öldürme ile cümle

öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Njal, Gunnar'ın aynı aileden iki kişiyi öldürmesi hâlinde kendisinin de öleceğini söylemiştir.Dowiaduje się jednak, że Njal przepowiedział mu śmierć, jeśli zabije dwie osoby z tej samej rodziny.
İkem'i öldürmek için okçu gönderir.Ten wysyła Cypę w celu zabicia go.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Chciałbym go zabić".
Joker, Gotham halkını öldürmek için bir parti düzenler.Później Joker organizuje paradę w Gotham, na której próbuje zabić jego mieszkańców.
Ancak, öldürme taktiği her zaman devam etti yavaş yavaş genişletildi.Praktyka egzekucji była jednak kontynuowana i stopniowo rozszerzana.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.Po urodzeniu mieszańca, zostaje zamordowana przez Annę.
“Kimseyi öldürme!”Nie zabijajcie mi syna!
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Chce wszystkich zabić.
O insanları örgüt öldürmedi.Alianci zabili cywilów.
Tim büyükbabasından nefret etmektedir ve onu öldürmekten başka bir şey istememektedir.Niech dadzą jej dziecko żywe, abyście tylko go nie zabijali!»
Ancak Dolores Vera'yı öldürmemiştir.Nie twierdzę, że Dorothea Lange kłamała.
Asıl amacım Jacob'u öldürmek.Jednak żeby to zrobić musiał zabić Jacoba.
Che Guevara'nın son sözleri şöyle olmuştur: "Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum.Mistrz chan Cuiwei powiedział: "Właśnie w tej chwili możesz mnie wiedzieć.
Davy Jones'u öldürmenin tek yolu kalbi hançerlemektir.Jedynym sposobem zabicia Davy’ego Jonesa było przebicie jego serca znajdującego się w Skrzyni Umarlaka.
Onu öldürmeliyiz.Chce go zabić.
Aşırı dindar olan Margaret kızı öldürmek ister fakat sonradan fikrini değiştirir.Początkowo, by zabił Lady Marian, ale później zmieniła zdanie.
Dizi daima farklı olmaya devam edecek ve Dale'i öldürme kararı, kolay alınmış bir karar değildi."Zawsze będę kibicem Arsenalu, decyzja o odejściu była bardzo trudna.".
Haftada Bir Kez Seni Öldürmez üç bölüme ayrılmış bir öyküdür.Bezsenność trapi go przynajmniej trzy razy w tygodniu.
Ama onu öldürmez.To go jednak nie zabija.
Kyle da onu öldürmeye kalkar.Z tego powodu Kull zabija go.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"A my, niestety, będziemy musieli umrzeć, umrzeć!")
Onu kılıç darbeleriyle öldürmeye çalıştılar.Śmierć poniósł przez ścięcie mieczem.
Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı.To właśnie ów głos miał mu nakazać zabijanie prostytutek.
Öldürme nedeni ablasını erkek arkadaşıyla cinsel ilişkide bulunurken görmüş olmasıdır.Zostaje zamordowana podczas stosunku płciowego ze swoim chłopakiem.
Gerçek Robert'i öldürmek için peşine düşmüştür.Rozkazał on zabić Roberta.
Armada atının üstünde gösterilen kişi Aziz George olup kılıcıyla bir ejderhayı öldürmektedir.Jego herb nadal jest Saint George na koniu, zabicie smoka.
Asla öldürmez.Nigdy nie umrzemy!
Daha sonra Luke, Percy'i defalarca öldürmeye çalışmıştır.Następnie Kane wielokrotnie atakował Hardy'ego próbując uwieść Lite.
Bu sırada hizmetinde bulunduğu Salih Bey'i öldürmekle görevlendirildi.Przebywał tam na służbie książę Harry, który był celem ataku.
Grievous onu öldürmek ister.Herakles postanowił go zabić.
Yarışın ardından hepsini teker teker öldürmektedir.Jednego po drugim pokonuje wszystkich rywali.
Bu sırada fark edildiklerini anlayan Dalekler, Rose'u öldürmekle Doktor'u tehdit ederler.Okazuje się, że w ten sposób Edytor, który w tym czasie więził Doktora i Rose, dowiedział się o nich kim są.
İş ise Castro'nun en güvenilir generallerinden birisi olan Emilio Rebenga'yı öldürmekti.Emilio Rebenga – był jednym z głównych doradców Fidela Castro, odpowiedzialnym za zakatowanie grupy ludzi.
Onların ateşi yakmaz ve kurşunları öldürmez.Obracaj kulki, aby się nie przypaliły.
Daha sonra da Medusa'yı öldürmek üzere yola çıkan Perseus'a yardım eder.Pomagała też Perseuszowi w zabiciu Meduzy.
Melekler, geri dönmesi için her gün bir cin çocuğu öldürmeye başlar.Anioły zagroziły zabijaniem setnej części dzieci Lilith każdego dnia, póki ta nie powróci do Raju.
Yolcularını öldürmek içın tasarlanmıştır.Zamierza on zabić wszystkich pasażerów.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.W 1997 roku spotkał się w więzieniu z Jamesem Earlem Rayem, skazanym za zabójstwo Martina Luthera Kinga.
Örneğin, büyükbabasını öldürmek üzere geçmişe yolculuğa çıkan birini ele alalım.Przy okazji chce odnaleźć zabójcę swoich rodziców.
Thérèse, Camille'i öldürmeyi teklif eder.Diane zleca zabójstwo Camilli.
Spike bunun için Buffy'yi suçlamaktadır ve onu kesin öldürmek istemektedir.Elf chce, aby Agrael go zabił, ponieważ nie może znieść hańby.
Steve kimseyi öldürmek istemediğini ancak zorbalardan hoşlanmadığını söyler.Niczego nie podejrzewając, Steve pozwala się nakarmić.
Fakat her öldürmede kazandıkları ödülleri paylaşırlar.Pozostali uczestnicy wygrywają nagrody zdobyte w wygranych rundach.
Özellikle bu işe James Whistler'ı öldürmekle başlarlar.Miał tam uwolnić jednego więźnia, Jamesa Whistlera.
Geçidin geniş bir bölümünde, yapabildikleri kadar Pers askerini öldürmeye çalıştılar.W okresie godów usiłuje on zapłodnić tak wiele samic jak to tylko jest możliwe.
Daha sonra Vlad için Max ve Mona'yı öldürmeye çalışır.Wcześniej będzie próbował zabić MT i Santosa.
Böylece Haftada Bir Kez Seni Öldürmez hiçbir kitapta yer alamadı.Kiedy masz ciało, nie musisz go pokazywać za każdym razem.
Öldürme metodları zehirleme gibi gizli veya düşük profillidir.Jest uznawana za mało inwazyjną, jak i minimalnie toksyczną metodę terapii.
Nasihati bizlere değil, bizi iktisaden öldürmeye çalışan zümreye vermeniz lâzımdır.” fikriyetNie bój się tych, którzy ciała zabijają, lecz ducha zabić nie mogą."
Bu seni öldürmez" der.Ja cię już nie zbawię”.
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.Jedna kropla trucizny wystarczy, aby zatruć 160 osób.
Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.När det gäller att döda vet du mycket väl om det.
Bu hayvanlar kurbanları hemen öldürmek ya da uzun bir süre işkence etmek amacıyla eğitilmişlerdir.De tränade djuren användes antingen för att döda offer omedelbart eller att tortera dessa under en längre tid.
Gaston çıkıntıya bir kaya kulübü alır ve onu öldürmeye hazırız.Gaston tar en stenklubba från avsatsen och är redo att döda honom.
Bachmann öldürmeye teşebbüsten yedi yıla mahküm oldu.Bachmann dömdes till 7 års fängelse för mordförsök.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Mord, vapen och dylikt får inte förekomma.)
1978 ve 1990 yılları arasında 53 kadın ve çocuğu öldürmekten suçlu bulundu.Han dömdes till döden för morden på 52 kvinnor och barn mellan 1978 och 1990.
Bu seni öldürmez" der."Du skall icke stjäla".
Oz kimseyi öldürmemiştir.John har tekniskt inte dödat någon.
Dolores Vera'yı öldürmemiştir.Har någon sett Dolly?..

İlgili Sayfalar