öldürme ile cümle
öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Herkes ölmeye ya da öldürmeye adaydır.Свобода убивать и быть убитым.
Grievous onu öldürmek ister.Де Гриё его прощает.
Rivayete göre suikastçılar, gece Muhammed'in evini sararak, onu öldürmek için uyumasını beklediler.Занги пообещал убить слугу утром и заснул.
Tam o sırada Londra belediye başkanı Wat Tyler'ı kılıç darbesiyle öldürmek istedi.Ральф Стендиш, оруженосец короля, добил Тайлера несколькими ударами мечом.
Asla öldürmez.Не померкнет никогда.
Bu hayvanlar kurbanları hemen öldürmek ya da uzun bir süre işkence etmek amacıyla eğitilmişlerdir.تم تدريب الحيوانات لتكون قادرة على قتل الضحايا على الفور أو التعذيب ببطء على مدى فترة طويلة.
Dimitrije Tucović, katliamlar üzerine "Biz Sırplar, tüm bir ulusu kasıtlı bir şekilde öldürmeye çalıştık.قال Dimitrije Tucović معلقاً عل تلك المجازر : نحن ( الصرب) عملنا عل قتل جميع الأقوام بشكل متعمد.
Asla öldürmez.أبدا لن أموت.
“Kimseyi öldürme!”لا تقتل أحد آخر.
Fakat her öldürmede kazandıkları ödülleri paylaşırlar.وقد وضعوا جائزة على اغتيالهن.
Bunun üzerine şehir halkı onları taşlamakla ve işkence yaparak öldürmekle tehdit ettiler.ولحق بهم قوم من الازد، فصاروا إلى الآن في تنوخ، ولحق سائر قضاعة موت ذريع.
Soğutma veya dondurma bakteriyi öldürmese de çoğalmasını iyice yavaşlatır veya tamamen durdurur.التبريد والتجميد لا يقتلان البكتيريا كافة ولكن يبطئان بشكل كبير أو يوقفان نموها.
Edward'ı öldürmek üzereyken Bella dur onu değil beni öldür der.وعندما اوشك على قتل ادوارد وقفت بيلا وقالت اقتلنى انا.
Sovyet bilim insanları Layka'yı zehirli gıdayla besleyerek öldürmeyi planlamışlardı.كان العلماء الروس قد خططوا لإخضاع لايكا للقتل الرحيم عن طريق تسميم الطعام الذي كانت ستقتات عليه في الفضاء.
Amaç karşı tarafın kralını öldürmektir.هذا يضعف جانب الملك.
Ama bu uyuşturucu onu yavaşça öldürmektedir.غالباً يتطور هذا المرض بصورة بطيئة.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.وما زال قتلها دون حل!
Bu seni öldürmez" der.ولن تدعها تفلت.»
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.لم يُسمح للمالكين بضرب أو قتل عبيدهم.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.في مستهل مسند كل صحابي يترجم له؛ بذكر نسبه، ثم صفته، ثم سنده ووفاته.
7 kişiyi öldürdüğü iddia edilse de, iki kişinin cesedi bulunamamış ve 5 kişiyi öldürmekten yargılanmıştır.بالرغم من توصية اللجنة, لم يعد فحص جميع جثث القتلى وتركت 5 جثث غير مفحوصة ثانية.
Bu hususta zanna uymak dışında hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.فالعباد لابد لهم من مدبر حكيم وسايس عليم لأنهم لا يملكون لأنفسهم ضرا ولا نفعا ولا موتا ولا حياة ولا نشورا.
Chucky, Nica'yı da öldürmek için çok uğraşır ancak bir türlü öldüremez.كانت ستكون فتاة سنيك إذا لم تكن تركز على قتله".
Ancak onu öldürmemiştir.ويبدو، أنه لم يقتله.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."لم تكن هناك نية لقتله».
Kristal Göl'e gelen gençleri öldürmektedir.«الحوت الأزرق» يقتل شابًا بالبحيرة..
İçimde bir şey parçalandı, John Lennon'ı öldürmekle kimliğimin ortaya çıkacağını düşündüğümü hatırlıyorum."وقد أحزنه أن الناس ظنوا أن الأمر كان هجوما على جون دنفر". »
Leontes Sicilyalı bir lord olan Camillo'ya Poliksenes'i zehirleyip öldürmesi için emir verir.يأمر ليونتيس كاميلو، لورد صقلية، بتسميم بوليكسنس.
Ancak River, Doktor'u öldürmez.لم يسم جاكسون الطبيب.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.وقال "كعب الأحبار":"من أراد منكم أن يجمع له دينه ودنياه فعليه بصور".
Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü.وهؤلاء لم يؤسروا وهم هراب وإنما أسروا وهم يقاتلون .
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.أربعة عشر من جماهير ليفربول تحصلوا على إدانات بالقتل غير المتعمد.
Onların ateşi yakmaz ve kurşunları öldürmez.الماء لا يحترق ولا يساعد على الاحتراق .
Kocasına bir silah doğrultur ve kendisinin kurtulması için karısını öldürmesini isterler.فاظطر تيلك لإطلاق النار على ابنه لكي يحرره.
Birçoğunu öldürmelerine rağmen hiçbirinin cesedi yoktur.عندما قتلت جميعها لم يعد هناك أي ضحايا من البشر.
Silahlar insanları öldürmez. İnsanlar insanları öldürür.الأسلحة النارية ليست من يقتل البشر. البشر هم من يقتل البشر.
Beni öldürmeyen şey, beni daha güçlü kılar.ما لا يقتلني يجعلني أقوى.
Fitne, adam öldürmekten beterdir.الفتنة أشد من القتل.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Quero dizer, eles queriam matar."
Her bir görevde Anderson'ın belirli haydutları yakalaması veya öldürmesi gerekir.Cada uma das missões exige que Anderson capture ou mate um determinado fora-da-lei.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Ele avisa sua irmã que "será difícil governar os milhões que querem a Rainha morta".
1981'de Arne Johnson, ev sahibi Alan Bono'yu öldürmekle suçlandı.Em 1981, Arne Johnson foi acusado de matar seu marido, Alan Bono.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Homicídios, Armas, etc. não podem ocorrer).
II. Basileios kendisine güvenmedi ve yeni Bulgar Çarı'nı öldürmek için başka bir komplo hazırladı.Basílio II não confiou nele e preparou outra conspiração para matar o novo tsar búlgaro.
Mekanik vücudundan başını ayırır ve vücuduna onları öldürmesini emreder.Ele tira a cabeça de seu corpo mecânico e dá ordens para matá-los.
Peter, kalabalık bir uçakta bulunan Dawson's Creek karakterlerini öldürmekle görevlendirilir.Peter é desafiado a matar as crianças do Dawson's Creek, que estão em um avião lotado de passageiros.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Vocês terão que me matar!".
Kasetteki açıklamaları açıktır: Paketi alan her kişi, kendini öldürmesinin nedenlerinden biridir.Suas instruções são claras: cada pessoa que recebe a caixa é um dos motivos pelos quais ela se matou.
Mao'nun Kızıl Muhafızlarına devrimin düşmanlarını suiistimal etmek ve öldürmek için açık çek verilmiştir.À Guarda Vermelha de Mao foi dada carta branca para abusar e matar os inimigos da revolução.
Yemek deposundan çıkarken Rick, Gabriel'in kendisini öldürmek üzere olan aylağı eskiden tanıdığını fark eder.Na saída do banco de alimentos, Rick percebe que Gabriel conhecia o morto-vivo que quase o matou.
Asla öldürmez.Você nunca vai me matar.
Rick Shane'e karşılık vermeyi reddeder ve onu silahsız bir adamı öldürmeye zorlar.Rick se recusa a se envolver em atrito com Shane, desafiando-o a matar um homem desarmado.
Öldürme eyleminin kasıtlı olarak işlenmesi halinde fiil cinayet olarak da tanımlanır.Por exemplo, cometer intencionalmente um homicídio seria considerado assassinato.
13 * Adam öldürmeyeceksin.(13) Não matarás.
Onu öldürmek ile tehdit eder.Mesmo sob a ameaça de matá-lo.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.Ele respondeu: "Você amaldiçoam freqüentemente e sãoingratas com os vossos maridos.
Andrew, Oscar'dan Rick'i öldürmesini ister ancak Oscar Andrew'ı öldürür ve silahını Rick'e geri verir.Andrew pressiona Oscar a matar Rick, mas Oscar mata Andrew, em seu lugar.
Öldürmekten ve bunu herkesin bilmesinden özel bir zevk alır.Descobre qualquer coisa estranha na mata e avisa a todos.
Sovyet bilim insanları Layka'yı zehirli gıdayla besleyerek öldürmeyi planlamışlardı.Os cientistas soviéticos planejaram dar-lhe comida envenenada, que Laika consumiria depois de dez dias.
Yolda Maggie kendini öldürmeye kalkar ve Glenn, Maggie'yi vurmaya kalkan Abraham ile dövüşür.Na estrada, Maggie tentou suicídio e Glenn brigou com Abraham, com a intenção de matá-lo.