ödemek ile cümle
ödemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.През 2008г. отлетях за Швеция, за да платя лично в кеш.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.ב2008 טסתי לשוודיה כדי לשם את החשבון במזומן
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.أتذكر أنه في سنة 2008 سافرتُ إلى (السويد) لدفع الفاتورة نقدا
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.ウィキリークスからは 金を貰わないはずだ
3. yılda, 2. yılda borçlandığım 121 doların üstüne onun %10'u olan parayı ödemek zorunda kalacağım.プラス三年目に入る際借りた121ドルの10%を 支払わなくてはならなくなります。 これもまた同じことですね、ここを括弧でくくって、、
ABD vergisi ödemek zorunda değilsiniz, diyor.(inaudible) en el rebate, no funciona así.
Açık satış yapanın borcunu şimdi ödemek istesinŘekněme, že to chce teď ukončit
Açık satış yapanın borcunu şimdi ödemek istesinこの10日目で彼にとって、宇宙が変わります。
Aileniz geri ödeyecek, belki sıkı dostlarınız varsa onlar da yardımcı olabilirler borcunuzu ödemek için .Vaše rodina nebo třeba vaši přátelé, pokud máte dobré přátele, splatí váš dluh. ...
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Al contrario, i passeggeri si deve pagare.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.And支払い、支払われている間に世界のすべての違いがあります。
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Au contraire, les passagers eux-mêmes doivent payer.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Dimpotrivă, pasagerii trebuie să plătească ei înşişi.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Éppen ellenkezőleg, az utasok maguk is kell fizetnie.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Ganz im Gegenteil, sich die Passagiere zahlen müssen.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Integendeel, passagiers zelf moet betalen.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.한편, 승객 스스로 지불해야합니다.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Naopak, cestující se musí platit.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Naopak, cestujúci sa musí platiť.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Ngược lại, hành khách phải tự trả tiền.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Päinvastoin, matkustajien on itse maksettava.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Pelo contrário, os passageiros se deve pagar.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Por el contrario, los pasajeros se deben pagar.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Ravno nasprotno, morajo potniki sami plačati.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Sebaliknya, penumpang harus membayar sendiri.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Tværtimod, selv passagererne skal betale.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Tvärtom resenärerna själva ska betala.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Wręcz przeciwnie, pasażerowie muszą sami płacić.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Αντίθετα, οι ίδιοι οι επιβάτες πρέπει να πληρώσουν.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Навпаки, пасажири самі повинні платити.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Напротив, пассажиры сами должны платить.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.Напротив, пътниците трябва да плащат.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.להיפך, הנוסעים עצמם חייבים לשלם.
Aksine, yolcular kendileri ödemek zorundadır.على العكس من ذلك ، يتعين عليهم دفع الركاب.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.Annars måste du betala hyra också för december månad.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.De lo contrario, deberá pagar también el alquiler del mes de diciembre.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.Muuten sinun täytyy maksaa myös joulukuun vuokra.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.Sinon, vous devrez également payer le loyer de décembre.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.В противном случае вы будете вынуждены внести арендную плату также за декабрь.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Aber ich zahlte ihn gern, denn für jeden Schlag, den ich einsteckte, konnte ich zwei austeilen.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ale bola som šťastná, že ju môžem zaplatiť, pretože za každý úder, čo som dostala, som bola schopná dať dva.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ale zaplatila jsem ji ráda, protože za každou ránu, kterou jsem dostala, jsem uštědřila hned dvě.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Dar l-am platit cu bucurie pentru ca, pentru fiecare lovitura primita, am putut sa dau doua in schimb.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.De boldogan megfizettem, mert minden csapást kétszeresen adtam vissza.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.하지만 저는 기꺼이 그 대가를 치루고 싶었습니다. 왜냐하면 그들이 결정타를 한번 치면 저는 두배로 돌려줄 수 있었기 때문입니다.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Lecz byłam gotowa ją ponieść, ponieważ za każdy cios, który otrzymałam byłam w stanie oddać dwa.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Maar ik wilde die graag betalen want voor elke klap die ik kreeg, kon ik er twee uitdelen.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ma ero felice di pagarlo, perché per ogni colpo ricevuto ero capace di darne due.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Mais je ne regrette rien. Pour chaque coup reçu, j'ai été capable d'en rendre deux.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Mas eu estava feliz por pagá-lo porque por cada golpe que recebia, conseguia retribuir dois.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Men jag betalade gladeligen, eftersom jag för varje slag jag fick, kunde jag ge två i retur.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Men jeg betalte med glæde, fordi for hvert stød jeg tog imod, var jeg i stand til at uddele to.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Nhưng tôi rất vui để trả giá, vì cứ mỗi lần tôi gặp vấn đề, tôi có thể trả đòn gấp đôi.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Pero estaba feliz de pagar el precio porque por cada golpe que recibí, yo pude dar dos de vuelta.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ήμουν όμως χαρούμενη να το πληρώσω, αφού κάθε χτύπημα που δεχόμουν, το ανταπέδιδα διπλά.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Но бях готова да я платя, защото на всеки удар бях готова да отвърна с два.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Но я рада была ее платить, потому что на каждый удар я отвечала двумя.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Та я була рада заплатити її, бо за кожен отриманий удар я могла нанести два.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.אך שמחתי לשלם אותו, כי כנגד כל מכה שספגתי, הצלחתי להשיב שתיים.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.ولكني سعيدة بأن أدفع لذلك، لأنه من أجل كل أذى سأتلقاه سأتمكن من إعطاء في المقابل شيئين
İlgili Sayfalar