Tom ölü takliti yaptı.Tom faked his death.
Tom bunun doğru olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether it's true or not.
Tom onun yeni olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether it's new or not.
Tom onun doğru olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know if it is true or not.
Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know if he has enough money to buy school supplies.
Tom her zaman soruna neden olur.Tom always causes trouble.
Tom neredeyse ölüyordu.Tom almost died.
Onlar cesedin Tom'a ait olup olmadığını anlamak için bir DNA karşılaştırması yaptılar.They did a DNA comparison to see if the body was Tom's.
Tom'la yakından ilgilenin ve onun başını derde sokmadığından emin olun.Keep a close eye on Tom and make sure he doesn't get into any trouble.
İstediği tabloyu Tom'a almak için yeterli paramız olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if we'll have enough money to buy Tom the painting he wanted.
Ben sadece Tom'un muhtemelen hala okulda olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if Tom could possibly still be at school.
Sadece yangını çıkaran kişinin belki Tom olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if maybe Tom was the one who started the fire.
Tom'un bekar olup olmadığından şüpheliyim.I doubt if Tom is single.
Görünüşe göre, Tom'un ölümü bir intihardı.Apparently, Tom's death was a suicide.
Mary'nin dün yaptığından Tom'a bahsetmesen iyi olur.You'd better not tell Tom about what Mary did yesterday.
Tom'un yardımı olmasaydı, Mary başarısız olurdu.Without Tom's help, Mary would have failed.
Tom'un tavsiyesi olmasaydı, Mary başarısız olurdu.Without Tom's advice, Mary would have failed.
Tom Mary'nin söylediğinin doğru olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if what Mary said was true.
Tom Mary'ye yardımcı oluyor.Tom is helping Mary.
Tom Mary'nin mobilyayı taşımasına yardımcı olur.Tom helps Mary move the furniture.
Tom Mary'yi ölüm döşeğinde affetti.Tom forgave Mary on his deathbed.
Tom Mary'nin dürüst olup olmadığından emin değil.Tom doubts whether Mary is honest.
Tom Mary'nin söylediği şeyin doğru olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether what Mary says is true or not.
Tom Mary'nin mutlu olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is happy or not.
Tom Mary'nin ölü mü yoksa hayatta mı olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is dead or alive.
Tom Mary'nin emin ellerde olup olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary was safe or not.
Tom Mary'nin biraz boş zamanı oluncaya kadar beklemeye karar verdi.Tom decided to wait until Mary had some free time.
Tom Mary'ye yeni işinde mutlu olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was really happy with her new job.
Tom Mary'ye ertesi gün boş olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was free the next day.
Tom Mary'ye Sevgililer Günü'nde boş olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was free on Valentine's Day.
Tom Mary'ye meşgul olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was busy.
Tom Mary'ye yardıma ihtiyacı olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she needed some help.
Tom Mary'ye akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if dinner was ready.
Tom ona Mary olup olmadığını sordu.Tom asked her if she was Mary.
Tom, Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikayetçi olur.Tom always complains about what Mary does.
Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever regrets leaving Mary.
Sadece, Tom'un Mary'ye âşık olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if Tom could possibly be in love with Mary.
Konuşmasan iyi olur.You'd better not speak.
Zaman olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if there's time.
Esperantoda, "o" ile biten isimler. Çoğul bir "j " ekleyerek oluşturulur.In Esperanto, nouns end in "o". The plural is formed by adding a "j".
Tom o faturayı ödemek için yeterli parası olup olmadığını merak etti.Tom wondered if he had enough money to pay the bill.
Tom, Mary'nin ölümü için kendini suçladı.Tom blamed himself for Mary's death.
Tom'un odasında olup olmadığını söylemek zordu.It was difficult to tell if Tom was in his room.
Mary'nin ölümünü hazmetmek Tom'un uzun zamanını aldı.It took Tom a long time to get over Mary's death.
Eğer Tom'u ikna edebilecek biri varsa, o Mary olur.If anybody could convince Tom, it would be Mary.
Cinayet ölümle cezalandırılabilir.Homicide is punishable by death.
Tom silahının dolu olup olmadığını anlamak için kontrol etti.Tom checked to see if his gun was loaded.
Durum olumlu görünüyor.The condition looks favourable.
Şimdi yiyelim. Açlıktan ölüyorum.Let's eat now. I'm starving.
Gazeteci çocuk hava nasıl olursa olsun gazeteleri dağıtır.The newspaper boy delivers newspapers no matter what the weather is like.
Sağlıklı bir kahvaltı neyden oluşmalı.What should a healthy breakfast consist of?
Walkmenimi alsam iyi olur.I had better take my Walkman.
Ne pahasına olursa olsun kazanmalıyız.We must win at all costs.
Gerçekçi olun!Be realistic!
Mademki yağmur yağıyor, evde kalsan daha iyi olur.Since it's raining, it would be better if you stayed at home.
Muiriel'in aklı olukta.Muiriel's mind is in the gutter.
Tek çıkış yolu ölüm mü?Is death the only way out?
Ölüm müdür tek çıkar yol?Is death the only way out?
Ölüm tek çıkar yol mu?Is death the only way out?
Jüpiter esas olarak hidrojen ve helyumdan oluşan bir gezegendir.Jupiter is a planet principally composed of hydrogen and helium.