Bankalar gerçekten iş. Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.Estas personas opinan que los bancos consiguen dinero de ahorradores y lo entregan a prestatarios.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Claro que isto apenas funciona se os bancos estiverem disponíveis para emprestarem uns aos outros.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Naturalmente, questo sistema funziona solo se le banche sono sempre disposte a farsi prestiti incrociati.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Natuurlijk werkt dit alleen zolang de banken bereid zijn aan elkaar te lenen.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Por supuesto, esto sólo funciona si los bancos están dispuestos a prestarse entre sí.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Tämä toimii tietysti vain, jos pankit ovat halukkaita lainaamaan toisilleen.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Természetesen ez csupán abban az esetben működik, ha a bankok hajlandóak kölcsönözni egymásnak.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Tohle samozřejmě funguje, jen pokud jsou banky ochotné si vzájemně půjčovat.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Φυσικά, αυτό λειτουργεί μόνο αν οι τράπεζες είναι πρόθυμοι να δώσουν μεταξύ τους.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.כמובן, זה עובד רק אם הבנקים מוכנים להלוות אחד לשני. אם הם חושבים שיש סיכוי
Bankalar kredileri ne zaman yapmak parayı ödünç almış olanlar için ek mevduat yaratıyorlar.Όταν οι τράπεζες κάνουν δάνεια δημιουργούν πρόσθετες καταθέσεις για εκείνους που έχουν δανειστεί τα χρήματα.
Bankalar para ödünç yok.Los bancos no prestan dinero.
Bankalar para ödünç yok.Τράπεζες δεν δανείζουν χρήματα.
Bankanın diğer bankalar ve büyük emeklilik fonları ödünç.שהבנקים לוו מבנקים אחרים, או מקרנות פנסיה גדולות. אתה תמצא גם את
Barack Obama, Başkan Obama, ödünç alınmış bir süreyle bu ünvanı kullanıyor veĐiều thứ hai bạn có thể học được
Barack Obama, Başkan Obama, ödünç alınmış bir süreyle bu ünvanı kullanıyor ve버락 오바마, 오바마 대통령은, 덤으로 얻은 시간 동안만 자리에 있는 거에요.
Barack Obama, Başkan Obama, ödünç alınmış bir süreyle bu ünvanı kullanıyor veברק אובמה, הנשיא אובמה, נמצא שם על זמן שאול,
Barack Obama, Başkan Obama, ödünç alınmış bir süreyle bu ünvanı kullanıyor veباراك أوباما، أوباما الرئيس، هو هناك لمدة مستعارة من الزمن،
Barack Obama, Başkan Obama, ödünç alınmış bir süreyle bu ünvanı kullanıyor ve上院が行動を起こすのを待っているのです
Bazı giysilerini ödünç aldım.Am imprumutat niste haine de la tine.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Ho preso in prestito alcuni tuoi vestiti.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Ich hab mir ein paar Sachen von deinen Kleidern geliehen.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Ik heb wat van jouw kleren geleend.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Jag lånade några av dina kläder.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Je t'ai emprunté quelques vêtements.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Požičal som si nejaké tvoje veci.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Půjčil jsem si tvý oblečení.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Tôi mượn ít đồ của cậu đây.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Δανείστηκα απ'τα ρούχα σου.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Взех малко твои дрехи назаем.
Bazı giysilerini ödünç aldım.Позаимствовал твою одежду.
Bazı giysilerini ödünç aldım.השאלתי כמה מהבגדים שלך
Bazı giysilerini ödünç aldım..أستعرت بعضاً من ملابسك
Bazı giysilerini ödünç aldım.ハニを助けたって聞いたぞ
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Ich borge die Kinder meiner Freunde, also - (Lachen)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Ik leen de kinderen van mijn vrienden -- dus (Gelach)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Împrumut copiii prietenilor mei -- așa că... (Râsete)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)J'emprunte ceux de mes amis -- donc (Rires)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)그래서 제 친구 아이들을 빌립니다- (웃음)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Jeg låner mine venners børn, så (Latter) tag alle disse råd med et gran salt.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Kölcsönveszem a barátaim gyerekeit, úgyhogy (Nevetés) fogadják ezeket a tanácsokat fenntartással.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Pido prestados los hijos de mis amigos -- así que (Risas) tomen estos consejos con cautela.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Požičiavam si deti mojich priateľov, takže (Smiech) si vezmite moje rady s trochou odstupu.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Sposojam si jih od svojih prijateljev, zato... (smeh) ... vzemite moje nasvete z malce rezerve.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Tôi mượn con của bạn mình - vì vậy (Cười to) đừng quá để ý tới lời khuyên này.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Я позичаю дітей у своїх друзів, тож (Сміх) можете сприймати всі ці поради дещо скептично.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Pożyczam dzieci od znajomych. (Śmiech)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Půjčuji si děti mých přátel... takže (smích)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Saya meminjam anak teman saya -- jadi (Tawa)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Δανείζομαι τα παιδιά των φίλων μου -- επομένως (γέλιο)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Вземам назаем децата на приятелите си - така че... (Смях)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Я одалживаю детей у моих друзей, так что (Cмех)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)אני משאיל את ילדי חברי, אז (צחוק)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)واقتبس من أطفال أصدقائي - اذن خذوا جميع هذه النصائح مع حبة من الملح
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)(笑い) これからの話は鵜呑みにしないで下さい
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.Dans ma ville, la bibliothèque publique prête des outils.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.In meiner Stadt leiht die Bibliothek Werkzeuge aus!
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.In mijn stad kun je bij de openbare bibliotheek gereedschappen uitlenen.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.În orașul meu, sistemul de biblioteci publice dă instrumente cu împrumut!
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.Na minha cidade, o sistema de bibliotecas públicas, emprestam ferramentas.