öldürme ile cümle

öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir.God is merciful to you.
Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.Killing them is certainly a great wrong.
Bundan ötürü beni öldürmelerinden korkuyorum.So I fear that they will kill me."
Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz, dedi.He may well be of some advantage to us, or we may adopt him as a son."
İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar."O Moses," he said, "the chiefs are deliberating to kill you.
Musa dedi ki: Rabbim! Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum.He said: "O Lord, I have killed a man of theirs, and fear they would kill me.
O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir.Oppression is worse than killing.
Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin.O you who believe, do not kill game when you are on pilgrimage.
Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü.It was not you who killed them, but God did so.
Bir de geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onlara da, size de rızkı biz veririz.Do not abandon your children out of fear of poverty. We will provide for them and for you.
Şüphesiz ki onları öldürmek, çok büyük bir suçtur.Killing them is certainly a great wrong.
Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlad ediniriz" dedi.He may well be of some advantage to us, or we may adopt him as a son."
Musa dedi ki: "Rabbim! Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum."He said: "O Lord, I have killed a man of theirs, and fear they would kill me.
Fitne (dinden döndürmek için işkence yapmak), adam öldürmekten beterdir.Oppression is worse than killing.
Siz ihramlı iken av öldürmeyin. İçinizden kim onu bilerek öldürürse kendisine bir ceza vardır.O you who believe, do not kill game when you are on pilgrimage.
Fakirliğe düşme endişesi ile evlatlarınızı öldürmeyiniz!Do not abandon your children out of fear of poverty.
Onların da sizin de rızkınızı veren Biz'iz, Şüphesiz ki onları öldürmek büyük bir suçtur.We will provide for them and for you. Killing them is certainly a great wrong.
Bundan ötürü beni öldürmelerinden endişe ediyorum.” [28,15] {KM, Çıkış 2,11-15}So I fear that they will kill me."
Birbirinizi öldürmeyin. ALLAH size RahimdirGod is merciful to you.
Onların bu konuda bir bilgisi yok; sadece zanna uyuyorlar. Kesin olarak onu öldürmediler.They have no knowledge about it other than conjecture, for surely they did not kill him,
İnananlar, ihramdayken (Haj için kutsal bölgedeyken) av hayvanı öldürmeyin.O you who believe, do not kill game when you are on pilgrimage.
Onları siz öldürmediniz, fakat ALLAH öldürdü.It was not you who killed them, but God did so.
Onlardan birisi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın.One of them said: "If you must do so, then do not kill Joseph, but throw him into an unused well.
Onları öldürmek, büyük bir suçturKilling them is certainly a great wrong.
ALLAH'ın kutsal kıldığı canı haksız yere öldürmeyin.And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause.
Onu öldürme.Do not kill him.
Ey inananlar, öldürmelerde kısas size farz kılındı. (Katilin de öldürülmesi gerekir).O People who Believe!
Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin.O People who Believe!
Bunun üzerine, kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürerek, zarara uğrayanlardan oldu.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Doğrusu ben onlardan bir cana kıydım. Beni öldürmelerinden korkarım.He submitted, “My Lord!
Nihayet kardeşini öldürme hususunda nefsine uydu da öldürdü onu ve ziyankarlardan oluverdi.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Nihayet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü: bu yüzden de kaybedenlerden oldu.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Onların bana isnad ettikleri bir suç da var. Bundan ötürü beni öldürmelerinden korkuyorum.“And they have an accusation against me, so I fear that they may kill me.”
Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum.I killed a soul among them and I fear they will kill me.”
Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın.O People who Believe!
Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum."I killed a soul among them and I fear they will kill me.”
Nefsi, onu kardeşini öldürmeye itti. O da onu öldürüp ziyan edenlerden oldu.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Öldürmede size eşitlik farz kılındı. Hürre karşı hür, köleye köle, kadına kadın...O People who Believe!
Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı. Onu öldürdü ve böylece kaybetti.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Canlarınızı da öldürmeyin.And kill not one another.
Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin.And kill not one another.
Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
Bir müminin diğer mümini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
İnanan birisinin, bir inanmış kişiyi öldürmesi caiz değildir, ancak yanlışlıkla olursa o başka.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
Yanlışlık hali müstesna, bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
Ve kendinizi öldürmeyin.And kill not one another.
Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
Sakın haram yiyerek, başkasının hakkını gasbederek kendinizi öldürmeyin.And kill not one another.
Birbirinizi öldürmeyin.And kill not one another.
Firavun'un karısı, "Gözümüz aydın olsun. Onu öldürme.Said Pharaoh's wife, 'He will be a comfort to me and thee.
Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz, Allah, sizi çok esirgeyendir.And slay not yourselves, verily Allah is unto you ever Merciful.
Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapar.If Allah had willed, they would not have fought against one another, but Allah does what He likes.
Onu yakinen öldürmediler (onu öldürdüklerini kesin biçimde bilemediler).'Iesa (Jesus), son of Maryam (Mary)]:
Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmeyin.And do not kill anyone which Allah has forbidden, except for a just cause.
Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapandır.If Allah had willed, they would not have fought against one another, but Allah does what He likes.
Onu kesin olarak öldürmediler.'Iesa (Jesus), son of Maryam (Mary)]:
Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, lakin Allah istediğini yapar.If Allah had willed, they would not have fought against one another, but Allah does what He likes.
Ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları.But if they attack you, then kill them.
Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ne var ki, Allah dilediğini yapıyor.If Allah had willed, they would not have fought against one another, but Allah does what He likes.

İlgili Sayfalar