Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Моя сестра и я уходили искать дрова начиная с 5 часов утра и возвращались домой после полуночи.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Моя сестра і я ходили у пошуках хмизу, починаючи о 5 ранку, і поверталися після полудня.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Със сестра ми ходихме за дърва, излизахме в 5 сутринта и се прибирахме след полунощ.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.אחותי ואני הלכנו לקושש עצים להסקה התחלנו בשעה 5 בבוקר וחזרנו לאחר חצות.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.كنت أذهب و أختي للبحث عن الحطب ونبدأ من الساعة الخامسة صباحاً و نعود بعد منتصف الليل
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.我同姐姐一起出去搵柴火 從清晨五點開始 一直到凌晨先返返屋企
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.朝5時に出かけ 戻りは夜中でした 食べ物を探しては 町を さ迷い歩きました
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneChị ơi, cho em mượn nó hôm chủ nhật nhé
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneKak, saya pinjam nanti hari Minggu ya?
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç versene나 일요일에 한번만 빌려주라
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneNoona, add kölcsön nekem Vasárnap!
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneNoona (isosisko), anna minun lainata tätä sunnuntaina.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneNoona, kann ich sie mir am Sonntag leihen?
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneNoona, nech mě si to v neděli půjčit.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneNoona (sorella maggiore), prestamela domenica
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneNuna, ik wil dit zondag lenen.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneSestra, posodi mi to v nedeljo.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneSestra, požičaj mi to na nedeľu.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneSiostra, pożycz mi to na niedzielę.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneSoeur, laisse-moi le prendre le samedi.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneSora, lasa-ma sa-l imprumut duminica.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneSyster, låt mig låna den på söndag.
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneΑδερφουλα ασε με να το δανιστω την Κυριακη
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneСестра, дашь мне её поносить в воскресенье?
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneאחותי תתני לי לשאול אותו ביום ראשון?
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneأختي, دعيني أستعيره يوم السبت
Abla, Pazar günü bunu bana ödünç verseneジャンディ こういう服を着たときには
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Em có thể mượn cái này chỉ một lần không ạ?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Kan ik voor alleen deze keer lenen?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Kan jag låna den här bara för denna gågn?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Kann ich mir das vielleicht für dieses eine Mal ausleihen?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?이거 한번만 빌려 주시면 안 되십니까?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Moge to pożyczyć tylko ten jeden raz?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Môžem si to požičať?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Můžu si tohle projednou půjčit?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Posso prenderlo in prestito per stavolta?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Pot sa va imprumut scuterul?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Puis-je vous emprunter cela juste une fois ?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Μπορώ να δανείσω αυτό για μια φορά;
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Може ли веднъж да ми услужите с това?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?Нельзя ли мне на один разочек одолжить вот это?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?אני יכול להשאיל את זה רק הפעם?
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?هل أستطيع اقتراض هذا فقط لمرة واحدة؟
Acaba siz benim icin bir kereligine ödünc para verebilir misiniz?こ・・・これを?
Açığa satış yapabilmek için, önce bu hisse senedini ödünç almanız gerekiyor.A okamžitě ty akcie prodáte, o kterých ani nevíte, prodáte akcie vypůjčené od někoho jiného.
Açığa satış yapabilmek için, önce bu hisse senedini ödünç almanız gerekiyor.つまり、その株式を所有している他の誰から借りるということになりますが、
Açığa sattınız, hisseleri başkasından ödünç aldınız ve 50 $'a sattınız ve hissenin fiyatı gerçekten düştü.A pak akcie klesnou až na 20, tolik si myslíte, že mohou klesnout. Potom ty akcie koupíte zpátky.
Açığa sattınız, hisseleri başkasından ödünç aldınız ve 50 $'a sattınız ve hissenin fiyatı gerçekten düştü.実際に株価が下がった場合、例えば、かなり極端なケースですが、$20まで下がったとしましょう。
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Devo restituire una cosa presa in prestito dal colonnello.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.He vuelto para devolverle al coronel algo que me prestó.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Jag måste återlämna nåt till översten.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Jeg skal aflevere noget til obersten.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Muszę coś oddać pułkownikowi.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Tulin palauttamaan jotakin everstiltä lainaamaani.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Vim devolver algo que pedi emprestado ao coronel.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Γύρισα για να επιστρέψω κάτι στον συνταγματάρχη.
Albaydan ödünç aldığım bir şeyi geri vermeye geldim.Я пришёл вернуть то, что позаимствовал у полковника.
Ama bunu ödünç alıyorum.Pożyczę to.
Ama bunu ödünç alıyorum.Vypůjčím si tohle.
Ama bunu ödünç alıyorum.そしてあなたは、Salちょっと待って、それは意味をなさないと、 あなたは言うでしょう。