Ana içeriğe geç
Sözlük

ödün ile cümle

ödün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Cada pão era cozido na padaria de que era dono, por um padeiro de cada vez, num forno a lenha.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Chaque miche est préparée dans une de ses boulangeries, par un boulanger à la fois, dans un four à bois.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Elk brood werd gebakken in een van zijn bakkerijen, door een bakker, in een houtoven.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Jeder Laib wird in einer seiner eigenen Bäckereien gebacken, von nur jeweils einem Bäcker, in einem Holzofen.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Każdy bochenek z jego piekarni wypiekał dokładnie jeden piekarz w opalanym drewnem piecu.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Každý bochník upečený v jeho pekárně, jedním pekařem, ve dřevem vytápěné peci.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.라이오넬은 처음으로 제과점을 막 시작했을 때부터 마지막까지
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Mỗi chiếc bánh anh ta sỡ hữu chỉ nướng bởi 1 người trong một thời điểm, và được đặt trong lò đốt bằng gỗ.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Ogni pagnotta cotta in un forno di sua proprietà, da un fornaio alla volta, in un forno a legna.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Setiap roti dipanggang di toko miliknya, satu persatu, di tungku kayu.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Varje bröd bakades i ett av hans bagerier, av en bagare i taget, i en vedeldad ugn.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Vsaka štruca je bila spečena v njegovi pekarni, v krušni peči in spekel jo je le en pek.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Όλα ετοιμάζονταν στο δικό του φούρνο, από έναν ψήστη τη φορά, σε φούρνο με ξύλα.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Всеки самун хляб, изпечен в негова пекарна, бе направен поотделно от един пекар във фурна на дърва.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Каждая буханка испечённая в его пекарне была сделана конкретным пекарем в дровяной печи.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.כל ככר לחם נאפה במאפייה שבבעלותו, ככר אחר ככר, בתנור עצים.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.كل رغيف في مخبزه الذي يملك، من خباز واحد كل مرة، في فرن يعمل بالخشب.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.ライオネルがベーカリーを始めた時、 フランス人はバカにしてたんです。
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.En elke dag worden deze tonijnen, zoals deze blauwvin, opgestapeld als haardhout, pakhuis na pakhuis.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.És minden nap ezek a halak, mint ez, ott tornyosulnak, minden egyes pulton.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Et chaque jour ces thons, des rouges comme cela, sont empilés comme des bûches, entrepôt après entrepôt.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Każdego dnia tuńczyki błękitnopłetwe leżą stosami w każdym magazynie. leżą stosami w każdym magazynie.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.매일 매일 이런 참치, 참다랑어들이 장작 처럼 쌓여 있습니다. 창고 마다 가득하죠.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Prav vsak dan tune, modroplavute kot ta, zložijo kot sežnje drv v številna skladišča.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Și în fiecare zi tonii aceștia, toni albaștri ca acesta, sunt îngrămădiți ca niște lemne depozit după depozit.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Und jeden Tag sind Thunfische wie diese wie Holzplanken aufgestapelt; in einem Lager nach dem anderen.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Và mỗi ngày những con cá ngừ vây xanh này, được xếp thành đống như đống gỗ, trong các nhà kho san sát.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Y cada día estos atunes, de aleta azul como estos, son apilados como leña, almacén tras almacén.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Και κάθε μέρα, τόνοι, κυανόπτεροι, όπως αυτοί, στοιβάζονται σαν να ήταν ξυλεία, από αποθήκη σε αποθήκη.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.И всеки ден тези риби тон са наредени на купчина, в склад след склад.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.И каждый день этот вид тунца - голубой - укладывается, как древесина в штабеля, просто ряд за рядом.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.І кожного дня тунців, блакитних, як цих, складають штабелями, наче пиломатеріали, просто ряд за рядом.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.ובכל יום ויום טונה כחולה, כמו זאת נערמת כמו בולי עץ, מחסן אחר מחסן.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.وفي اليوم الواحد كل هذه التونة ، ومثل هذه ذات الزعانف الزرقاء ، مكدسة فقط على المستودع مستودع بعد المستودع.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.数多くの倉庫に 無残に積み重ねられています。 歩きまわって写真を撮り続けている内に
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Cada hombre mira su pila de madera con un tipo de afecto.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Chaque homme regarde sa pile de bois avec un sorte d'affection.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Elke man kijkt naar zijn houten stapel met een soort van genegenheid.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Fiecare om se uită la său de lemn-grămadă, cu o un fel de afecţiune.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Hver mand ser på hans træ-bunke med en slags hengivenhed.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Jeder Mann schaut auf seine Holz-Haufen mit einem Art von Zuneigung.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Jokainen mies näyttää hänen puu-kasa, jossa on Tällainen kiintymystä.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Każdy człowiek spogląda na stos drewna z rodzaj uczucia.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Minden ember nézi meg a farakás egy fajta szeretet.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Mọi người đều nhìn vào đống gỗ của mình với một loại tình yêu.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Setiap orang melihat tumpukan kayu-nya dengan semacam kasih sayang.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Vsak človek gleda na svojo kup lesa z vrsta naklonjenosti.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Κάθε άνθρωπος κοιτάζει το ξύλο σωρό του με ένα το είδος της αγάπης.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Всеки човек гледа дърво му влас с вид на привързаност.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Каждый человек смотрит на дрова с вид привязанности.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Кожна людина дивиться на дрова з вид прихильності.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.A 810 font kölcsönt felvevő elkölti, amely így újból megjelenik egy banknál.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiChiunque riceve le 810 sterline le spende, e quelle tornano ancora in una banca.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiPeminjam uang £810 itu membelanjakannya, dan uang itu akan sampai ke bank lain lagi.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiTen, kdo si £810 půjčí, je utratí, a peníze znovu dorazí do jedné z bank.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiΌποιος δανείζεται αυτές τις £810 τις ξοδεύει επίσης, και το ποσό αυτό επιστρέφει σε μια τράπεζα.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Ktokolwiek pożycza te 810 funtów, wydaje je i pieniądze wracają do banku ponownie.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Kuka ikinä lainaakaan tuon 810£ käyttää sen, ja se palautuu jälleen johonkin pankeista.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Wer immer die £ 810 borgt gibt sie aus und es kommt zu einer der Banken wieder zurück.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Wie dan ook die £810 leent, spendeert het en dan komt het bij één van de banken terecht.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod