Sendai'de temmuz ayında çok yağmur olur.In Sendai, we have lots of rain in July.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.When Aunt Mary passed away without making a will, her death was a total loss.
Vücudun katılaşması ölümden hemen sonra başlar.Rigor mortis sets in soon after death.
Dağ sıçanı ölümsüzdür.The marmot is immortal.
Yürüyüşü iptal etsek iyi olur.We'd better cancel the hike.
Doktora gitsen iyi olur.You should have a doctor look at that.
Ölüm perisi kan donduran bir çığlık sesi çıkardı.The banshee let out a blood-curdling scream.
Tom Mary'nin ölümünün intikamını aldı.Tom avenged Mary's death.
Biz daha dikkatli olurduk.We would have been more careful.
Ne kadar zor olursa olsun, işi yapmak için kararımı verdim.I made up my mind to do the work no matter how hard it might be.
Önerdiğimi yapsan iyi olur.You'd better do what I suggest.
Onun yardımı olmasaydı, başarısız olurdum.If it hadn't been for his help, I'd have failed.
Sağlık değerli bir hazinedir, kıymeti sadece hasta olunca bilinir.Health is a treasure, the value of which is known only to the sick.
Zamanım olursa onu yaparım.If I have time, I'll do it.
Ürdün Nehri Ölü Deniz'e akan tek nehirdir.The Jordan River is the only river flowing into the Dead Sea.
Sigara içmek ölümcül olabilir.Smoking may be lethal.
Şok olurdu o bilseydi sonuçları.Had she known the results, she would have been shocked.
Uyumaya gitmeden önce ılık süt içmek iyi uyumana yardımcı olur.Drinking warm milk before going to sleep helps you sleep well.
Bir ihtimal meşgul olursa, ona yardım et.If by any chance he's busy, help him.
Hava iyi olursa, giderim.If the weather is good, I'll go.
Şans eseri hava iyi olursa, giderim.If by some chance the weather is good, I'll go.
Bazı nedenlerden dolayı başarısız olursam, tekrar denerim.If for some reason I failed, I'd try again.
Kazara başarısız olursam, tekrar denerim.If by some chance I failed, I'd try again.
Bir kez daha, kıl payı ölümden kurtuldum.Once again, I was able to escape death.
Bu ilginç olurdu.It would be interesting.
Müşterilerimize kibar olun, o zaman onlar size ödeyecek.Be polite to our clients, then they will pay you.
Onun cehaleti onun sorunlarına neden oluyor.His ignorance causes her problems.
Ben döndüğümde senin burada olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if you'll be here when I return.
Şimdi onunla görüşmesen iyi olur.You'd better not see her now.
Onu şimdi görmesen iyi olur.You shouldn't see her now.
Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.My dear child, stay down here, otherwise the mean geese will bite you to death.
Kazaların çoğu evin yakınında olur.Most accidents happen near home.
Ne kadar yorgun olursam olayım, çalışmak zorundayım.No matter how tired I might be, I have to work.
O toplantıya katılmazsak daha iyi olur.It would be better if we didn't attend that meeting.
O tür bir kişi kesinlikle başarısız olur.That kind of person will definitely fail.
Git ve Bay Wilson'un evde olup olmadığına bak.Go and see if Mr. Wilson is at home.
Peki ya 28 Şubat, öğleden sonra 3:00 gibi nasıl olur?How about February 28th around 3:00 pm?
Ne olursa olsun senin müttefikin kalacağım.I'll remain your ally no matter what happens.
Tüm yaşam kimyaya dayalıdır ve yaşayan her şey kimyasal bileşiklerden oluşur.All life is based on chemistry and all living things are composed of chemical compounds.
O, sonuçları bilseydi şok olurdu.If she'd known the results, she'd have been shocked.
Onun yardımı olmasa başarısız olurdu.She would have failed without his help.
Onun yardımı olmasa, başarısız olurdun.You would have failed without his help.
Onun yardımı olmasa başarısız olurdum.I would have failed without his help.
Müziksiz hayat bir hata olurdu.Without music, life would be an error.
İlk uzay istasyonları yapay bir yer çekimi oluşturmak için yatay eksende dönüyordu.The first space stations rotated axially to produce artificial gravity.
Atomlar molekülleri oluşturur.Atoms form molecules.
Ne kadar uykulu olursan ol, dişlerini fırçala.No matter how sleepy you are, brush your teeth.
Tavsiyesiz, başarısız olurdun.Without advice, you would have failed.
Ne kadar yorgun olursan ol, onu yapmak zorundasın.No matter how tired you are, you have to do it.
Ne kadar yorgun olursan ol onu yapmalısın.No matter how tired you might be, you have to do it.
Bu bazen olur.That happens sometimes.
Kesinlikle gidip bir film izlemek istiyorum ama zamanım olup olmadığından emin değilim.I’d certainly like to go and watch a film, but I’m not sure if I have time.
Tom ölümden sonraki hayata inanmıyor.Tom doesn't believe in life after death.
Geceleri eve geldiğimde çok yorgun olurum.I am very tired when I get home at night.
Sağlıklı olsaydım mutlu olurdum.I'd be happy if I was healthy.
O harika olurdu.That would be cool.
O çok üzgün olurdu.That would be very sad.
Tom ölülerle iletişim kurabileceğini söylüyor.Tom says that he is able to communicate with the dead.
Yanlış bir şey yapıp yapmadığını bana söylersen iyi olur.You'd better tell me if you did something wrong.
Acele etsen iyi olur, yoksa treni kaçıracaksın.You'd better hurry, or you'll miss the train.