Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkeli ile cümle

öfkeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Teyzem çok öfkeli.Aunty's in a terrible rage.
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,God damn you." He lays out his case against civilization by enumerating 20 premises.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!It's burned with fire. It's cut down. They perish at your rebuke.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.The north wind brings forth rain: so a backbiting tongue brings an angry face.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.An angry man stirs up strife, and a wrathful man abounds in sin.
Oraya atıldıkları zaman onun öfkeli homurtusunu işitirler, kaynıyor:When they are cast into it, they will hear it roar and raging
Bunun üzerine Mûsa, öfkeli ve ümidi kırık bir halde kavmine döndü.So Moses returned to his people full of anger and regret.
Bunun üzerine Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndü.So Moses returned to his people full of anger and regret.
Hemen Musa öfkeli ve üzgün olarak kavmine döndü (onlara şöyle) dedi: "Ey kavmim!So Moses returned to his people full of anger and regret.
De ki: "Size bundan (bu öfkeli durumunuzdan) daha kötü bir şey haber vereyim mi?Say, “Shall I inform you of something worse than that?
İnkâr edenler, kalplerine öfkeli taassubu, o cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi.Those who disbelieved filled their hearts with rage—the rage of the days of ignorance.
O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti.Recall, when he went forth enraged, thinking We have no power to take him to task.
Bunun üzerine Mûsa, öfkeli ve ümidi kırık bir halde kavmine döndü. Dedi: "Ey toplumum!So Musa returned to his people wrathful, sorrowing.
SETimes'a konuşan Karra, "İnsanlar öfkeli ve dargındı ve haklı talepleri vardı."People were angry, indignant, with rightful demands.
Öfkeli işçi sendikası, işçilerin geçici olarak işten çıkarılması konusunu görüşmeyi reddetti.The furious workers' union refused to discuss layoffs.
Öte yandan öfkeli yerel Sırplar EULEX'i Kosovalı Arnavutlar'ın tarafını tutmakla suçluyorlar.Outraged local Serbs, meanwhile, accuse EULEX of siding with Kosovo Albanians.
Veliler öfkeliydi.Parents were irate.
Sert ifadeli bir rapor Ankara'nın öfkeli tepkisine yol açtı.A toughly worded report draws an angry response from Ankara.
Ancak pek çok Makedon, adaletin tecelli etmemesine öfkeli.Many Macedonians, however, are furious at the failure to ensure justice.
Öte yandan Washington'da Başkan Barack Obama saldırıdan ötürü "üzgün ve öfkeli" olduğunu söyledi.In Washington, meanwhile, President Barack Obama said he was "saddened and outraged" by the attack.
Hızlı ve Öfkeli film serisinin sekizinci filmi.It is the eighth installment in The Fast and the Furious franchise.
2 Fast 2 Furious, Daha Hızlı Daha Öfkeli filminin soundtrack albümüdür.2 Fast 2 Furious is the soundtrack for the movie 2 Fast 2 Furious.
Ali, Hunter'ı almaya çalıştığında Kristi öfkeli bir ses tonuyla çocuğa dokumamasını emreder.When Ali tries to get Hunter, Kristi furiously orders her not to touch him.
“Utangaç ve öfkeli” olarak tanımlanır ve derin, heybetli bir sese sahiptir.He is described as “stocky and corpulent” and has a deep, imposing voice.
Örgün Barrios'un ölümüyle ilgili bir açıklamada "kederlenirken, aynı zamanda da öfkeliyiz.In a statement on her passing, the organization affirmed "while we are grieving, we are also angry.
Balaş, köylü görünümleriyle partisini bozmaya cesaret ettikleri için öfkelidir.Balash is outraged that they dared to spoil his party with their peasant look.
Sara oradayken Arpa öfkeliydi ama onsuz sakindi.Whenever Sara was there, Arpa was raging but it was calm without her.
Bu ismin kökü 'öfkeli, azgın, vahşi'dir. [1]The root of this name is ‘furious, raging, wild’.[1]
Öfkeli ve şokta olan Sun-young, durumu kafası karışmış iş arkadaşlarına anlatır.Furious and in shock, Sun-young explains the situation to her confused co-workers.
Olanlara duyduğu öfke nedeniyle, Demeter'e Erinys ( öfkeli ) sıfatı da verilmiştir. [1]Due to her anger at this turn of events, Demeter also was given the epithet, Erinys (raging).[3]
Öfkeli tepkisi sırasında yumruğuyla masaya vurmaya başladı ve saati düştü.He started pounding the table with his fist during his angry response, and his watch fell off.
Sultan'a öfkeli bir telgraf gönderdi:He sent a furious telegram to Sultan:
Öfkeli bir Örümcek Adam Akrep'i yener ve May'den özür dilemesini sağlar. [4]A furious Spider-Man beats the Scorpion and makes him apologize to May.[14]
Senaryoları arasında İlk Gün (2001), Hızlı ve Öfkeli (2001) ve S.W.A.T (2003) bulunmaktadır.His screenplays include Training Day (2001), The Fast and the Furious (2001), and S.W.A.T. (2003).
Yüksek Kilise Anglikanları ise bu durumdan öfkeliydi.High Church Anglicans were outraged.
Öfkeli Viktoria, Diya'nın yardım ettiği Evie'yi pusuya düşürür.An enraged Viktoria ambushes Evie, who is helped by Diya.
Tom neden öfkeli olurdu?Warum würde Tom sich ärgern?
Bifuryus deneyi Ahnk öfkeli olur!Das Bifuryus-Experiment Ahnk wird wütend!
Goldstein, öfkeli kalabalık tarafından linç edildi.Snow wird von der aufgebrachten Menschenmenge getötet.
O kale kaçar ve öfkeli kurt bir kaz sürüsü karşılar.Sie folgen diesen und beobachten, wie sich der Fuchs mit dem Wolf streitet.
Bu açıklamalar parti muhalefeti içinde öfkeli eleştirilere neden oldu.Diese Entscheidung hatte unter Fans zu wütenden Protesten geführt.
Sosyal Forum'dan Öfkeliler'e. İletişim.Soziologie familialer Lebenswelten. (= Soziologische Revue.
Hapishane yetkilileri davranışlarını "konuşkan ve öfkeli" olarak açıkladılar.Die Fälle erfüllten ihn „mit Scham und Empörung“.
Kara Athena, akademik toplumda öfkeli bir münakaşayı ateşledi.Die Leipziger Disputation sprengte die Form einer akademischen Veranstaltung.
Şüphesiz ki, Papa Clement de öfkeliydi.Persönlich war Brewer zweifellos gläubig.
Hızlı ve Öfkeli'den bu yüzden gurur duyuyorum.Lisa ist wegen der Blamage wütend und enttäuscht.
Daha Hızlı Daha Öfkelide ilk önce başrol teklif edildi fakat geri çevirdi.Ihr wurde anschließend die Hauptrolle angeboten, doch sie lehnte ab.
O gerçekten öfkeli.Il est vraiment énervé.
Hızlı ve Öfkeli 6; Hızlı ve Öfkeli serisinin 7 Mayıs 2013'te gösterime giren filmidir.De même pour Fast and Furious 6, gros succès de l'été 2013.
"12 Öfkeli Adam" ayrıca Sidney Lumet'in yönettiği ilk filmdir.Le film reprend le scénario de Douze hommes en colère de Sidney Lumet.
Şüphesiz ki, Papa Clement de öfkeliydi.De son côté, Guy Mollet est furieux.
Sanırım o anda kendimi öfkeli hissetmeye başlamıştım.C'est à ce moment que j'ai commencé à me politiser.
O kale kaçar ve öfkeli kurt bir kaz sürüsü karşılar.Ils arrivent à s'évader, et Dane doit se battre contre une meute de loups.
Hızlı ve Öfkeli film serisinin yedinci bölümüdür.Il s'agit du septième film de la série Fast and Furious.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.La morsure de cette araignée paralyse Paulo pour huit heures.
O niçin öfkeli?¿Por qué está enfadado?
Onlar niçin öfkeli?¿Por qué están enfadados?
Neden bu kadar öfkelisin?¿Por qué estás tan enfadado?
Onun öfkeli olmasının nedeni odur.Es la razón por la que se enojó.
Tom öfkeli.Tom está furioso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
öfkeli ile cümle - Sayfa 5 - öfkeli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App