Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.Vậy nên, Chúa Giê-hô-va phán như vầy: Khốn cho thành hay đổ máu! Ta cũng sẽ chất một đống củi lớn.
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.Wee Jeruzalem, stad van moordenaars. Ik zal het brandhout onder haar opstapelen.
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.Zato pravi tako Gospod Jehova: Gorje mestu, ki je prelivalo kri! Tudi jaz naredim veliko grmado.
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.Δια τουτο ουτω λεγει Κυριος ο Θεος Ουαι εις την πολιν των αιματων και εγω θελω μεγαλυνει την πυραν.
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.Посему так говорит Господь Бог: горе городу кровей! и Я разложу большой костер.
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.לכן כה אמר אדני יהוה אוי עיר הדמים גם אני אגדיל המדורה׃
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.لذلك هكذا قال السيد الرب ويل لمدينة الدماء. اني انا اعظم كومتها.
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.所 以 主 耶 和 華 如 此 說 、 禍 哉 、 這 流 人 血 的 城 . 我 也 必 大 堆 火 柴
Egemen RAB şöyle diyor: Kan döken kentin vay başına! Ben kendim ateş için odun yığacağım.所以 主 耶和華 如此 說 、 禍哉 、 這流 人血 的 城 . 我 也 必 大堆 火柴
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.걸프스트림을 빌려주시면, 날개만 뜯어 1메가와트를 생산할 수 있습니다.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.A pokud mi půjčíte váš Gulfstrem, odtrhnu mu křídla a vytvořím megawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Còn nếu bạn cho tôi mượn cỗ máy Gulfstream, tôi sẽ lột lấy cánh của nó và tạo cho bạn 1 megawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Dacă îmi împrumutați un Gulfstream, i-aș scoate aripile și aș genera un megawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.E se mi prestaste il vostro Gulfstream, gli staccherei le ali per produrre un megawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Et si voulez bien me prêter votre Gulfstream, j'en découperai les ailes pour produire 1 mégawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Ha kölcsönadná a Gulfstream-jét, letépném a szárnyait és generálnék magának egy megawattot.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Hvis du lånte mig din Gulfstream, så ville jeg rive dens vinger af og genere dig en megawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Leen me je Gulfstream, ik trek de vleugels eraf en wek een megawatt voor je op.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Pożyczcie mi Gulfstream, a ja oderwę mu skrzydła i wytworzę 1 megawat.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Se me emprestarem o vosso Gulfstream, eu tiro-lhe as asas e gero um megawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Si me prestaran un Gulfstream, le arrancaría las alas para generarles un megawatt.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Und wenn man mir den Golfstrom gäbe, würde ich ihm seine Flügel abreißen und damit ein Megawatt erzeugen.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Αν μου δανείζατε το Gulfstream σας, θα ξήλωνα τα φτερά του και θα σας παρήγαγε ένα μεγαβάτ.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Ако ми дадете назаем вашия "Гълфстрийм", ще му откъсна крилете и ще ви генерирам един мегават.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Если мне дадут (частный) Gulfstream, я оторву его крылья и дам мегаватт энергии.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.Якщо позичите "Гольфстрим", я відірву його крила і згенерую вам мегават.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.אם תשאילו לי את הגאלפסטרים שלכם, אני אתלוש לו את הכנפיים ואייצר עבורכם מגה-ואט.
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.إذا أقرضتني "الجلفستريم" الخاصة بك ،سأشق أجنحتهاوأولد لك ميجاوات
Eğer bana jetinizi ödünç verirseniz, kanatlarını koparıp size 1 megavat üretebilirim.ボーイング747だったら、6メガワット、それは
Eğer bana ödünç verdikten sonra hisse senedini satmaya karar verirse . burada aracı kurum devreye girecek.この株を借ります。ブローカーは受け取り、 その株をめぐって少しシャッフルします。 あなたは知っていましたか、これを代替可能という事で、
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Anda tidak memenuhi persyaratan jika Anda beranjak dari kantor selama waktu itu. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Bạn không tuân thủ các điều kiện nếu bạn nhúc nhích từ văn phòng trong suốt thời gian đó. '
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Du behøver ikke opfylder betingelserne, hvis du rokke fra kontoret i løbet af denne tid. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Du inte uppfyller villkoren om du vika från kontoret under den tiden. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Et noudata ehtoja jos liikahtaa toimistolta tuona aikana. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Je hoeft niet voldoen aan de voorwaarden als u van het bureau krimp gedurende die tijd. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. '당신이 그 시간 동안 사무실에서 꿈쩍 경우에는 조건을 준수하지 않습니다. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Nemáte v súlade s podmienkami Ak ustúpiť z funkcie v tejto dobe. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Nem felel meg a feltételeknek, ha moccant az irodában ez idő alatt. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Nie spełnia warunków, jeśli ruszyć z biura w tym czasie. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Non sono conformi alle condizioni se si mosse dalla sede durante quel tempo. '
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Sie müssen nicht mit den Bedingungen entsprechen, wenn Sie rühren aus dem Büro in dieser Zeit. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Tu nu respectă condiţiile dacă clintit de la birou în acest timp. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Ty nejsou v souladu s podmínkami Pokud ustoupit z funkce v této době. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Usted no cumple con las condiciones, si moverse de la oficina durante ese tiempo. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Vi ne izpolnjuje pogojev, če Promeškoljiti iz urada v tem času. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Você não cumpram com as condições, se você se mover a partir do escritório durante esse tempo. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Vous ne respectent pas les conditions si vous bouger de son bureau pendant ce temps. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Δεν πληρούν τις προϋποθέσεις, αν μετακινηθούμε από το γραφείο κατά τη διάρκεια αυτού του χρόνου. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Вие не отговарят на условията, ако мръдна от офиса през това време. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Ви не відповідають умовам, якщо ви зрушити з місця з офісу протягом цього часу.
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'Вы не соответствуют условиям, если вы сдвинуться с места из офиса в течение этого времени.
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'אתה לא לציית לתנאים אם אתה זז מהמשרד בזמן הזה. "
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. 'كنت لا تتفق مع الظروف اذا كنت تتزحزح من المكتب خلال تلك الفترة ".
Eğer bu süre içinde ofis ödün şartlara uymuyor. '"それはたった4時間だ、と私が離れると考えるべきではありません、"私は言った。
Eğer hazine bonosu satın alırsam, yani borç satın alıyor isem, bu para ödünç verdiğim anlamını taşır.Jeśli kupię skarbowy papier dłużny czyli kupuję dług, co oczywiście oznacza że pożyczam pieniądze
Eğer hazine bonosu satın alırsam, yani borç satın alıyor isem, bu para ödünç verdiğim anlamını taşır.これは、お金を貸している ことを意味します 直接米国政府にお金を貸す、つまり政府から債券を購入します。
Eğer HelMet kütüphane kartınız varsa, bu kütüphaneden de kitaplar ödünç alabilirsiniz.Jos sinulla on HelMet -kirjastokortti, voit lainata myös Monikielisen kirjaston kirjoja.
Eğer HelMet kütüphane kartınız varsa, bu kütüphaneden de kitaplar ödünç alabilirsiniz.Om du har ett Helmet-lånekort, kan du också låna böcker i Flerspråkiga biblioteket.
Eğer HelMet kütüphane kartınız varsa, bu kütüphaneden de kitaplar ödünç alabilirsiniz.Si dispone del carné de biblioteca HelMet, también podrá acceder a los fondos de la biblioteca multilingüe.