Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.Ele considera o ferro como palha, e o bronze como pau podre.
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi."그것이 철을 초개 같이, 놋을 썩은 나무 같이 여기니"
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.Pentru el ferul este ca paiul, arama, ca lemnul putred.
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.Za železo se toliko meni kakor za slamo in za bron kakor za gnil les.
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.Θεωρει τον σιδηρον ως αχυρον, τον χαλκον ως ξυλον σαθρον.
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.Той счита желязото като плява, Медта като гнило дърво.
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.יחשב לתבן ברזל לעץ רקבון נחושה׃
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.يحسب الحديد كالتبن والنحاس كالعود النخر.
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.他 以 鐵 為 乾 草 、 以 銅 為 爛 木
Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.他 以 鐵為 乾草 、 以 銅為 爛木
Denemek için -- maalesef ödünç alamadım,이것을 대여할 수는 없었지만 실제로 사용해보기 위해서
Denemek için -- maalesef ödünç alamadım,וכדי לנסות אותה - לא יכולתי לקבל אותה בהשאלה,
Denemek için -- maalesef ödünç alamadım,ولتجربة هذا -- لم أستطع العثور على من يعيرني اياه
Denemek için -- maalesef ödünç alamadım,製造業者であるTOTOのマンハッタンの展示場には
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Alții se agață de un lemn plutitor.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Altri si aggrappano a pezzi di legno alla deriva.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Andere Menschen halten sich an einem Stück Treibholz fest.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Anderen klampen zich vast aan een stuk drijfhout.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Et les autres s'accrochent à des bouts de bois qui dérivent.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Inni czepiają się kawałka drewna.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.다른 사람들은 떠내려가는 나뭇조각을 붙잡고 있습니다.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Mások csak kapaszkodnak egy darabka uszadékfába.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Những người khác thì đang cố bám vào những mảnh gỗ nhỏ.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Otras personas se aferran a un pedazo de madera.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.Ενώ άλλοι προσπαθούν να κρατηθούν από μία σανίδα.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.להרבה מאוד בעיות בדמוקרטיה.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.و البعض الاخر يتمسك بلوح خشب.
Diğer insanlar sürüklenip giden bir odun parçasına tutunmaya çalışıyor.運命共同体でないということは
Diyelim ki ben bu adamdan ödünç aldım. . . . . . . .私は当初から、この人の株を借りたとします。 この人は株を売りたかったとします。 そうすると、ブローカーは何をするでしょうか。 彼はこの株を取り出して、彼に渡します。
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.100ドルだとします。 そこで問題ですが、、、少し考える時間を取りますね
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Disons donc que le capital que je vais emprunter à cette personne est 100 $.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.E diciamo che il capitale che ho intenzione di prendere a prestito da questa persona sia di 100 Dollari.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.En stel dat de hoofdsom die ik van deze persoon ga lenen $100 is.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.I powiedzmy, że kapitał, jaki zamierzam pożyczyć od kogoś wynosi 100 dolarów.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Ja oletetaan että pääoma jonka aion lainata tältä henkilöltä on 100 dollaria.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Povedzme, že istina, ktorú si idem požičať od tejto osoby je sto dolárov.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Řekněme, že jistina, kterou si jdu půjčit od této osoby je sto dolarů.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Si sa spunem ca principala pe care o voi imprumuta de la ceast apersona este de 100$.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Và số tiền gốc mà tôi sẽ vay từ người này sẽ là $100.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Y digamos que el Capital que voy a pedir prestado de esta persona son $100 dólares.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Και ας υποθέσουμε ότι ο κύριος που πρόκειται να δανειστεί από αυτό το άτομο είναι 100 €.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.Да кажем, че основната сума,която ще заема от този човек е $100.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.И скажем, исходная сумма, которую я собираюсь взять в долг от этого человека составляет $100.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.ובואו נגיד שהקרן שאני רוצה ללוות מאדם זה היא $100
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.ودعنا نقول أن المبلغ الأصلي الذي سوف أقترضه من ذلك الشخص هو ١٠٠$
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Ale vně staneš, a člověk, jemuž jsi půjčil, vynese tobě základ svůj ven.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.ci să stai afară, şi cel pe care l-ai împrumutat să-ţi aducă afară lucrul pus zălog.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Du skal bli stående utenfor, og den mann du låner til, skal komme ut til dig med pantet.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Du skal blive stående udenfor, og den Mand, du yder Lånet, skal bringe Pantet ud til dig.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Du skall stanna utanför, och mannen som du har lånat åt skall bära ut panten till dig.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.ficarás do lado de fora, e o homem, a quem fizeste o empréstimo, te trará para fora o penhor.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Jää ulos, ja se mies, jolle lainasit, tuokoon pantin sinulle ulos.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Kivül állj meg, és az ember, a kinek kölcsönt adsz, maga vigye ki hozzád az õ zálogát.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.너는 밖에 섰고 네게 꾸는 자가 전집물을 가지고 나와서 네게 줄것이며
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.phải đứng ở ngoài , người mà mình cho mướn đó , sẽ đem của cầm ra ngoài đưa cho .
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.phải đứng ở ngoài, người mà mình cho mướn đó, sẽ đem của cầm ra ngoài đưa cho.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.sondern du sollst außen stehen, und er, dem du borgst, soll sein Pfand zu dir herausbringen.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.te ne starai fuori e l'uomo a cui avrai fatto il prestito ti porterà fuori il pegno
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Te quedarás fuera, y el hombre a quien prestaste te sacará fuera la prenda
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Tunggulah di luar dan biarkan ia sendiri membawanya kepadamu