Odun yongası ısı merkezi Mertingen'deki tesisi (Almanya) enerjiyle destekler.Một nhà máy nhiệt điện dùng vụn gỗ sinh nhiệt cung cấp năng lượng cho nhà máy tại Mertingen (Đức).
Her gün 22:00'a kadar kitap ödünç verilebilmektedir. ^Năm cổng vào vẫn bị khóa mỗi ngày vào lúc 22:00.
Odunu yumuşaktır.略称は仮設。
Yakıt olarak odun ve kömürün kullanıldığı dönemde gece başlayarak sabaha kadar yavaş yavaş pişirilirdi.調理用の燃料として薪や石炭が用いられていた時代には、夜に調理を始め、翌朝までじっくり加熱を続けた。
Müzik kitabını da ödünç verir.音楽配信もされる。
Odunu sert ve dayanıklıdır bu yüzden demiryolu travesi yapımında kullanılır.単純で強度があり、鉄道橋で使用される。
Ayrica koyun bir diğer gelir kaynagida odunculuktur.かんむり座とは別の星座である。
Kütüphaneden ödünç kitap almak için üyelik gerekmektedir.図書館 図書の貸し出しが可能。
Maden eritmede kullanılan odun kömürünü de kendileri üretmiştir.ミネラル入りの砂で作った砂かけおにぎりも食べさせている。
Bu sırada odun kömürleşir.^ 当時は木製。
Büyük olasılıkla Yunanca ὄρυξ sözcüğünden ödünç alınmıştır.これはギリシア文字χから取られたものである。
Giles, bir cadı konseyinden ödünç büyü almıştır.ルターは魔女裁判を支持していた。
29 yaşındaki oduncu Meng Zhaoguo bir gün tarlasında çalışmaktadır.2歳年が離れた兄のYeóryios Tsákonasも陸上競技選手。
Kanonun adının ödünçleme çevirisi "Kıçımı yala"dır.名の「ちづる」の漢字表記は「千鶴」。
Larvaların diri odun içerisinde açtıkları yolların çapı 2–3 mm kadardır.成木の葉には長さ2-3mmになる葉柄がある。
Genellikle elde edilen odunların ağırlığını öğrenmek için Karamandere Meydanı'nda bir kantar bulunmaktadır.コナラを中心とした広葉樹林によく生える。
Bu delikler odunun istilasını gösterir.装丁は岸顯樹郎。
Bir tefeciden ödünç para alsaydın bir aptal olurdun.高利貸しからお金を借りるのは馬鹿だよ。
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.漢賽爾與葛麗特是一個貧窮伐木工人的小孩。
Odunu yumuşaktır.秉心柔顺。
Ayrica koyun bir diğer gelir kaynagida odunculuktur.盧達溫泉也是一座帶有藥效的溫泉。
Neil anılarda gezinebilen aleti çalar veya ödünç alır.九巴擬向獲選展出的文物捐贈或借出者致送紀念品。
Ayrıca odun kesiminden gelen ücretler ek gelir sağlamaktadır.此外,木材可以更容易資源回收。
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.他的养父Ture Melander (1926–2003) 是一个伐木工人和工厂的工人,养母Iris Melander担任卫生随访员。
Çin'den ise Siyaset Enstitülerini ödünç aldı.哥倫比亞坚持一个中国政策。
Aynı zamanda germen dillerinden de birkaç kelime ödünç alınmıştır.一些凯尔特语的词汇被日耳曼语借用。
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.헨젤과 그레텔은 가난한 나무꾼의 아이들이다.
Ayrica koyun bir diğer gelir kaynagida odunculuktur.유자구(有資具)은 유구(有具)의 다른 말이다.
Babası bir odun tüccarıydı (sonra diğer ürünlerin tüccarlığına geçti) ve annesi kütüphane görevlisiydi.그의 부친은 부유한 목재 상인이었고, 후에 다른 상품들로 진출하였으며 모친은 도서관원이었다.
Adam, yalan söyleyip, arabayı kendi rızasıyla ödünç verdiğini söyler.그러자 아귀는 자신에게 구땡을 줬고 정마담에게 장땡을 주면서 자신의 돈을 잃게 했을 것이라고 단정지어 말한다.
Kelimesel olarak ödünç almalar dar anlamda ödünç kelimeler ve yabancı kelimelerdir.특정 단어를 빌려온다는 뜻은 차용언어나 개념을 빌려와 언어간에 적용함이다.
Görünüş olarak ödünç alma özel bir durumu oluşturur.보루를 별 모양으로 배치한 것이 특징이다.
Odunları hafif ve yumuşaktır.잎은 얇고 부드럽다.
Her gün 22:00'a kadar kitap ödünç verilebilmektedir. ^꿈꾸라라는 별칭을 가지고 있으며, 매일 오후 10시부터 자정까지 2시간 동안 진행됐다.
Çin'den ise Siyaset Enstitülerini ödünç aldı.대한민국은 중국에 특사관을 설치하였다.
Müzik kitabını da ödünç verir.음악 차트 서비스 또한 제공하고 있다.
Kütüphaneden sık sık kitap ödünç alırım.나는 도서관에서 종종 책을 빌린다.
Japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.אוצר המילים של היפנית מושפע מאוד ממילים משפות אחרות.
'Yetenekliler ödünç alır, zekiler çalar.'"אמנים טובים שואלים {borrow), אמנים מעולים גונבים".
Yedi küçük zenci odun kırdı, biri kendisini kesti, kaldı altı.שבעה כושים קטנים ביקעו עץ למדורה, אחד קיצץ עצמו לחצאים ונשארו שישה.
Tandırda mangal kömürü, odun gibi yakacaklar kullanılır.נוהגים לשרוף במדורות קליפה של עצים עתיקים הנשרפת כמו פחם.
Şarkı müzik aranjmanını büyük ölçüde John Barry'nin "You Only Live Twice" parçasından ödünç alıyor.השיר מכיל בחלקו נעימת רקע שמופיעה גם בשיר You Only Live Twice של ג'ון בארי.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.עמי ותמי הם ילדיו של חוטב עצים עני.
Köy geçimini odunculuk ve turizm ile sağlar.כך אנשים מודעים למה שקורה בעולם ובנוסף, לאפשרויות תעסוקה ותיירות.
Kadının cesedini ölülerin yakıldığı odun yığınıyla ateşe verir.וזאת על מנת למקסם את כמות הגופות שתישרף בשעה.
Ödünç aldığı 16 mm'lik bir film kamerasında alıştırma yaparak sinema kameramanlığını kendi kendine öğrenmişti.את הסרט הוא צילם באמצעות מצלמה מושאלת מסוג 16 מ"מ, האופיינית לסרטים דלי תקציב, שאותה אחז בידו במהלך הצילום.
Birçok gelişmiş ülkede yakıt olarak odun ve zirai atıklar kullanılmaktadır.עם זאת, במדינות רבות עדיין משמשת שריפת עץ כצורת חימום.
Bu halkalar, ağacın enine büyüyerek yaptığı odun tabakasıdır.נבל הוא כלי עץ שאוגר בתוכו מאמצים חזקים ביותר.
Görünüş olarak ödünç alma özel bir durumu oluşturur.את הוקרתו למצילו הביע קולאו בדרך מיוחדת.
Bitki fizyolojisi bile, bu türlerden bazı fikirleri ödünç alır..גם הפיזיולוגיה של הצמחים שואלת כלים משני שדות מחקר אלו.
Odunpazarı konutları genelde iki tip olarak yapılanmıştır.מספרים מרוכבים מיוצגים בדרך כלל בשתי צורות.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.Хензел и неговата сестричка Гретел са деца на беден дървар.
Kütüphaneden ödünç kitap almak için üyelik gerekmektedir.Книгите могат да бъдат вземани назаем от библиотеки.
Odun, demir ve taş ilgili binalarda üretilir: Odun İmalathanesi, Demir Madeni ve Taş Ocağı.Дървото, желязото и камъкът се добиват в съответните сгради: Дърводелница, Мина за желязо и Каменна кариера.
Sözcük Gallo-Romanca konuşan topluluklar tarafından alınıp Almancaya ödünç verilmiş olmalıdır.Френският е романски език, който се е развил от гало-романските диалекти, говорени в Северна Франция.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Почвите са меки, песъчливи.
Odun dalları bunlardan çıkar.В тях се използват дървени подпори.
Halk fakir olduğu için, yemek pişirmek için ihtiyacı olduğu odunu satın alamamaktaydı.Od privatne imovine imali su samo kravu koju su morali prodati jer je nisu imali čime hraniti.
Önceden hazırlanan meşe dalı odunlar ocakta yakılır.Tada čuju pilu koja je upaljena prije vremena.
Odun yongası ısı merkezi Mertingen'deki tesisi (Almanya) enerjiyle destekler.Toplana na piljevinu snabdijeva energijom tvornicu u Mertingenu (Njemačka).