öldürme ile cümle

öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her bir görevde Anderson'ın belirli haydutları yakalaması veya öldürmesi gerekir.In elke missie is het de bedoeling om één bepaalde vogelvrije te vangen of te doden.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.Een engel greep in op het moment dat Abraham zijn zoon wil doden.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.Van Nes antwoordde: "Ik wou het insgelijks; maar men sterft juist niet wanneer men 't wenst".
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicide is het opzettelijk doden van een eigen kind door een van de ouders .
Kendisine Irene'yi öldürme görevi verilmiştir.Hij moet zijn Irene vermoorden.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Hierdoor krijgt de baby alle krachten van het masker.
Ayrıca Lila, Astor ve Cody'i öldürmeye çalışır.Ze besluit om Astor en Cody te ontvoeren.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Mason en Reznov gaan naar Rebirth Island om Steiner te vermoorden.
Martin, Ethan'ın Debbie'yi öldürmesine engel olmak niyetindedir.Martin moet er vervolgens voor zorgen dat Ethan haar niet vermoordt.
Brian Meehan Guerin’i öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkûm edildi.Brian Meehan werd veroordeeld voor de moord op Guerin, en kreeg levenslang.
Öldürme, sonunda Ron'un "The Truth" Killings gibi kendine atıfta bulunarak kendi adını kullanmaya başladı.Killings begon eventueel zijn naam te gebruiken en hernoemde zichzelf als Ron "The Truth" Killings.
Ancak onu öldürmemiştir.Hij doodde hem echter niet.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Ze besluiten om iedereen te zullen doden.
Berkowitz'in iddiasına göre iblis ona komşusunun köpeği aracılığıyla öldürmesi için emirler gönderiyormuş.Berkowitz claimde dat hij moordde in opdracht van de hond van de buren, die bezeten zou zijn door een demon.
Antik Yunanlarda leylek öldürmek ölümle cezalandırılabiliyordu.In het Oude Griekenland was de burgerlijke dood een mogelijke straf.
Ve Harry'i öldürmeye kalkar.Ze willen Frank vermoorden.
Elektrikli sandalyenin ilk kurbanı kız arkadaşını öldürmekten yargılanan William Kemmler'dır.Moordenaar William Kemmler was de eerste persoon die werd veroordeeld tot de elektrische stoel.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Na zijn verzet tegen Lodewijk de Vrome afgezet en (onbedoeld) gedood.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Diverse malen probeerden leden van de oppositie ook haar af te laten zetten.
Beren ve Huan Carcharoth tarafından ölümcül biçimde yaralandılar, ancak kurtadamı öldürmeyi başardılar.Huan en Beren slagen erin Carcharoth te doden, maar Huan is zelf dodelijk gewond door de weerwolf.
Daha sonra onu bir tekne gezisinde boğarak öldürmeye girişirler.Daarop slaat hij overboord terwijl het schip zinkt.
John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir.Hij ontmoet er John Coffey die beschuldigd wordt van de moord op twee meisjes.
Ulrike'nin kendisini öldürmesi için hiçbir neden yoktu."Het is zeker dat Rutherford zelf er niets mee van doen had."
Misilleme olarak T-Bag Abruzzi'nin boğazını keser fakat onu öldürmeyi başaramaz.Als wraak snijdt T-Bag Abruzzi's keel door, maar Abruzzi gaat niet dood.
Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar.De bewoners van het eiland mochten het eiland binnen drie jaar verlaten als zij dat wilden.
Angel, Cordelia'ı öldürmek için gider ama çok geç kalır.Korra probeert te ontsnappen maar het is te laat.
Ayrıca CIA, Fidel Castro'yu öldürmek için çok sayıda girişimde bulunacaktır.Het personage wordt door de CIA gevraagd om Fidel Castro te vermoorden.
Sadece öldürmek var.Iemand vermoorden.
Onları öldürme hakkı bile bulunuyordu.Zij gaven toestemming om hem te doden.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.In geen tijd begon hij ook slachtoffers te vermoorden.
Sweet'i öldürmek istiyen suikastçiler tarafından yanlışlıkla öldürülmüştür.)Daar werd hij door Magnentius' moordenaars gedood.
Zehir, özellikle de arsenik, kurbanlarını öldürmede en çok kullandıkları yöntemdir.Arseen is wellicht de stof die in de geschiedenis voor gifmoord het meest werd gebruikt.
Thor, devi öldürmek istedi ama tanrılar onu yatıştırdılar.Vritra slokte Indra op, maar moest hem van de goden weer uitspugen.
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.Samen met zijn team tracht hij moordzaken op te lossen.
Marguerite bu hapishanede çocuğunu öldürmesi suçuna sanıklık ile tutuklu olarak kalmaktadır.Marguérite vermoordt haar kind en wordt hiervoor terechtgesteld.
Grievous onu öldürmek ister.De Ochori willen hem echter doden.
Onu öldürmeliyiz.Ze willen hem vermoorden.
O insanları örgüt öldürmedi.De bevolking vermoordde hen.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1968 - Moord op Martin Luther King door de blanke sluipschutter James Earl Ray.
Sylar'ı öldürmeye çalıştı fakat başarısız olunca Sylar gücünü alamasın diye kendini öldürdü.Ze pleegt in de aflevering Fallout zelfmoord om te voorkomen dat Sylar haar gave kan afpakken.
Vali, Merle'ü Michonne'u öldürmeye gönderir.Rick vraagt Merle om Michonne toch uit te leveren aan de Gouverneur.
İstenilen öldürme miktarı, takımdaki oyuncu sayısına göre dinamik olarak değişir.De afloop van deze overval varieert nogal, afhankelijk van de uitrusting van de spelers.
Öldürme eyleminin kasıtlı olarak işlenmesi halinde fiil cinayet olarak da tanımlanır.De tevredenheid wordt zelfs veroordeeld als misdrijf…
“Kimseyi öldürme!”"Wij doden geen burgers.
Sürekli annesini öldürmeye ve dünyayı ele geçirmeye çalışır.Zij proberen constant naar de Aarde over te steken om mensen te vermoorden en de wereld over te nemen.
Trusotski geceyi Velçaninov'un odasında geçirir ve Velçaninov'u jiletle öldürmeye çalışır.Troesotsky blijft overnachten op de kamer van Veltsjaninov en besluipt hem met een scheermes.
Thérèse, Camille'i öldürmeyi teklif eder.Dimitri vraagt aan Camilla om samen met hem te sterven.
Öldürme modunda ise, 40, 60, 100, 150 sayılarından birisi seçilir.De deelnemers hebben de keuze tussen een traject van 60, 100, 125, 150, 200 of 250 km.
Üçüncü plan, Heydrich'i Prag'da öldürmekti.Het derde plan was om hem in Praag te liquideren.
Moskova'ya girmiş Napolyon'u öldürmeye karar vermiştir.De weg naar Moskou ligt nu open voor Napoleon.
Bu seni öldürmez" der.Ik vernietig niets.”
Her ocağın (tekkenin) öldürmesi günah olan bir yılanı vardır.Elke stoot kan dan ook verkeerd gaan met een slechte houding van de (onder)arm.
Yarışın ardından hepsini teker teker öldürmektedir.Tijdens de race wordt de ene na de andere deelnemer uitgeschakeld.
Silahlar insanları öldürmez. İnsanlar insanları öldürür.Wapens doden geen mensen. Mensen doden mensen.
Bizi öldürmek istiyorlar.Ze willen ons doden.
Eğer karşı koyarsa, o zaman öldürmek için ateş et.Als hij zich verzet, schiet dan om te doden.
13 * Adam öldürmeyeceksin.13 * Nie zabijaj.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Kilkakrotnie ruch oporu próbował go zabić.
Otho'dan lütuf ve ödül alabilme umudu ile Galba'yı öldürmek için yaklaşık 120 kişi gönüllü oldu.120 osób, pragnących zyskać przychylność Otona i mających nadzieję na nagrodę.
Bu hususta zanna uymak dışında hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.Lecz nie byli oni przy tym pewni, co świadczy po ich zastrzeżeniach, że nic nie wiedzą o jego pogrzebie.

İlgili Sayfalar