öldürme ile cümle
öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.Egy terrorista támadást terveznek a férjével végrehajtani.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Sun mindenféle kertelés nélkül kimondja, hogy mindketten Benjamin Linus halálát kívánják.
Daha açık konuşmak gerekirse, bunun için hepimizi öldürmen gerekiyor.Ezzel leginkább arra céloz, hogy mindenkit fel akar robbantani.
Güçleri ve hızları nedeniyle, mavi balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir.Hatalmas mérete, ereje és sebessége miatt a kék bálnának nincs, vagy alig van természetes ellensége.
Ama Amalia onsuz yaşamak istemez ve Karl’dan kendisini öldürmesini ister.Amália viszont nem akar nélküle élni, és könyörög szerelmének, hogy ölje meg.
Bu sırada Ripley onu öldürmeye hazırlanmaktadır.Ripleynek végül sikerült megölnie őt.
Bir balta kaparak kız kardeşleri öldürmek için peşlerine düşer.Midőn egy magzat megfogan, életét a szüleitől kapja.
Veronica Donavan'ı öldürür ve Sara Tancredi'yi öldürmeye çalışır.A CÉG egyik embere, ő öli meg Veronica Donovant, majd végezni próbál Sara Tancredivel is.
Burada Baron Alexander'ı öldürmesi gerekmektedir.Itt megöli Barst nagyurat.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.Származhat egyenesen a 'Морити голодом' szókapcsolatból is, ami azt jelenti: „éhség által meghal”.
Onu öldürmeliyiz.Meg kell ölnie őt.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Erre ő annyira megharagudott, hogy saját kezével ölte meg.
2009 yılında kasten öldürmekten idam cezasına çarptırılmıştır.2009-ben korrupciós vádak eredményeként börtönbüntetést kapott.
Kasten öldürme Suikast CinayetAttempted Murder - Kísérlet
Logan onu yener ama öldürmez.Logan megtudja ezt és mégsem tesz semmit, hogy megállítsa.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Falai között a leghíresebb matadorokat láthatta küzdeni a bikákkal a közönség.
Büyüyü Hepzibah Smith'i zehirleyerek öldürmesinden sonra yaptı.Hepzibah Smith meggyilkolásával készítette, tőle is rabolta el.
Laurence'ı 2 kere öldürmeye çalışır.Calt is megpróbálja kétszer megölni.
Düşman askerlerinin hiçbirisi bu çocuğu öldürmeye cesaret edememişti.A felnőtt állatot egy ragadozó sem merte megtámadni.
Asıl amacım Jacob'u öldürmek.Igazából azért megy Jacobhoz, hogy megölje őt.
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.A felszarvazott férj persze dühbe gurul, és ordítani kezd: "Meg foglak ölni!"
Morgoth, Yüksek Kral Fingolfin'i öldürmeyi başardı, ancak kendisi de birkaç yara aldı.Vader megölte a császárt, de ő maga is halálos sebet kapott.
Jean, onu öldürmesi için Wolverine'e yalvarır.Daniels arra kéri Waltert hogy pusztítják el.
Beowulf onu da öldürmeye gider ve Beowulf ülkesi Geatland'a döndüğünde, oranın kralı olur.Beowulf hazatér, s idővel népe királya lesz.
Ricardo, Jacob'ı öldürmeyi dener, ancak Jacob onu saf dışı bırakır.Ricardo értetlenül áll Jacob előtt: ha Jacob nem tesz semmit, Cerberus fog.
CBI'daki asıl amacı, ailesini katleden seri katil Red John'u yakalamak ve adalete teslim etmeden öldürmektir.Legfőbb célja a családját kivégző Red John elfogása.
Ama onu öldürmez.Azonban nem hal meg.
Kendini öldürmeye çalıştı.Megkísérelte megölni magát.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Tarkoitan, että he halusivat tappaa.”
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Hän aikoo tappaa minut!"
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 – Mafiapomo John Gotti tuomittiin New Yorkissa murhasta ja rahankiristyksestä.
Che Guevara'nın son sözleri şöyle olmuştur: "Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum.Che Guevaran väitetään sanoneen teloittajalleen: "Tiedän, että olet tullut ampumaan minut.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Murhat, aseet, ja niin edelleen ovat kiellettyjä.)
Leontes Sicilyalı bir lord olan Camillo'ya Poliksenes'i zehirleyip öldürmesi için emir verir.Leontes määrää sisilialaisen lordin Camillon myrkyttämään Polixeneksen.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1968 – James Earl Ray pidätettiin tohtori Martin Luther Kingin murhasta.
Bu seni öldürmez" der.Älä pelkää, sinä et kuole."
Carol ise hepsini öldürmeye başlar.Dankon mielestä heidät kaikki pitäisi tappaa.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Mason ja Reznov suuntaavat Rebirth-saarelle salamurhaamaan Steinerin.
Onları öldürme hakkı bile bulunuyordu.Muut henkilöt oli surmattava.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Iskun tavoitteena ei ollut vangita vaan tappaa Osama bin Laden.
Ancak onu öldürmemiştir.Nämä eivät tappaneet häntä.
Öldürme Yetkisi (Licence To Kill) John Glen'in 1989 yapımlı casus/James Bond aksiyon filmidir.Licence to Kill) on John Glenin ohjaama James Bond -elokuva vuodelta 1989.
Birçok İngiliz tarihçisi tarafından "karıncanın aslanı öldürmesi" olarak yorumlanır.Englantilaiset sen sijaan uskoivat tappaneensa "noidan".
Ve Carol ile Tyreese onu öldürmeye karar verirler.Carol ja Tyreese ottivat hänet panttivangiksi.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Seremoniallisimpaan tyyliin kuului miehilläkin laahustavat naga-bakamat.
Pizarro Florestan'ı öldürmek için kamasını kaldırır.Hän päättää surmata Florestanin.
Babası, 227'de imparatoru öldürmeye çalıştığı için idam edilince Orbiana, Libya'ya sürgüne gönderildi.Orbiana karkotettiin Libyaan vuonna 227 ja hänen isänsä teloitettiin keisarin murhayrityksestä syytettynä.
Ben bir adam öldürmek istemedim.En ole käskenyt tappaa.
Haftada Bir Kez Seni Öldürmez üç bölüme ayrılmış bir öyküdür.Se kiinnitetään iholle kerran viikossa kolmena perättäisenä viikkona.
Amacı II. Murat'ı öldürmekti.Murad II hyökkäsi Valakiaan.
“Kimseyi öldürme!”Ei kukaan tappaa minut!"
Öldürme, sonunda Ron'un "The Truth" Killings gibi kendine atıfta bulunarak kendi adını kullanmaya başladı.Hän paini aiemmin TNA:ssa nimellä Ron" The Truth" Killings.
Tek amacımız önümüze gelen düşmanları öldürmek.Tehtävänä on edetä ja tappaa kaikki vastaantulevat viholliset.
Dondurma işlemi, parazitleri öldürmek için kullanılan bir yöntemdir.Jääkaira on jään poraamiseen käytettävä työväline.
Tunuslu bir göçmen olan Djandoubi 21 yaşındaki Elisabeth Bousquet'i işkence ile öldürmekten mahkum oldu.Hänet tuomittiin kuolemaan 21-vuotiaan entisen tyttöystävänsä Elisabeth Bousquet’n kiduttamisesta ja murhasta.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Kaikki saadaan tapettua.
Ben Harper iki adamı öldürmek suçundan idama mahkûm edilmiştir.Huntley todettiin syylliseksi kahteen murhaan.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Kertomuksen mukaan keisari lähetti itse maustamansa teen valitulleen.
Bir takım için insanlar birbirlerini öldürmekte veya kavga edebilmektedir.Pelaajat voivat taistella keskenään tai jopa tiimeinä toisiaan vastaan.
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.Hän suojaa itseään kilvellä, jonka hän ottaa esille, huutamalla "Kilpi!".