ölümcül ile cümle

ölümcül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Le SIDA, a-t-il entendu, était mortel, et aucun traitement n'existait.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Ông đã nghe rằng AIDS gây chết người, và không 1 liệu trình điều trị nào được đưa ra.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Він знав, що СНІД смертельний і не лікується.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.СПИД, как говорили, смертелен и лекарства нет.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Той беше чул, че СПИН е смъртоносен и няма лечение.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.איידס, כך שמע, היא מחלה קטלנית, ולא הוצע לו טיפול. זה היה בתקופה
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.الايدز، كما سمع، مرض قاتل والعلاج لم يكن متاحا. هذا كان في زمن
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.治療は提供されませんでした。実は、この頃には 富裕国では治療法が存在していました。
Ama bebekler için, ölümcüldür.För barn, är det dödligt.
Ama bebekler için, ölümcüldür.아기들에게 그것은 죽음을 의미합니다.
Ama bebekler için, ölümcüldür.אבל בשביל ילדים, זה קטלני.
Ama bebekler için, ölümcüldür.بالنسبة للأطفال ، فهي قاتلة.
Ama bebekler için, ölümcüldür.赤ん坊たちには十分な栄養がなく
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Aber das Intervall I in berieten verbracht was ich sagen soll, war ein tödlicher.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Ale interval jsem strávil v projednávání co na to říct, byla osudovou.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Ale interval som strávil v prerokúvaní čo na to povedať, bola osudovou.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Ale odstęp spędziłem w rozpatrującej co powiedzieć, był fatalny jeden.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Dar am petrecut in intervalul de deliberare ce să zic, a fost unul letal.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.De az intervallum töltöttem a felszabadító mit mondjak, volt egy halálos egyet.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.구속되었습니다. 하지만 deliberating 시절 간격 무슨 말을해야할지, 치명적인 하나였습니다.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Maar het interval ik doorgebracht in beraadslaging wat te zeggen, was een fatale.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Mais l'intervalle, j'ai passé à délibérer quoi dire, a été fatal.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Ma l'intervallo che ho trascorso a deliberare cosa dire, era un mortale.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Mas o intervalo que passei em deliberar o que dizer, foi fatal.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Men det interval, jeg tilbragte i drøfter hvad de skal sige, var en fatal én.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Men det intervall jag tillbringade i överläggning vad jag ska säga, var en dödlig en.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Mutta aika vietin käsitelty mitä sanoa, oli kohtalokas yksi.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Nhưng khoảng thời gian tôi đã dành cân nhắc phải nói gì, là một gây tử vong.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Sin embargo, el intervalo que pasé en sus deliberaciones qué decir, fue fatal.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Tapi selang saya habiskan di berunding apa yang harus dikatakan, adalah satu yang fatal.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Toda interval sem preživel v odločanje kaj naj rečem, je bil s smrtnim izidom eno.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Αλλά το διάστημα που πέρασα στην συζητεί τι να πω, ήταν ένα μοιραίο ένα.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Але інтервал я провів в обговоренні що сказати, був один з летальним результатом.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Но интервал, прекарах в обсъжда какво да кажа, е бил фатален.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.Но интервал я провел в обсуждении что сказать, был один с летальным исходом.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.היה כבול. אבל מרווח ביליתי מתלבט מה לומר, היה אחד קטלני.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.تم الالتزام بها. ولكن الفاصل قضيت في التداول وماذا أقول ، واحدة قاتلة.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.と言って何を、致命的だった。 テーブルからの彼の戦争を取り上げ、彼は一瞬その頭を検討し、
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Bien, ce n'est pas la lave qui tue tout. C'est le dioxyde de carbone qui s'en échappe.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Bien, no es la lava lo que aniquila todo, es el dióxido de carbono que la acompaña.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Det er ikke den lava, som dræber noget, Det er den kuldioxid, der kommer med den.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Ei bine, nu e lava cea care ucide, e dioxidul de carbon care iese împreună cu ea.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.이건 뭐든 죽이는 용암같은게 아닙니다. 이산화탄소가 나오는 것입니다.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Lava ei tapa kaikkia, vaan hiilidioksidi, joka tulee ulos sen kanssa.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Lawa nie zabija, robi to towarzyszący jej dwutlenek węgla.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Nó không phải là dung nham giết mọi thứ trên đường nó đi, nó là CO2 tách ra từ đó.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Non è la lava che uccide ogni cosa, è il biossido di carbonio che viene fuori con essa.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Nouja, het is niet de lava dat alles doodmaakt, het is de CO2 die naar buiten komt met de lava.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Nun, es ist nicht die Lava was irgendetwas tötet, es ist das Kohlendioxid das dabei entweicht.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Όμως, δεν είναι η λάβα που σκοτώνει τα πάντα, είναι το διοξείδιο του άνθρακα που βγαίνει με αυτή.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Не лавата избива всичко, а въглеродният двуокис, който излиза с нея.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Это не лава убивает всё подряд, а углекислый газ, который выходит из неё.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.ובכן, זה לא הלבה שהורגת, זה הפחמן הדו-חמצני שמגיע איתה.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.حسنا، ليست الحمم هي التي تقتل أي شيء، إنه ثنائي أكسيد الكربون الذي يخرج معها.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.一緒に放出される二酸化炭素のせいです これはボルボでなくて火山です
Ama vücut içinde yolculuğa çıktığında, işte o zaman ölümcül oluyor.Aber sobald er beginnt, sich im ganzen Körper zu bewegen, das ist der Punkt, wo er tödlich wird.
Ama vücut içinde yolculuğa çıktığında, işte o zaman ölümcül oluyor.Dar odată ce începe să se mişte prin corp, atunci devine mortal.
Ama vücut içinde yolculuğa çıktığında, işte o zaman ölümcül oluyor.Kiedy się rozprzestrzenia, choroba staje się śmiertelna.
Ama vücut içinde yolculuğa çıktığında, işte o zaman ölümcül oluyor.하지만 인체 내에서 다른 부위로 이동한다는 점이 치명적입니다.
Ama vücut içinde yolculuğa çıktığında, işte o zaman ölümcül oluyor.Mais quand le cancer commence à se déplacer dans le corps, alors il devient mortel.

İlgili Sayfalar