ölçmek ile cümle
ölçmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir araştırma ölçmek istediği şeyi ölçtüğü zaman geçerli kabul edilir.Cuando un estudio mide lo que se propone medir, es válido.
Biraz tekrar yapacak olursak, eğim sadece bir doğrunun eğim açısını ölçmektir.Assim como um pouco de revisão, encosta é apenas uma maneira de medindo a inclinação de uma linha.
Biraz tekrar yapacak olursak, eğim sadece bir doğrunun eğim açısını ölçmektir.Hældning er et mål for, hvor stejl en linje er.
Biraz tekrar yapacak olursak, eğim sadece bir doğrunun eğim açısını ölçmektir.약간의 복습을 하자면, 기울기는 직선의 경사 또는 기울기를 측정하는 방법입니다
Biraz tekrar yapacak olursak, eğim sadece bir doğrunun eğim açısını ölçmektir.Malé opakování, sklon přímky je vlastně způsob jak změřit její naklonění.
Biraz tekrar yapacak olursak, eğim sadece bir doğrunun eğim açısını ölçmektir.Само като малък преглед, наклонът е просто начин за измерване на наклонеността на правата.
Biraz tekrar yapacak olursak, eğim sadece bir doğrunun eğim açısını ölçmektir.Трішки пояснень, кутовий коефіцієнт - це спосіб вимірювання нахилу прямої.
Biraz tekrar yapacak olursak, eğim sadece bir doğrunun eğim açısını ölçmektir.وبقليل من المراجعة، فإن الميل عبارة عن طريقة لقياس انحدار الخط
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.Als je een klein poppetje hebt zou je hem op een weegschaal kunnen laten staan en het gewicht af kunnen lezen.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.Então, com uma pessoa de pé, deves colocá-la numa balança. E podes obter o seu peso.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.Jako první je nutné člověka, jehož BMI chceme znát, postavit na váhu.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.자, 여기에 사람이 있습니다. 이 사람을 저울 위에 올라가도록 합시다. 그러면 몸무게를 알 수 있겠죠. 따라서 가장 먼저 필요한 건 몸무게입니다.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.لذا، إن كان معك شخص، اطلب منه أن يقف على ميزان. للحصول على وزنه. لذا، أول شيء تحتاجه هو الوزن.
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor. Çok da kötü bir isim değil.Cuvântul provine de la măsurarea pământului și nu putem spune că este greșit, căci în termeni generali
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor. Çok da kötü bir isim değil.Значи когато някой говори за геометрия, самата дума означава измерване на земята.
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Czyli słowo "geometria" znaczy "mierzyć ziemię".
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Geometri handler altså om at måle Jorden.
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.그러니까 누군가가 기하학에 대해 이야기한다면 그 단어는 '지구 측량'에서 부터 온 것이죠
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Quando qualcuno parla di geometria, la parola stessa viene da misurazione della Terra.
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Takže keď niekto hovorí o geometrii, samotné slovo znamená "meranie zeme".
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.لذا عندما يتحدث شخص عن الهندسة الكلمة نفسها تعنى قياس الأرض
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.Czasami jedna, słaba linia spektralna musi wystarczyć do określenia zawartości pierwiastka w atmosferze.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.때로는 아주 작고 약한 스펙트럼 라인을 이용하여 대기의 화학원소를 측정할 때도 있습니다.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.Néha csak egy kis, gyenge spekrtumvonallal kell dolgoznunk, amivel mérnünk kell az atmoszféra összetételét.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.לפעמים עלינו להתעסק אך ורק עם קו ספקטרום זעיר וחלש כדי למדוד כמות של יסוד כימי מסויים באטמוספירה.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.في بعض الأحيان علينا التعامل مع طيف ضعيف وصغير من الخط الطيفي لقياس تكوين ذلك العنصر الكيميائي في الغلاف الجوي
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.弱いスペクトル線を使って 大気中の化学元素の組成を調べる場合もあります 例えばここに見える金の吸収線は
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Aux USA, des efforts sont entrepris afin de mesurer le bonheur vécu de la population.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Az USA-ban történnek erőfeszítések a népesség tapasztalati boldogságának a mérésére.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Di Amerika, upaya-upaya sedang dilakukan untuk mengukur kebahagiaan yang dialami oleh populasi yang ada.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.En los Estados Unidos, se está intentando medir la felicidad experimentada por la población.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.In den Vereinigten Staaten strengt man sich an, das Erlebnis-Glück der Bevölkerung zu messen.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.In de Verenigde Staten worden inspanningen gedaan om het ervaringsgeluk van de bevolking te meten.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.În US, se fac eforturi în vederea măsurării fericirii experimentale a populaţiei
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.I USA er man gået i gang med at måle på befolkningens oplevelseslykke.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.I USA görs försök för att mäta upplevelselyckan hos befolkningen.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.미국에서, 사람들의 경험적 행복을 측정하려는 노력이 많이 있습니다.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Negli Stati Uniti, si stanno facendo degli sforzi per misurare l'esperienza di felicità della popolazione.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Nos EUA, estão a fazer-se esforços para medir a experiência de felicidade na população.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Tại Hoa Kỳ, đang có những nỗ lực để đo đạc trải nghiệm về hạnh phúc trông dân số.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Ve Spojených státech probíhají pokusy měřit u populace štěstí v prožívání.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.V Spojených štátoch sa bude vynakladať úsilie zmerať pocit "zážitkového" šťastia obyvateľstva.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.W USA staramy się mierzyć szczęście społeczeństwa.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Yhdysvalloissa pyritään mittaamaan kokemuksellista onnellisuutta väestössä.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Στις Ηνωμένες Πολιτείες, γίνονται προσπάθειες να μετρήσουμε την βιωματική ευτυχία του πληθυσμού.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.В США делаются попытки измерить уровень эмпирического счастья населения.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.В США здійснюються спроби виміряти рівень емпіричного щастя населення.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.В Съединените щати се полагат усилия за измерване на преживяваното от населението щастие.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.בארצות הברית, נעשים מאמצים למדוד את האושר החוויתי של האוכלוסיה.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.في الولايات المتحدة، تُبذل جهودا لقياس تجربة السعادة للسكان.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.今後10~20年以内に これは国家統計の 一部になると思います
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.Consumul de energie al U.K., consumul total, nu doar transport, ci tot. Îmi place să-l cuantific în becuri.
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.영국의 에너지 소비량, 교통 뿐만 아니라 모든 것을 포함하는 총 에너지 소비량은 전구수로 환산하면
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.צריכת האנרגיה של הממלכה המאוחדת, סך כל צריכת האנרגיה, לא רק תעבורה, אלא הכל, אני אכמת זאת בנורות חשמל,
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.استهلاك الطاقة للمملكة المتحدة الكلي، ليس فقط المواصلات، ولكن كل شيء أُفضل قياسه بالمصابيح الضوئية
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.輸送のためのエネルギー消費だけでなく すべてのエネルギー消費を 電球によって数値化してみたいと思います それはちょうど125個の電球を 常につけているようなものです
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Benda ini tidak berinteraksi dengan gelombang elektromagnet yang kita gunakan untuk mengenali benda.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Det interagerer ikke med det elektromagnetiske spektrum, hvilket er det, vi bruger til at opdage ting med.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Elle n'interagit pas avec le spectre électromagnétique, qui constitue notre outil de détection.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Het interageert niet met het elektromagnetisch spectrum, wat we gebruiken om dingen te detecteren.