmektir.Mục tiêu là lật đổ Sukarno.
Pizarro her ikisini de öldürme şansını eline geçirmekten büyük bir zevk duymaktadır.ピツァロは二人を一度に殺すチャンスだと喜ぶ。
Bu tanıma sinyali bir hızlı öldürme yanıtını tetikler.この認識シグナルが、速やかな殺滅応答を発動する。
Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü.だがかれらがかれ(イーサー)を殺したのでもなく,またかれを十字架にかけたのでもない。
Türk sivillere karşı öldürme, yağma ve tecavüz olayları başladı.トルコ系住民に対する殺害、略奪、強姦が始まった。
Üçüncü plan, Heydrich'i Prag'da öldürmekti.そこで第3の計画が立てられ、プラハでハイドリッヒを暗殺することになった。
Bunun üzerine vali Süfyan bin Muaviye'ye onu öldürmesini emretti.公孫淵も卑衍・楊祚らに数万の軍を与えて遼隧に派遣した。
Oradaki herkesi öldürmek isterler.皆殺しを好む。
Bu seni öldürmez" der.「お前は殺さん。
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".その役目を持つのが「夢を狩る者」。
Bazen ebeveynlerin çocukları öldürmesiyle de sonuçlanabilir.母親が子を殺してしまうという事件も時々起きている。
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"そうしないと、うちらが殺されるんよ!」。
Ben bir adam öldürmek istemedim.一 わたしは人を殺しません。
Başkan burada Mason'a Dragovich'i öldürmesi için tam yetki verir.メイソンにドラゴヴィッチ抹殺の任務を任せる。
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."だから、私を殺して欲しい」と告げた。
Bu üç kişiden Abd’ûr-Rahmân İbn-i Mûlcem, Ali'yi öldürmeyi üstlendi ve Kûfe’ye hareket etti.祭神は菊理媛尊(白山比咩大神)、伊邪那岐尊(伊弉諾命)、伊邪那美尊(伊弉冉命)の三柱であった。
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.必殺技も当てづらい。
İkinci plan, Heydrich'in evinden Prag'a giderken ormandaki onu öldürmekti.第2の計画は、ハイドリッヒが住居からプラハへの移動中に、森の道路で暗殺するというものであった。
Hitler'i öldürmek için yapılan 20 Temmuz suikast girişiminde yaralandı ve kendisine Yara Rozeti verildi.7月20日のヒトラー暗殺未遂事件の際にはヒトラーを狙った爆発に巻き込まれ、軽傷を負った。
Konağın T hücrelerinin öldürme özelliği, virüslerin replikasyonunun önlenmesinde kısmen önemlidir.T細胞による宿主細胞の殺害は、特にウイルスの複製を防ぐのに重要である。
Adam öldürmekte yetenekli değilim.相手を殺すほどの威力はない。
"'Atatürk'ü öldürmek isteyen adamı merak ettim'"."龍也を殺した本当の犯人を知りたくないか?"。
Sadece öldürmek var.殺すしかない。
Pizarro Rocca'ya Florestan'ı öldürmesi için para teklif eder; fakat bunu Rocco reddeder.彼はロッコに金を渡し、フロレスタンを殺すように言うが、ロッコは断る。
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.サクヤとの間に子供を作った後、天使に殺された。
Adamlar kurdu da öldürmek ister.人間は殺すために殺す。
Böylece Haftada Bir Kez Seni Öldürmez hiçbir kitapta yer alamadı.服用するたびに一度死ぬかどうかは、作中には描かれていない。
Önce "Jedi yolu bu değil" diyerek öldürmek istemez.同時に「これはクーデターではない」とした。
Dünya üzerinde insan kılığına giren şeytanları öldürmeyi kendine meslek edinmiştir.人間界に来た悪魔の衣装にトラブルがあると駆けつける。
O ismi silmeye, Kim Bunlar’ı öldürmeye karar verdik.」とつぶやきながら死ぬためにこの名がついた。
Örnek 1: Evliliği reddeden kadını öldürmemiz çok doğru.これにより、女性が結婚を断れずに受けるということがある。
Nemesis önüne gelen bütün S.T.A.R.S. üyelerini öldürmeye başlar.その後紅威の元メンバーを皆殺しにするためにアルテミスに加わる。
Ve Harry'i öldürmeye kalkar.ハリーによって退治される。
Haftada Bir Kez Seni Öldürmez (İng.週1回(する・しないは任意)。
Leontes Sicilyalı bir lord olan Camillo'ya Poliksenes'i zehirleyip öldürmesi için emir verir.リオンティーズは臣下であるカミローに、ポリクシニーズの毒殺を命ずる。
Ben de onları öldürmeye, daha doğrusu kafalarını kesmeye karar verdim.彼らを殺すには首を切り落とすしかない。
Bu da "Öldürmeyi Reddetme Hakkı"dır".異能は「死を拒絶する」力。
Onları öldürme hakkı bile bulunuyordu.その家も、他人を殺してのっとったものだった。
Kolombiya mahkemelerinde 172 çocuğu öldürmekle suçlandı ve kendisi 140 çocuğu öldürdüğünü itiraf etti.しかし彼はコロンビアの各地方で172人の児童を殺害した疑いがもたれている。
Bu kanunname, tahta çıkan padişaha devletin geleceği (nizâm-ı âlem) için kardeşlerini öldürme hakkı veriyordu.襄公は秦の太子であった兄の世父(せほ)から太子を譲られ、秦の太子となった。
Nedensiz öldürmeyi ise "mantıksız" bulurlar.当て身投げなので、当然のことながら「相殺」の発生は無い。
Bıçaklama, yaralama, vurma gibi öldürme teşebbüsleri de olmuştur.ナイフを投げたり、斬りつけたりするなどのあくどい攻撃が得意。
Köy muhtarı, eli silah tutabilen ne kadar yiğit varsa, hepsini bu şeytanı öldürmeye gönderir.人々を守るため全てを投げ打ち奮戦する仁義に厚い男で、風の精霊魔法を操る。
Ancak ne yazık ki programın devam edebilmesi için bazı karakterleri öldürmek zorundayız.今後、計画具体化するまでにこれらの課題解消が必要となる。
Güneyli asker bunu fırsat bilerek Generalleri vurmaya kalkınca Zeb onu öldürmek zorunda kalır.ところが、目の前にグラント将軍がいることを知った南軍脱走兵がグラント将軍を撃とうとしたために、ゼブはとっさにその脱走兵を殺してしまう。
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.おまえがもたもたしてるうちに、俺なら10人は殺せるぞ!」と罵った。
Silla'yi takip edip onu öldürmeyi planlayıp hazırlanmıştır.星史郎を追い、彼に殺されることを願っていた。
Amacı kendine ihanet eden karısından öç almak için onu öldürmektir.裏切り者の死を要求するために自身の死刑すら望んだ。
Teröristlerin amacı ise VIP'yi öldürmektir.テロリスト側はこれを阻止し、VIPを暗殺する。
Örneğin, herhangi bir bölümün tamamını hiçbir düşman öldürmeyerek geçmek oyuncuya kalmıştır.ステージ間には敵の攻撃などが全くない部分がある。

İlgili Sayfalar