öldürme ile cümle
öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kalabalık Mouzalon kardeşleri öldürmek amacı ile kiliseye doğru hareketlendiler.Juntos com uma grande multidão, invadiram a igreja como o objetivo de matar os irmãos Muzalon.
Gün ağarırken hücuma kalktılar ve tamamen şaşkın ve panik halindeki Bizanslıları öldürmeye başladılar.Ao amanhecer, eles iniciaram o ataque e começaram a matar os apavorados e totalmente confusos bizantinos.
Fakat radyasyon onu öldürmemiş Hulk'a dönüştürmüştür.Através disso o Hulk Vermelho absorve toda a radiação que deu poder ao Hulk.
Ryan özgür iradesiyle ölümü kabul eder ve Jack'ten kendisini öldürmesini rica eder.Ryan aceita a sua morte de livre vontade, e usa a condição de Jack para força-lo a mata com o taco de golfe.
Neil kaleye girdiğinde, adamın varlığını hisseden Murder, Madeleine'e onu öldürmesini emreder.Quando Neil entra na fortaleza, Murder sente sua presença e, silenciosamente, ordena Madeleine a matá-lo.
Bunu öğrenen babası Jin'e Jae Lee'yi öldürmesini söyler.Antes de conhecer Jin, ela é apresentada para Jae Lee por sua mãe.
Vali, Merle'ü Michonne'u öldürmeye gönderir.O Governador mata Merle.
Fakat son anda kendi kendini öldürmesi için onu bırakır.Ou para, finalmente, matá-la.
Bu seni öldürmez" der.Você não morrerá nas minhas mãos".
Ben bir adam öldürmek istemedim.Eu não ataquei homem algum.
Rodin'i, fikirlerini çalmakla ve öldürmeyi planlamakla suçladı.Ela acusava Rodin de roubar suas ideias e de armar um complô para assassiná-la.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Nesse meio tempo, Mason e Reznov estão a caminho da ilha para assassinar Steiner.
Onu öldürmeliyiz.Eu o matei.
Yarışın ardından hepsini teker teker öldürmektedir.Após amarrá-las, matou-as uma a uma.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.1942 — Himmler decide dar início aos experimentos com prisioneiros em Auschwitz.
Ancak mermi çenesini ve boynunu teğet geçti ve onu öldürmedi.A bala atravessou o lado esquerdo de seu rosto, mas não a matou.
1978 ve 1990 yılları arasında 53 kadın ve çocuğu öldürmekten suçlu bulundu.Se tornou notório por confessar o assassinato de 53 pessoas entre 1978 e 1990.
Hatta bazı kişiler kız çocuklarını öldürmekteydi.Ele tenta, até mesmo, matar seus próprios filhos.
İkisi Bronze'a, Efendi'yi öldürmeye giderler.Ambos então vão procurar o Sr. Lundie.
Slavlar tarafından leyleklerin iyi şans getirdiğine ve bir leylek öldürmenin kötü şans getireceğine inanılır.Os eslavos acreditavam que as cegonhas traziam boa sorte e matando uma acabaria por trazer infortúnio.
Edward Bella'nın öldüğünü düşünüp İtalya'ya gidip kendini öldürmeye karar vermiştir.Edward, pensando que Bella está morta, vai até Volterra, na Itália, para se suicidar.
Bu tanıma sinyali bir hızlı öldürme yanıtını tetikler.Este sinal de reconhecimento desencadeia uma resposta de eliminação rápida.
Lois'in hayatını kurtarmak için Peter, Don'dan Lois yerine kendisini öldürmesini ister.Para salvar a vida da mulher, Peter pede a Don que o mate ao invés dela.
Antik Yunanlarda leylek öldürmek ölümle cezalandırılabiliyordu.Os gregos afirmavam que quem matasse uma cegonha poderia ser punido com a pena de morte.
Ned ise Will'i öldürmeden önce sıfatlarını sayarak Will'in başını keser.No entanto, Gina bebe o seu drinque antes que Will o esmague.
Fakat kendini öldürmeyi başaramaz ve ağır yara alır.Ele não se entrega, e pula em cima dela e se mantém firme.
Bu arada temizlikçiler karakola baskın yaparlar ve Mona'yı öldürmeyi amaçlamaktadırlar.De repente, a estação é atacada por assassinos contratados que procuram Mona.
Max, B.B'yi öldürmeye çalışır ve uzunca bir kovalamaca yaşanır.Max persegue B.B. através da garagem, eventualmente matando-o.
Onları öldürme hakkı bile bulunuyordu.Ninguém tem o direito de matar.
Tam bu sırada Mona'nın Max'i öldürmeyeceğini anlayan Vlad gelir ve Mona'yı vurur.Lem, em seguida, atira em Mona, depois de perceber que ela não vai matar Max.
Carol ise hepsini öldürmeye başlar.Em seguida, Rocky acaba matando todos eles.
Ayrıca masum gözüken nesneler karakteri öldürmektedir.Por isso ele também massacrou gente inocente.
Onların ateşi yakmaz ve kurşunları öldürmez.Não se acende fogo e nem fazem libações.
Rachelle Lefèvre, Victoria: Erkek arkadaşı James'in öcünü almak için Bella'yı öldürmek isteyen bir vampir.Rachelle Lefèvre como Victoria, uma vampira que quer matar Bella para vingar a morte de seu parceiro, James.
Andrea Judith'i ziyaret ederken Carol, Andrea'dan Vali'yi gizlice öldürmesini ister.De volta à prisão, Andrea abraça Judith enquanto Carol tenta convencê-la a matar o Governador.
Dondurma işlemi, parazitleri öldürmek için kullanılan bir yöntemdir.Picador de gelo é uma ferramenta manual utilizada para quebrar gelo.
Öldürmek üzere iken bir ajan ateş eder ve kaçar.Em vista disso, acontece uma troca de tiros enquanto o grupo tenta fugir.
Tam o sırada Larry, öldürmesi gereken kişinin aslında Lois olduğunun farkına varır.Só então, Larry reconhece Lois como a pessoa que ele, supostamente, iria bater.
Bu tip seri katiller heyecan peşindedirler ve öldürmekten zevk alırlar.Como torturador e assassino que sente prazer em torturar.
Aaron'ı öldürmekle tehdit edip Doktor'u Skaro'ya gelmesi için zorlar.No entanto, o mutante sobrevive, e possui Aaron, ameaçando matá-lo, a menos que a Doutora o leve para Skaro.
Göçebe'yi öldürme teşebbüsünde bulunmuştur.No entanto, foi feita uma tentativa de assassinato contra Hugo.
Bu yüzden Bob, Bart Simpson'a öfke kusar ve onu öldürmek ister.Bart fica apavorado com o jeito de Bob falar "Matar Bart Simpson" e vai correndo.
Korkmak en büyük ayıp, öldürmek ondan daha ayıp...Outros pedaços são mais sem vergonha ...
Asıl amacım Jacob'u öldürmek.Seu maior objetivo é matar Goku.
Wurm'e beddua ederek Luisa kendini öldürmeye karar verir.Diante de morte certa, Gianna escolhe suicidar-se.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicídio é o ato deliberado de uma mãe ou pai a matar o seu próprio filho ou filha.
Team Death Match: İki takım da kendilerine düşman olan askerleri öldürmeye çalışır.Death Match (DM) - O objetivo da equipe é matar o maior número de inimigos possível.
Güçleri ve hızları nedeniyle, mavi balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir.As baleias-azuis não são fáceis de capturar, matar e estocar.
Ancak onu öldürmemiştir.Mas não evitou a morte dele.
Claudius Praetorianları bir daha evlenirse kendisini öldürmeleri için yemin ettirdi.Cláudio chegou mesmo a pedir à guarda pretoriana que o matassem caso voltasse a casar-se.
“Kimseyi öldürme!”Que nenhum deles escape!'
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın"."Eu quero ter certeza de eles vão começar a perseguir os seus sonhos."
Spike bunun için Buffy'yi suçlamaktadır ve onu kesin öldürmek istemektedir.Spike insiste em que Buffy finalmente admita que o ama.
Fakat Ares, Kratos'u kandırır ve Kratos'un ailesini (karısını ve kızını) öldürmesine neden olur.Ares engana Kratos colocando sua filha e sua mulher na vila, a quem Kratos acidentalmente mata.
Epstein kendini öldürmedi.Epstein não se matou.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Moorden, wapens etc. dienen niet voor te komen.)
Kyle da onu öldürmeye kalkar.Kyle moet hem vermoorden.
Böylece Big Al'ı öldürmeye karar alır Miklo.Miklo bewijst zich door Big Al te vermoorden.
Mehemet Bey son kurbanı öldürmesi için mumyayı Banningler'in evine gönderir.Mehemet Bey stuurt de mummie naar het huis van de Bannings om zijn laatste slachtoffer te doden.
Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir.Doodslag is het opzettelijk doden van een ander.