ödemek ile cümle

ödemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.二倍にして返しました (笑)
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Aber Sie müssen für deren Reisekosten, Unterbringung und Verpflegung aufkommen.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Ale trzeba pokryć koszty dojazdu, zakwaterowanie i wyżywienie.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Cependant, vous devrez payer pour les frais de transport, d'hébergement et de nourriture.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.하지만 여비와 숙박료, 식사비 등은 제공해야 합니다.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Mas terá que pagar as despesas com viagens, alojamento e alimentação.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Pero tendrás que pagar gastos de viaje, alojamiento y alimentación.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Αλλά, θα πρέπει να πληρώσετε για τα οδοιπορικά, τη διαμονή και το φαγητό.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Но им оплачивают проезд, размещение и расходы на питание.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.אבל, אתם תצטרכו לשלם עבור עלויות הנסיעה, לינה והוצאות עבור מזון.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.ولكن، سيكون عليك دفع تكاليف السفر، الإقامة، ونفقات الطعام.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.当日のイベントには 良い場所を借りる必要があります
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Ač postižen jsa, navracuje to sedmernásobně, vším statkem domu svého nahražuje:
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.A keď sa najde, nahradí sedemnásobne; dá hoci celý majetok svojho domu.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Ale gdy go zastaną, nagradza siedmiorako, albo wszystkę majętność domu swego daje.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.eppure, se è preso, dovrà restituire sette volte, consegnare tutti i beni della sua casa
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.E, se for apanhado, pagará sete vezes tanto, dando até todos os bens de sua casa.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.És ha rajta kapatik, hétannyit kell adnia, az õ házának minden marháját érette adhatja;
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Hễ nó bị bắt , chắc phải thường bồi gấp bảy lần ; Nó sẽ nộp hết tài_sản của nhà nó .
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Hễ nó bị bắt, chắc phải thường bồi gấp bảy lần; Nó sẽ nộp hết tài sản của nhà nó.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.is hij eenmaal opgespoord, dan moet hij misschien zelfs met alles wat hij bezit, dubbel en dwars terugbetalen.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.들키면 칠배를 갚아야 하리니 심지어 자기 집에 있는 것을 다 내어주게 되리라
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Och han måste ju, om han ertappas, betala sjufalt igen och giva allt vad han äger i sitt hus.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Og hvis han blir grepet, må han betale syvfold; alt det han eier i sitt hus, må han gi.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Om han gribes, må han syvfold bøde og afgive alt sit Huses Gods.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Onhan hänen, jos tavataan, seitsenkertaisesti korvattava, annettava kaikki talonsa varat.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Şi dacă este prins, trebuie să dea înapoi înşeptit, să dea chiar tot ce are în casă.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Si on le trouve, il fera une restitution au septuple, Il donnera tout ce qu`il a dans sa maison.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.und ob er ergriffen wird, gibt er's siebenfältig wieder und legt dar alles Gut in seinem Hause.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.vendar zasačen mora povrniti sedemkrat, dati mora vse blago hiše svoje.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.y si es sorprendido, pagará siete veces y entregará todo lo que posee en su casa
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.αλλ' εαν πιασθη, θελει αποδωσει επταπλασια θελει δωσει παντα τα υπαρχοντα της οικιας αυτου.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.И ако се хване, той трябва да възвърне седмократно, Трябва да даде целия имот на къщата си.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.но, будучи пойман, он заплатит всемеро, отдаст все имущество дома своего.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.ונמצא ישלם שבעתים את כל הון ביתו יתן׃
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.ان وجد يرد سبعة اضعاف ويعطي كل قنية بيته.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.若 被 找 著 、 他 必 賠 還 七 倍 . 必 將 家 中 所 有 的 、 盡 都 償 還
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.若 被 找 著 、 他 必賠還 七 倍 . 必將 家 中 所有 的 、 盡都償還
Ancak 101. kilodan sonra fiyat bundan daha az bir bedel ödemek isteyecekler.Начинът да разберем потребителския излишък е да помислим колко са ползите над платената цена.
Artakalan vergi ödemek zorunda kalırsanız, elinize vergi kararıyla birlikte banka havale formu geçecektir.Jos joudut maksamaan jäännösveroa, saat verotuspäätöksen mukana tilisiirtolomakkeen.
Artakalan vergi ödemek zorunda kalırsanız, elinize vergi kararıyla birlikte banka havale formu geçecektir.Om du blir tvungen att betala kvarskatt, får du tillsammans med beskattningsbeslutet en bankgiroblankett.
Artakalan vergi ödemek zorunda kalırsanız, elinize vergi kararıyla birlikte banka havale formu geçecektir.إذا اضطررت لتسديد استحقاق ضريبة ناقصة، فسوف تستلم استمارة تحويل بنكي سوية مع القرار الضريبي.
Ayrıca, alınan kredi için bankaya faiz (korko) de ödemek gerekir.Además de la cantidad del préstamo, deberá pagarle intereses (korot) al banco.
Ayrıca, alınan kredi için bankaya faiz (korko) de ödemek gerekir.De plus, vous devez verser à la banque des intérêts (korot).
Ayrıca, alınan kredi için bankaya faiz (korko) de ödemek gerekir.Dessutom måste man betala ränta (korko) för lånet till banken.
Ayrıca, alınan kredi için bankaya faiz (korko) de ödemek gerekir.Lisäksi lainasta täytyy maksaa pankille korkoa.
Ayrıca, alınan kredi için bankaya faiz (korko) de ödemek gerekir.Кроме того, необходимо выплачивать банку проценты по кредиту (korko).
Ayrıca, alınan kredi için bankaya faiz (korko) de ödemek gerekir.وعلاوة على ذلك يجب تسديد فائدة (korko) على القرض.
Ayrıca, alınan kredi için bankaya faiz (korko) de ödemek gerekir.贷款需每月偿还一次,还应缴纳利息(korko)。
Ayşe, bir sebeple, Mehmet'e internet üzerinden para ödemek istiyor.Припустимо, Еліс, з будь-яких причин, хоче передати гроші Бобу через інтернет.
Bağışların üçte biri tercümeleri ödemek için kullanılanacak.- 1/3 será para pagar traducciones.
Bağışların üçte biri tercümeleri ödemek için kullanılanacak.- 1/3 verrà utilizzato per pagare le traduzioni.
Bağışların üçte biri tercümeleri ödemek için kullanılanacak.Η προώθηση είναι ουσιώδης ώστε να επιτευχθεί ένας τεράστιος αριθμός αναγνωστών.
Bağışların üçte biri tercümeleri ödemek için kullanılanacak.שליש יהיה לשלם על תרגום.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Bank musi je oddać z odsetkami.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Bankok vissza kell fizetnie a kamatot.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Die Banken müssen es zurückzahlen - mit Zinsen.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda. Gitme zamanı geldi.Banken skal betale det tilbage, med gæld.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Les banques doivent rembourser avec intérêts.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Οι τράπεζες πρέπει να επιστρέψουν τα λεφτά με τόκο.
İlgili Sayfalar