ölümcül ile cümle
ölümcül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Deliriyum tremens ölümcül olabilir.Лупусът може да бъде фатален.
Romeo kavgayı ayırmaya çalışırken Merceuito ölümcül yara alır.Меркуцио вече е смъртоносно ранен, когато Ромео се опитва да прекрати двубоя.
Angle, SummerSlam için Lesnar, Strowman, Joe ve Reigns arasında ölümcül dört yönlü maç ayarladı.Тогава Енгъл урежда мач Фатална четворка между Леснар, Строуман, Джо и Рейнс за титлата на Лятно тръшване.
Karısı ölümcül bir hastalığa yakalandığı için yataktan kalkamamaktadır.Съпругата му не е умряла поради болестта си.
MS Ölümcül değil fakat Metanol zehirlenmesi öldürüyor.Тя няма отрова, а убива чрез удушаване.
Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir.Алпийският тритон е вид застрашен от изчезване в цял свят.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.Neliječeni bakterijski meningitis skoro je uvijek smrtonosan.
Tedavi edilmediği takdirde hemen hemen her zaman ölümcüldür.Ako se ne liječi, gotovo je uvijek smrtonosna.
Bu mücadele sonradan Vaini ve Dassatelli sülaleleri arasındaki ölümcül rekabete akış buldu.Posljednji trag ovih natjecanja bilo je ljuto neprijateljstvo između obitelji Vaini i Dassatelli.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Smrtni grijeh Sedam glavnih grijeha Istočni grijeh Što da učinim jer padoh u grijeh?
Sonucu ölümcüldür.Ovo proturječje je smrtonosno.
Yaşadığı acılar ve vicdan azapları onu ölümcül bir hastalığın pençesine düşürmüştür ve 1558'de vefat etmiştir.Pogođen duboko spletkama i nepravdama, razbolio se je dok je bio u Beču i umro 1851. godine.
Doktor bu esnada da ölümcül bir yara almıştır.U to je vrijeme takva vrsta ranjavanja bila smrtonosna.
Bütün elapidler zehirlidir ve çoğu potansiyel olarak ölümcüldür.Svi dijelovi biljke su otrovni, i može izazvati smrt.
Ayrıca II. Dünya Savaşı'ndan bu yana yurtdışında Amerikalılara yönelik en ölümcül saldırıdır.Ide tiež o najväčší teroristický útok spáchaný proti Američanom v zahraničí vôbec.
Ragnarıs ölümcül bir yara aldıktan sonra kaçtı ama çok geçmeden öldü.Ariovistus síce utiekol, ale nedlho potom zomrel.
Zehirlenmesi genelde ölümcül değildir.Akútne otravy niesu časté.
Böylelikle Payback'te Reigns ve Randy Orton'ın da olduğu ölümcül dört yönlü maça eklendi.Medzi The Who a Hendrixom vystúpili ešte The Grateful Dead.
Savaşta ölümcül bir yara almış ve 26 Haziran 363 günü ölmüştür.V bitki z njim je bil smrtno ranjen in 26. junija 363 umrl.
Zehri insan için ölümcüldür.Strup je smrten tudi za človeka.
Daha sonra bunun ölümcül bir hata olduğu ortaya çıkacaktır.To se je kasneje pokazalo kot velika napaka.
Bazı türleri, ölümcül hastalıklara yol açar.Posamezne vrste virusa povzročajo specifične bolezni.
Karısı ölümcül bir hastalığa yakalandığı için yataktan kalkamamaktadır.Vendar je bila zaradi težke bolezni priklenjena na posteljo.
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.Rekorda v 20 letih še nikomur ni uspelo podreti.
Viral menenjit ise kendiliğinden iyileşme eğilimindedir ve nadiren ölümcüldür.Potek bolezni je kroničen in le redki ozdravijo.
Aynı zamanda Airbus A321'in dahil olduğu en ölümcül kazadır.Taip pat ši katastrofa yra didžiausia, į kurią yra patekęs Airbus A321 šeimos lėktuvas.
Yıllar sonra anneleri Trisha Elric’i ölümcül bir hastalıkta kaybetmişlerdir.Po metų jų motina, Trisha Elric, mirė nuo mirtinos ligos.
Rus ruleti (Rusçası Ру́сская руле́тка), altıpatlarla oynanan ölümcül bir şans oyunu.Rusiška ruletė – ekstremalus mirtinai pavojingas azartinis žaidimas.
Zehirlenmesi genelde ölümcül değildir.Įkandimas paprastai nėra mirtinas.
Niyasinin aşırı miktrada kullanımı ölümcül olabilir.Didesnis suvartotas uogų kiekis gali būti mirtinas.
Yarası ölümcül değildi.Žūtis nebuvo beprasmė.
Çok zehirli olup ölümcüldür.Nevalgoma, mirtinai nuodinga.
Sonucu ölümcüldür.Nudilginimas yra mirtinas.
Melanie ölümcül şekilde hastalanır.Pati Kerė miršta nuo sužalojimo.
Lynch, diğer dört güreşçiyi ölümcül beş yönlü maçta yenerek takım kaptanı olmaya hak kazandı.Rimkus šiame kvalifikaciniame turnyre per 5 runktynės įmušė 5 įvarčius, tapdamas rinktinės puolimo lyderiu.
Yaklaşık %95-100 oranında ölümcüldür.90-95% jo sudaro mėsa.
Çavdar mahmuzu zehirlenmesi ölümcül olabilir.Apsinuodijimas šiais grybais gali būti mirtinas.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Filme pasakojama apie serijinį žudiką, kuris rėmėsi vadinamosiomis Septyniomis nuodėmėmis.
Solunum sistemini tahriş eder.Ölümcül olabilir.Alveolinė echinokokozė gali būti mirtina.
Genelde çok ölümcül olabilen bu tepkiler kişiye özgü değillerdir.Sellepärast ei ole tõeliselt moraalsed teod inimlikult võimalikud.
Canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş.Inimesed said vigastada, kuid hukkunuid ei olnud.
Ölümcül tuzak Vampir!"Mõrvavägede veretöö Merikülas.
Doktor bu esnada da ölümcül bir yara almıştır.Kuid seejuures sai Mundus surmavalt haavata.
Homunculusların isimlerinin her biri, Hristiyanlık'ın ilk öğretilerinde yer alan yedi ölümcül günahtır.Seitse surmapattu on kristlikkes õpetustes olev grupeering patte.
"Ölümcül son ve umut ışığı"."Lootuse" hiilgav minevik.
Teoriye göre gemi ölümcül bir yerden darbe aldı ve battı.Rasketes oludes sai laev leki ja uppus.
Hastalık yüksek derecede bulaşıcıdır ve sonucu ölümcüldür.Haigusesse nakatumine on keskmine ja suremus on suhteliselt madal.
Çavdar mahmuzu zehirlenmesi ölümcül olabilir.Mürgistus võib olla surmav.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.30 altató halálos lett volna másnak.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.30 pastillas para dormir pueden ser letáles para otros.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.30 pastillas para dormir pueden ser letáles para otros.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.30 pillole per dormire possono risultare letali per chiunque.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.30 somnifères aurait été fatale pour les autres.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.Và uống 30 viên thuốc ngủ cùng 1 lúc
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.ثلاثون حبة منومة من الممكن أن تكون قاتلة للآخرين
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.AIDS, jak usłyszał, było śmiertelne, a leczenia nie oferowano.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.AIDS는 치명적인 병이고, 치료 할 방법이 없다는 대답뿐이었습니다.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Aveva sentito dire che l'AIDS era letale, e non esistevano trattamenti.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Disseram-lhe que a sida era letal e não havia qualquer tratamento.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.El SIDA, oyó, era mortal y no existía tratamiento.