Ana içeriğe geç
Sözlük

ödün ile cümle

ödün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ali Baba ise fakir bir kadınla evlenerek odunculuk yapar.Tymczasem Ali Baba, który poślubił kobietę ubogą, szybko znalazł się w nędzy.
Mangal yakıtı olarak genellikle odun, kömür ve odun kömürü kullanılır.Jako czynnik grzewczy wykorzystywany jest głównie węgiel lub drewno.
Çin'den ise Siyaset Enstitülerini ödünç aldı.Zajął się badaniem systemu politycznego w Chinach.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Drewno jest miękkie i lekkie.
Kilden (belki odunla sağlamlaştırılmış) duvarlarla korunur ve Roma büyük ihtimalle burada kurulmuştur.Cokół stanowi antyczne spolium, sprowadzony został z Rzymu, prawdopodobnie była to podstawa posągu.
Kütüphaneden ödünç kitap almak için üyelik gerekmektedir.Przygotowywała zestawienia książek do zakupu przez biblioteki.
Türlerin çoğu ağaç kabuğunda ya da odununda yaşar.Większość gatunków z tej drugiej grupy występuje na martwym drewnie lub starych drzewach.
Fakat Doss inancından ödün vermez.Dafnis nie wierzy w swoje szczęście.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.De små barnen Hansel och Gretel blir övergivna ute i skogen.
Kütüphaneden ödünç kitap almak için üyelik gerekmektedir.Det är gratis att låna på biblioteket.
Ayrica koyun bir diğer gelir kaynagida odunculuktur.Åkeforsån (Åkforsån) är en del av Nyköpingsån.
Halkı bahçıvan, oduncu ve balıkçıdır.Han är fångstman, fiskare eller timmerman.
Nadir bir kuş olup olgun ormanlar ile bol cansız odunlara ihtiyaç duyarlar.Det finns gott om fågelarter som kräver gamla skogar.
Birçok gelişmiş ülkede yakıt olarak odun ve zirai atıklar kullanılmaktadır.I många länder avverkas och kvistas träden fortfarande manuellt med motorsåg.
(1942) Sünnice Dağlarında Oduncular, 54x65 cm.(Jämför standardavstånd på mountainbikes 40–42 cm.)
Bu tür bileşikleri zeytinyağının odun külü ile beraber kaynatılması sonucunda elde etmişlerdir.Namnet kommer efter att deltagarna smörjer in sig med olivolja.
Odun veya tahta, ağaçların gövdelerini ve dallarını meydana getiren sert bir maddedir.Trädkult (eng. tree worship, ty. baumkult) är kulter vid eller helighållande av träd.
Odunları büyük halkalı traheli gruba dahildir.Heavy spelar än med skogsmetallbandet Dökött.
Çok değerli odunları vardır.Має цінну деревину.
'Yetenekliler ödünç alır, zekiler çalar.'«Жебраки просять милостиню, злодії крадуть, повії гуляють».
Yakın zamana kadar yapılmayan odun kömürü imalatı tekrar yapılmaya başlamıştır.Промислове видобування нетрадиційної нафти почалось порівняно недавно.
Odun, demir ve taş ilgili binalarda üretilir: Odun İmalathanesi, Demir Madeni ve Taş Ocağı.Дерево, залізо і камінь видобуваються в спеціальних будівлях: Лісопильня, Залізна шахта і Кам'яний кар'єр.
Bu durum kamu politikası kararlarını ödün vererek tehlikeye atmaktadır.Це ставить під загрозу рішення державної політики.
Tanrı'ya sadakatinden ödün verdi ve altar'da Tanrı için buhur yaktı.Аллах піддав його випробуванням, віддавши у владу Шайтану.
Her gün 22:00'a kadar kitap ödünç verilebilmektedir. ^В ефірі — щодня о 22.00.
Odunu değerli değildir.Харчової цінності не має.
Bu halkalar, ağacın enine büyüyerek yaptığı odun tabakasıdır.За легендою, він власноруч садив тут дерева.
Kışın ısınmak için evlerde odun ve kömür yakılır.Для печі в хаті на зиму заготовлялися дрова, рідше вугілля.
Samurayın cesedini de günler sonra ormanda oduncu bulmuştur.Існує легенда, що одного разу в лісі на нього напали самураї.
Önceden hazırlanan meşe dalı odunlar ocakta yakılır.Спеціалізовані пожежні сокири досі уживаються у пожежогасінні.
Banka ona 500 dolar ödünç verdi.Банк позичив їй 500 доларів.
Bu odun yanmaz.Це дерево не буде горіти.
Bu CD'yi ödünç alabilir miyim?Чи можна мені позичити цей диск?
Eğer paranı arkadaşına ödünç verirsen, paranı ve arkadaşını kaybedersin.Позичаючи гроші другові, ти втрачаєш і гроші, і друга.
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.Pěstounský otec Ture Melander (1926–2003) pracoval jako dřevorubec a posléze tovární dělník.
Başkalarının kalemini ödünç istemesinden hoşlanmıyor.Nemá rád odsuzování druhých lidí.
Ödünlemeye neden olan temel etken bireyde olan eksiklik ve yetersizliklerdir.Obojí se samo osobě blíží nezbytnému a nedostatečnému.
Ormandan elde edilen ürünler odun ve odun dışı olarak sınıflandırılır.Materiál získaný těžbou se nazývá dříví a ne dřevo.
Odunlarında reçine kanalı yoktur.Dřevo nemá pryskyřičné kanálky.
İnşaatında ana madde olarak odun kullanılmıştır.Jako konstrukční materiál bylo převážně použito dřevo.
Odunlaşmış uzun hücrelerdir.Tvoří dlouhé přímé řetězce.
Eksenleri yerin üstünde ve bazen kısmen odunlaşmıştır.Jeho dílo je vyřezávané a někdy i částečně spálené.
Yakacak odun üretimi, çubuk üretimi ve maden direği üretimi amaçlı kurulan baltalıklardır.Jde o pozůstatky těžby hlíny pro stavební účely, výrobu keramiky a podobně.
Çoğu kütüphane, belirli makalelere erişim sağlayan kütüphanelerarası ödünç alma sistemine bağlıdır.Mimo jiné knihovna nabízí půjčování laptopů.
Ateş yapının üzerinde yakılıyor, alt kısım odun koymak için kullanılıyordu.Oheň se zapaloval v horní polovině konstrukce, klenba pod ní složila k uchovávání dřeva.
Odun boruları demetlerinde 20 metreye kadar etkilidir.Jedno rameno stroje zasahuje až 20 m do porostu.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Dřevo je lehké a měkké.
Bu, barış için toprak ödünü vermektir."Dumnezeu să păstreze pământurile lor aliate!"
Yedi küçük zenci odun kırdı, biri kendisini kesti, kaldı altı.Şapte negri mititei despicau surcele groase; Unul s-a tăiat în două şi-au rămas doar şase.
Kütüphaneden ödünç kitap almak için üyelik gerekmektedir.Permite efectuarea de împrumuturi pentru cititorii înscriși la bibliotecă.
Odunlarda rastlanan kurtçukların büyük kısmı bu familyaya aittir.Cele mai multe specii comestibile de stridii sunt în această familie.
Kitaplar satın alınabildiği gibi ödünç de alınabilmektedir.Aceste produse pot fi accesate și cumpărate cu ajutorul cărții de credit.
Odun köftesi, kirazı ve üzümü ile meşhurdur.Este un arbore fructifer înrudit cu mărul și părul.
Odunu sert ve ağırdır, 100 sene yaşar.Trăiește mult, ajungând chiar până la 100 de ani.
Ben onu ne kadar uzunlukta ödünç alablirim?Pentru cât timp îl pot împrumuta?
Sedir ağacı odunundan çözücü ve ultrasonikasyon ile kolayca ekstrakte edilebilir.[7]Poate fi extras cu ușurință din lemn de cedru cu solvent și ultrasonicare.[2a]
Yedi küçük zenci odun kırdı, biri kendisini kesti, kaldı altı.Hét kicsi néger tűzifát aprít, gyújtóst hasogat, Egyik magát vágta ketté, s már csak hat maradt.
Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.A tönkje túlságosan rostos a fogyasztáshoz.
Grimm Kardeşler'in masalının ilk baskısında oduncunun eşi üvey anne değil annedir.A Grimm fivérek első kiadásában a mese gonosztevője Hófehérke féltékeny anyja, tehát nem a mostohája.
Kelimesel olarak ödünç almalar dar anlamda ödünç kelimeler ve yabancı kelimelerdir.Főképpen idegen szavaknál, vezetékneveknél és rendkívüli szavaknál használatos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod