ölçmek ile cümle

ölçmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.그것은 우리가 뭔가를 찾을때 사용하는 전자기파와 상호작용하지 않습니다.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Nincs kölcsönhatásban az elektromágneses sugárzással, amit az észleléshez használunk.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.No interactúa con el espectro electromagnético, que es lo que usamos para detectar cosas.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Nó không tương tác với quang phổ điện từ, thứ chúng ta dùng để phát hiện các sự vật.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Non interagisce con lo spettro elettromagnetico, che è cio' che utilizziamo per rilevare le cose.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Nu interacţionează cu spectrul electromagnetic, care este utilizat de noi pentru a detecta orice.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Vůbec neinteraguje s elektromagnetickým spektrem, které používáme k detekci různých věcí.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Не се влияе от електромагнитния спектър, а той е нашият основен детектор.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.לא מגיב עם הספקטרום האלקטרומגנטי, שבו אנחנו משתמשים לגלות דברים.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.بل إنها لا تتفاعل مع موجات الطيف الكهرومغناطيسي ، وهو ما نستخدمه للتعرف على الأجسام الكونية.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.検出することができません 全く反応を起こさない物質の存在を私たちがどのように知ったのかというと
Biz insanoğlunu yer değiştiriyoruz-- gitmeye, örneğin, radyoaktiviteyi ölçmek içinEn we vervangen de mens om bijvoorbeeld radioactiviteit te gaan meten.
Biz insanoğlunu yer değiştiriyoruz-- gitmeye, örneğin, radyoaktiviteyi ölçmek için그리고 저희는 예를들면, 방사능 측정을 위해 인간을 대체할 것을 만들겁니다.
Biz insanoğlunu yer değiştiriyoruz-- gitmeye, örneğin, radyoaktiviteyi ölçmek içinואנו מחליפים את האדם -- שהולך לדוגמא, למדוד רדיואקטיביות,
Biz insanoğlunu yer değiştiriyoruz-- gitmeye, örneğin, radyoaktiviteyi ölçmek içinونعوض الإنسان -- للذهاب وقياس مستوى الإشعاع،
Biz insanoğlunu yer değiştiriyoruz-- gitmeye, örneğin, radyoaktiviteyi ölçmek içinたとえば放射能測定をする場合とか 人間を乗せたくはないですよね
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Będziemy mierzyć je miarą, i idźcie.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Bomo ukrep jim ukrep, in je šel.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Budeme merať mieru, a je preč.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Budeme měřit míru, a je pryč.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Chúng tôi sẽ đo lường một biện pháp, và được đi.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Kita akan mengukur mereka mengukur, dan pergi.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.우리는 그들에게 조치를 측정하고, 사라지고 있습니다.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Li misura di una misura, e di essere andato.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Majd mérésükhöz intézkedés, és elment.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Me mitata niitä toimenpiteitä, ja menkää.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Nous allons les mesurer d'une mesure, et d'être allé.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Vamos a medir una medida, y ha ido.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Vamos medir-lhes uma medida, e ter ido embora.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Vi kommer att mäta dem en åtgärd, och att vara borta.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Vi vil måle dem et mål, og blive væk.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Vom măsură le-o măsură, şi să fie plecat.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.We meten ze een maat, en weg zijn.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Wir messen sie eine Maßnahme, und weg.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Θα μέτρο τους ένα μέτρο, και να φύγει.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Мы будем измерять их меру, и будет.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.Ние ще ги мярка мярка и да се отиде.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.אנחנו מודדים אותם מידה, ולהסתלק.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.سوف نقيس لهم التدبير ، ويرحل.
Biz onlara bir ölçü ölçmek ve gitti.ロミオは、私にトーチを与える - 私はこのamblingのためではないよ。
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.따라서 이 방법이 진도 7 이상의 지진의 측정에 있어 훨씬 우위를 갖고 있는 거죠
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Então isso nos dá uma maneira muito melhor de medida coisas que estão acima de uma magnitude 7.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Momenttimagnitudiasteikko on parempi isojen järistysten mittaamisessa.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Przejście na inną skalę dało nam znacznie lepsze sposoby mierzenia trzęsień powyżej 7 stopnia.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.وقد اعطانا طريقة افضل لقياس الاشياء التي تكون اعلى من 7 درجات
Bu da ölçmek demek. .Cílem tohoto videa je představit jazyk a některé znaky, které používáme, když mluvíme o geometrii.
Bu da ölçmek demek. .I den her video skal vi se på det sprog, vi bruger i geometrien.
Bu da ölçmek demek. .저는 이 영상에서 기하학의 용어나
Bu da ölçmek demek. .ما لاذى أود أن أفعله فى هذا الفيديو هو أن أعطى مقدمة عن لغة
Bu elips üzerinde herhangi bir nokta almak ve ölçmek,اخذنا اي نقطة على هذا القطع الناقص، وقمنا بقياس
Bu elips üzerinde herhangi bir nokta almak ve ölçmek,これら 2 つの点へのそれぞれの距離を測ると、
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.열대림 100m 상공을 날았습니다. 매우 위험한 일이었죠.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Am zburat la 100 de metri deasupra pădurii pentru a măsura această moleculă -- era incredibil de periculos.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Chúng tôi bay cách tầng vòm của rừng 100 mét để đo đạc phân tử này -- chuyện vô cùng nguy hiểm.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Kami terbang hanya 100 meter di atas kanopi hutan ini untuk mengukur molekul ini -- hal yang sangat berbahaya.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Vi flög 100 meter över trädtopparna för att mäta denna molekylen -- väldigt farliga saker.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Wij vlogen namelijk maar op 100 meter hoogte om deze moleculen te meten -- ongelofelijk gevaarlijk eigenlijk.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Ми летіли на висоті 100 метрів над кронами дерев, аби виміряти ці молекули - це неймовірно небезпечно.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Мы летели на 100 метров от лесного купола чтоб измерить эту молекулу - это очень круто.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.כדי למדוד את המולקולה הזו - מאוד מסוכן.

İlgili Sayfalar