Buzu almak için bira fabrikalarına gitmek zorundaydık -- buzu almak için yalvar, ödünç al, çal.Untuk dapat es kering kami harus ke tempat pembuata bir - memohon, meminjam, mencuri agar bisa mendapatkannya.
Buzu almak için bira fabrikalarına gitmek zorundaydık -- buzu almak için yalvar, ödünç al, çal.Чтобы получить сухой лёд нам приходилось идти в пивоварни - умолять, занимать, красть, чтобы заполучить его.
Buzu almak için bira fabrikalarına gitmek zorundaydık -- buzu almak için yalvar, ödünç al, çal.למבשלות -- להתחנן, להשאיל, לגנוב כדי לגרום לאנשים האלה לתת לנו אותו.
Buzu almak için bira fabrikalarına gitmek zorundaydık -- buzu almak için yalvar, ödünç al, çal.إلى مصانع الجعة - نتسول، نقترض، نسرق لنجعل هؤلاء الناس يعطوننا إياه.
Buzu almak için bira fabrikalarına gitmek zorundaydık -- buzu almak için yalvar, ödünç al, çal.今は液体窒素を持参します
Canın sıkılınca gelip benimle konuşabilirsin. Ne zaman istersen omuzlarımı sana ödünç veririm.اذا كنت مستأة تعالي وتحدتي الي , سأعيرك كتفي
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Ako by povedal Carrie Fisher - (zase raz použijem jeho citát)
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Egy Carrie Fishertől kölcsönvett mondás szerint, ami -- benne van az önéletrajzomban is, de újra elmondom:
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:For at låne en frase fra Carrie Fisher, som er i min bio her; jeg smider den lige derud igen --
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:캐리 피셔의 말을 빌리자면- 제 약력 소개에도 있는데 재차 언급하는 것입니다만,
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Tomando prestada una frase de Carrie Fisher, la cual -- está en mi biografía, así que la diré de nuevo --
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Tutaj posłużę się słowami Carrie Fisher, które są w mojej notce biograficznej,
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Vorba lui Carrie Fisher, expresia este in biografia mea acolo, dar o s-o repet,
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Vypůjčím si frázi od Carrie Fischer, jež je v mém profilu, ale vytáhnu ji znovu -
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Керрі Фішер сказала таку фразу, яка є в моїй біографії в буклеті; скажу її ще раз --
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:У Кэрри Фишер есть фраза я даже вставил ее в раздел "о докладчике" в буклете, скажу ее еще раз:
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:Ще си послужа с фраза от Кери Фишър, която е -- има я в биографията ми, ще я кажа отново --
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:אם לשאול ביטוי מקארי פישר -- שמופיע גם בביוגרפיה שלי שם, אבל אזכיר אותו שוב --
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:سوف استعير عبارة من كاري فيشر ، الذي هي -- و هي موجودة في سيرتي الذاتية هناك ، أني فقط أذكرها مرة أخرى --
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:キャリー・フィッシャーはこう言っています 即席の楽しみでさえ時間がかかりすぎだと(笑い)
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Ele arranca do seu corpo a flecha, que sai resplandecente do seu fel; terrores vêm sobre ele.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.en Kni kommer ud af hans Ryg, et lynende Stål af hans Galde; over ham falder Rædsler,
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.gli uscirà il dardo dalla schiena, una spada lucente dal fegato. Lo assaliranno i terrori
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Ia kena panah, sehingga luka; ujung panah yang berkilat menembus tubuhnya, maka ketakutan meliputi hatinya
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Îşi smulge din trup săgeata, care schinteie la ieşirea din fierea lui, şi îl apucă spaimele morţii.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Izdere pšico, in pride ven iz telesa njegovega, svetlo jeklo iz žolči njegove, strahote ga objamejo.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Kihúzza és az kijön a testébõl és kivillan az epéjébõl; rettegés támad felette.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.몸에서 그 살을 빼어 낸즉 번쩍번쩍하는 촉이 그 쓸개에서 나오고 큰 두려움이 그에게 임하느니라
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.kun hän vetää ulos selästään nuolen, käy hänen sappensa lävitse miekan salama. Kauhut valtaavat hänet,
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Nó nhổ tên ra khỏi thân nó , Mũi gươm bóng ngời rút ra khỏi gan nó ; Các sự kinh khiếp hãm áp nó .
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Nó nhổ tên ra khỏi thân nó, Mũi gươm bóng ngời rút ra khỏi gan nó; Các sự kinh khiếp hãm áp nó.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Saldrá una flecha por su espalda; y la punta resplandeciente, por su hiel. Los horrores vendrán sobre él
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Vytasí meč, ale vyjde z jeho vlastného tela, a lesklá oceľ vyjde z jeho žlči, kým budú na ňom hrôzy smrti.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Той я изтръгва, и тя излиза из тялото му, Да! лъскавият й връх излиза из жлъчката му; Ужаси го обземат.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.שלף ויצא מגוה וברק ממררתו יהלך עליו אמים׃
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.جذبه فخرج من بطنه والبارق من مرارته مرق. عليه رعوب.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.他 把 箭 一 抽 、 就 從 他 身 上 出 來 . 發 光 的 箭 頭 、 從 他 膽 中 出 來 . 有 驚 惶 臨 在 他 身 上
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.他 把 箭 一 抽 、 就 從 他 身上 出來.發光 的 箭頭 、 從 他 膽中 出來 . 有 驚惶臨 在 他 身上
Çocukça ve aptalca bir şey söylersen... ..."Omzunu ödünç alabilir miyim?" gibi... ...o zaman ölürsün."Kölcsönvehetem a vállad?", akkor halott vagy.
Çocukça ve aptalca bir şey söylersen... ..."Omzunu ödünç alabilir miyim?" gibi... ...o zaman ölürsün.Αν, λες τέτοια παιδιάστικα πράγματα... "Μπορώ να δανειστώ τον ώμο σου"; Τότε είσαι νεκρή!
Çocukça ve aptalca bir şey söylersen... ..."Omzunu ödünç alabilir miyim?" gibi... ...o zaman ölürsün....حسنا اذا قلتي اشياء طفولية مثل هل يمكنني ان اضع رأسي على كتفك؟ او اي شيء طفولي فأنت ميتة
-Çocuk kitabı, değil mi? -Öyle. Çocukların ödünü koparmamak gerekir.Roikun siinä
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!Dacă vrei să salvezi copiii, trebuie să-i sperii ca naiba!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!여러분이 아이들을 구하고 싶으면, 아이들에게 잔뜩 겁을 주면되요!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!Se volete salvare i ragazzi dovete terrorizzarli!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!Si quieren salvar a sus hijos, tienes que matarlos del miedo!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!Si vous voulez sauver les enfants, vous devez leur faire peur !
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!Żeby uratować młodzież, wystarczy ją cholernie wystraszyć!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!Хотите спасти детей — нужно запугать их до чёртиков!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!אם אתם רוצים להציל ילדים, אתם צריכים להפחיד אותם למוות!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!إذا كنت ترغب في حماية الأطفال، يجب عليك أن تخيفهم!
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!とにかく怖がらせればいいんです! そのために あきれるほどの お金が費やされました
Çocukların ödünü koparmamak gerekir.-Así es. Las imágenes no deben hacer que los niños se caguen del susto.
Çocukların ödünü koparmamak gerekir. Burası öyküde şövalyenin ejderi öldürdüğü yer. Bu korkunç bir olay.Är det ett skarpt vapen?
Çocukların ödünü koparmamak gerekir. Burası öyküde şövalyenin ejderi öldürdüğü yer. Bu korkunç bir olay.Senjata itu belum aman?
Çocukların ödünü koparmamak gerekir.Godt.
Çocukların ödünü koparmamak gerekir.Não se devia pregar cagaços ás crianças.
Çocukların ödünü koparmamak gerekir.- Ne bi bilo treba tako strašiti otrok.
Çocukların ödünü koparmamak gerekir.Nemusíš ich vystrašiť na smrť.
Çocukların ödünü koparmamak gerekir.Nemusíš je vystrašit na smrt.