Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkeli ile cümle

öfkeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.É verdade, pensei que lidar com estas almas enraivecidas daria comigo em doido.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.È vero, ho pensato che affrontare queste anime rabbiose una ad una mi avrebbe condotto alla pazzia.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Jag trodde att jag skulle bli galen av att prata med alla själarna.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Jeg troede, at jeg ville blive skør af at tale med alle sjælene.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Luulin, että sielujen käsittely yksitellen tekisi minut hulluksi.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Prawdą jest, że dochodzenie do ładu z każdą z tych dusz doprowadziło mnie niemal do obłędu.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Πράγματι, νόμιζα ότι η σχέση με αυτές τις οργισμένες ψυχές θα με τρέλαινε.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Да, я думал, что если буду иметь дело с этими неистовыми душами, то это сведёт меня с ума.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.and 그레거 아무도 문을 닫아에 대해서는 생각도없는 분노,이 화를 내네 and 그에게 이번 소동의 광경을 살려주는.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.lui épargnant la vue de cette agitation.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.ואת גרגור סינן בכלל זה, כועס שאף אחד לא חשב על לסגור את הדלת ואת חוסכת ממנו את המראה של המהומה הזאת.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.وhissed غريغور في كل هذا ، أن لا أحد غاضب فكرت في اغلاق الباب و إنقاذه على مرأى من هذه الضجة.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.彼にこの騒ぎの視力を温存。 しかし、彼女の毎日の仕事から疲れ妹が、、思いやりの疲れ成長していた場合でも、
Haberlerde, Hindistan'ın Delhi otobüsünde ki toplu tecavüz olayına karşı öfkeli protestolarını izledim.Aux informations, j'ai vu l'Inde rugir contre le viol collectif de l'autobus de Delhi.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.Ar trebui să fim cu toții furioși.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.Genus, som det fungerar i dag, är en allvarlig orättvisa.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.우리는 모두 분노해야합니다.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.Nous devrions tous être en colère !
Hepimiz öfkeli olmalıyız.Todos deberíamos estar enojados.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.Wir sollten alle wütend sein.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.Нас всех это должно злить.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.فعلينا جميعاً أن نغضب من ذلك.
Hepimiz öfkeli olmalıyız.怒りには ポジティブな変化をもたらしてきた 長い歴史があります
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.Byl jsem tak zklamaný, naštvaný.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim. Çocuklarýma açýklamaya çalýţtým.Ήμουν τόσο απογοητευμένος, θυμωμένος.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.Ero così frustrato, arrabbiato.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.Estaba tan frustrado, enojado.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.Jeg var frustreret, vred.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.J'étais tellement frustré, en colère.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.Я был так расстроен, сердит.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim..شعرت بالحنق والغضب
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.[深いため息]
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.A második napon adtak neki becenevet, ami tette dühös.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Dal secondo giorno le aveva dato uno soprannome che ha fatto la sua furiosa.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Do druhého dňa, keď jej dal prezývku, ktorá ju zúrivo.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Do druhého dne, kdy jí dal přezdívku, která ji zuřivě.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Door de tweede dag dat ze haar had gegeven een bijnaam die haar woedend.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.En el segundo día que le había dado una apodo que la enfurecía.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Genom den andra dagen de hade gett henne en smeknamn som gjorde henne rasande.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.그녀가 화가 만든 별명.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.lempinimi joka teki hänet raivoissaan.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.No segundo dia que lhe dera um apelido que a fez furioso.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Pada hari kedua mereka telah memberinya panggilan yang membuatnya marah.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Par le deuxième jour, ils lui avait donné un surnom qui rendait furieuse.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Prin a doua zi au dat o porecla pe care a făcut-o furios.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Spitznamen, die sie wütend gemacht.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Vào ngày thứ hai, họ đã cho cô một biệt danh mà làm tức giận của mình.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Ved den anden dag, de havde givet hende en kaldenavn, der gjorde hende rasende.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.W drugi dzień dali jej nick, który uczynił ją wściekły.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Z drugi dan so ji dana vzdevek, ki so ji besen.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.Με τη δεύτερη μέρα είχαν δώσει ένα ψευδώνυμο που την έκανε έξω φρενών.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.До втория ден са я прякор, който си бесен.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.На второй день они дали ей прозвище, которое сделало ее в ярость.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.На другий день вони дали їй прізвисько, яке зробило її в лють.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.הכינוי אשר הרתיח אותה.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.الكنية التي جعلتها غاضبة.
İkinci gün ona vermişti onun öfkeli takma adı.それは、最初に考えたバジルだった。バジルは、生意気な青と小さな少年だった
I,simize burnunu sokmasına öfkeliyim. Ama ölmesine de izin veremeyiz.Estou irritada por ter interferido no nosso trabalho, mas também não podemos deixar que morra.
I,simize burnunu sokmasına öfkeliyim. Ama ölmesine de izin veremeyiz.Jestem wściekła, że wmieszał się do naszych spraw, ale nie możemy tak po prostu go zgładzić.
I,simize burnunu sokmasına öfkeliyim. Ama ölmesine de izin veremeyiz.Me indigna que interfiriera en nuestro trabajo, pero no podemos dejar que muera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod