Ana içeriğe geç
Sözlük

ölü ile cümle

ölü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kalkış saatinden en az 45 dakika önce giriş yaptığınızdan emin olun.Be sure to check in at least 45 minutes prior to departure time.
Geç saatlere kadar uyanık kalmasan iyi olur.You had better not stay up late.
Hiç kimse orta doğuda bir savaş olup olmayacağını bilmiyor.No one knows whether there will be a war in the Middle East.
Ne kadar çok dikkatli olursan o kadar az hata yaparsın.The more careful you are, the fewer mistakes you make.
Kuzu bile kurt olur.Even a worm will turn.
Kötü dişler genellikle ağrıya neden olur.Bad teeth often cause pain.
Kahvaltı yapsan iyi olur.You had better have breakfast.
Kasabadaki her yerde hava karanlık oluyor.Everywhere in town it's getting dark.
İyi bir dinleyici olun.Be a good listener.
Dinleyiciler çoğunlukla öğrencilerden oluşuyordu.The audience consisted mainly of students.
Seyirci çoğunlukla çok küçük çocuklardan oluşuyordu.The audience was largely made up of very young children.
Gözlerimizi direk güneş ışığından korusak iyi olur.We had better protect our eyes from direct sunlight.
Lütfen nazik olun.Please be gentle.
Hava iyi olursa, yarın sabah ayrılacağız.We shall leave tomorrow morning, weather permitting.
Hava iyi olursa, gezimize yarın başlayacağız.Weather permitting, we'll start on our trip tomorrow.
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.Weather permitting, we will enjoy the beautiful scenery.
Hava müsait olursa, yarın çimleri biçeceğim.I'm going to mow the lawn tomorrow, weather permitting.
Hava açık olursa yürüyüşe gideriz.Were it clear, we would go on a hike.
Hava açık olursa, giderim.I will go, provided the weather is clear.
Hava iyi olursa, parka giderim.If the weather is good, I'll go to the park.
Hava güzel olursa, yarın sabah gideceğiz.Weather permitting, we'll leave tomorrow morning.
Hava iyi olursa, yarın dışarı çıkacağım.If the weather is good, I'll go out tomorrow.
Hava iyi olursa yarın başlayacağız.We will start tomorrow, weather permitting.
Hava müsait olursa yarın dağın tepesine varacağız.Weather permitting, we are going to get to the top of the mountain tomorrow.
Hava müsait olursa, yarın gideceğim.I'll leave tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, sana yarın uğrayacağım.I will call on your tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın pikniğe gideceğiz.Weather permitting, we will go on a picnic tomorrow.
Hava güzel olursa başlayacağım.I will start, weather permitting.
Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.They will go to the woods to pick mushrooms, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın başlayacağım.Weather permitting, I'll start tomorrow.
Hava güzel olursa, nehirde balık tutmaya gideceğim.Weather permitting, I'll go fishing in a river.
Ne olursa olsun, seni karşılamak için istasyona geleceğim.Rain or shine, I will come to meet you at the station.
İmparator ölülerin ruhları için dua etti.The Emperor prayed for the souls of the deceased.
Düşmemek için dikkatli olun.Take care not to fall.
Elektrik olmadan hayatlarımız nasıl olurdu?What would our lives be like without electricity?
Trenin gecikmeli olup olmadığı hiç önemli değil.It makes no difference whether the train is delayed or not.
Tramvayla gitsen iyi olur.You had better go by tram.
Elektrik akımı manyetizma oluşturabilir.An electric current can generate magnetism.
Telefonun bozuk olup olmadığını kontrol eder misin?Can you check if the phone is out of order?
Büyük bir şehirde hırsızlığa karşı çok dikkatli olun.Beware of thefts in a big city.
Sizin için her ne zaman uygun olursa gelin.Come whenever it is convenient to you.
Bir şehir ne kadar büyürse hava ve su o kadar kirli olur.The bigger a city grows, the dirtier the air and water become.
Kışın böyle yüksek dağlara tırmanmasan iyi olur.You had better not climb such high mountains in winter.
Babamın ölüm haberinini aldığımda sadece üç gündür Tokyo'daydım.I had been in Tokyo only three days when I received news of my father's death.
Vatandaşların ormana çöp dökmemeleri rica olunur.The public is requested not to litter in these woods.
Burası yaz aylarında çok nemli olur. Öte yandan kışın çok kurak olur.It gets very humid here in the summer. In the winter, on the other hand, it gets very dry.
Şimdilik biz ikimiz çok sık buluşmasak iyi olur.For the time being we two had better not meet too often.
Okumak için gittikçe daha az zamanım oluyor.I have less and less time for reading.
Bana babamın ölümünü bildiren telefon konuşmasını aldığımda tamamen telaşlanmıştım.When I got the phone call telling me of my father's death, I was completely flustered.
İç savaş olmasaydı, onlar şimdi zengin olurlardı.If it had not been for civil war, they would be wealthy now.
İnsanın doğası ölümlüdür.The flesh is mortal.
Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.A man's body dies, but his soul is immortal.
Gökkuşağı gökyüzünde bir kavis oluşturur.The rainbow forms an arc in the sky.
Günler daha kısa oluyor.The days are becoming shorter.
Japonya, dört büyük ada ve daha küçük birçok başka adadan oluşur.Japan consists of four main islands and many other smaller islands.
Japonya dört ana adadan oluşur.Japan consists of four main islands.
Japonya'da çok deprem oluyor.There are many earthquakes in Japan.
Adam içeri gelsen iyi olur dedi."You'd better come in," the man said.
Kapısız bir şehirde yaşamak uygunsuz olurdu diye düşünüyorum.I think that it would be inconvenient to live in a city with no door.
Hastaneye gitsen iyi olur.You had better enter the hospital.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod