Yan çeperleri trakelerdeki gibi odunlaşmıştır.Those on dries were lapping as quick as those on wets.
1990’lı yılların ortasında Bradbury yakacak odun keserken sağ bacağını yaraladı.In the mid-1990s, Bradbury accidentally hit his leg while chopping firewood.
Ayrica koyun bir diğer gelir kaynagida odunculuktur.Hoarding wealth feeds one beast, and squandering it satiates the other.
Kükürtsüz barutlar genellikle 70.5 kısım güherçile ve 29.5 kısım odun kömürü içerir.They typically contain 70.5 parts of saltpeter and 29.5 parts of charcoal.
Çok zayıflayan Çekoslovakya Çek olmayan halka büyük ödünler vermeye zorlandı.The greatly weakened Czechoslovak Republic was forced to grant major concessions to the non-Czechs.
Hem yakılacak odunların deposu olarak hem de hamamın ısıtılması için kullanılır.It is both used for the storage of firewood and for the heating of hammam.
Kadının cesedini ölülerin yakıldığı odun yığınıyla ateşe verir.Who shall gather the smoke of the dead wood burning?
Hammaddeler herhangi bir yerde bulunan odun kaynağı veya maden kaynağından elde edilecek kaynaktır.They are city birds that you can find in every tree or every corner."
Darkspore, Spore'dan yaratık düzenleme teknolojisini ödünç alan bir video oyunudur.Darkspore was a video game that borrowed creature editing technology from Spore.
Bu dönemde tüm yüksek fırınlarda yakıt olarak odun kömürü kullanılmıştır.In all stages solid fuel was used.
Bunlardan birini Zümrüdüanka Yoldaşlığı hareketi sırasında Sturgis Podmore'dan ödünç almıştır.One of these was borrowed by Sturgis Podmore in the course of work for the Order of the Phoenix.
Bu ocaklar hala odunla ya da kömürle yakılıyordu.These stoves were still fired with wood or coal.
Melina, Wilson'ı oduncu maçında yendi.Melina defeated Wilson in a Lumberjill match.
Fontan ödünç bisiklet bulmak için kapı kapı dolaştı.Fontan went house to house, looking for a bike to borrow.
Bunlardan birisi şöyledir: Bir gün, dergahın mutfağında yemek pişirmek için odun kalmamıştır.That is, once there was a Cow, which didn't give milk to her owner in the cowshed.
Barbekü, genellikle füme et ve etleri odun veya odun kömürü üzerine içerek dışarıda yapılır.Barbecuing is usually done outdoors by smoking the meat over wood or charcoal.
Firavun yine ödün vermedi.But Pharaoh remained stubborn.
Odunu ağır ve serttir bu yüzden alet yapımı ve bina inşaatı çalışmalarında kullanılır.The wood is heavy and hard, and is used for tools and building constructions.
Çin'den ise Siyaset Enstitülerini ödünç aldı.Peranakan Chinese Politics in Indonesia.
Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.The building is too solid to be pulled down.
Sivil, askeri ve yabancılardan ödün vermek üzere üç değişkeni de temel tasarım paylaştı.All three variants, civilian, military and for award to foreigners shared the basic design.
Odunpazarı Evleri ^ GörünümüForgotten Houses.
Kitaplar satın alınabildiği gibi ödünç de alınabilmektedir.Links to where books can be purchased or borrowed are also provided.
İnşaatında ana madde olarak odun kullanılmıştır.The area is noted for using wood as its principal building material.
Filmin hafta sonu açılışının başarısından sonra Deadpool'un yazarlara ödünç verildiği açıklandı.It is assumed that by the film's end, Deadshot is a free man.
ODUNCULUK İŞİ YAYGINDIR. nilüfer belediyesine baglıdır.Gökçen Denkel plays for Nilüfer Belediyespor.
Diğer bir uçak test, araştırma ve geliştirme amaçlı kullanılmak üzere Boeing'e ödünç verilmiştir.One aircraft was provided to the RAF for testing and evaluation.
Oduncu da eniştesinin iki odalı evini göstermiştir.The lumberjack then showed Filiz the two bedroom house of his brother-in-law.
Yemek yapma terimleri de sıkça Yunanca kaynaklardan ödünç alınmıştır.Earthenware often used Greek models.
Her adada odun kampı ve bir lüks kaynak (üzüm, kristal, mermer, sülfür) bulunmaktadır.The underparts, rump and the insides of the legs are all white.
Vahşi bir kinaye ödünç Doğa ve Hakikat yalnızca yeterince yakın yaşadı onları.As if only the savage dwelt near enough to Nature and Truth to borrow a trope from them.
Her insan, bir odun yığını bakar. sevgi türüdür.Every man looks at his wood-pile with a kind of affection.
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >And with us by the unequal light of the old wood fire talked." >
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.The Cobden
Telefonunu ödünç alabilir miyim?Could I borrow your phone?
Bu irtifada suyun kaynaması için... ...çok fazla odun gerekiyor.It needs a lot of wood because it takes much longer to boil at this altitude, which is 12,250 feet.
-Onu biraz ödünç alıyorum! -Tamamdır!- I'll take him for a moment!
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.And inside it's got an 800-pound robot arm that I borrowed, (Laughter) from a friend.
Değinmek istediğim nokta bu. Hükümet sizden 100 dolar ödünç alırsa.So if I had $100, what would that be worth in 1 year?
Fikirlerden ödün vermeden de biliminizi anlatabilirsiniz.You can clearly communicate your science without compromising the ideas.
Ve bu kitapları ödünç verdiğiniz için de teşekkürler.Thank you for these books too.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.And I think part of that is that they never delegated understanding.
Bunları neden ödünç almasın?Why not borrow these items?
Ama Cindy bunları kimden ödünç alacak?But who will Cindy borrow from?
Bunu para ödünç alarak yapabilir, yani borçlanarak.It can do it by borrowing money, which is debt.
Sınavlarda oturmak gibi şeylerden ödünç aldığı bir senaryo.It's a script in which she's borrowed from things like sitting in exams.
Sizin Saraydan ne zaman bişey ödünç almıştım? tabii ki ödünç alınmamıştı!When did I borrow anything from your palace? Of course it's not borrowed!
Hiçbir zaman birisinde bişey ödünç almazsın! onu çaldın !You never borrow anything from anyone! You stole it!
Bugün onu ödünç almak isterim.I'd like to borrow it today.
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.They use groundwater heated by firewood.
Odun taşırken yere yığılıp... ...oracıkta can vermiş.She collapsed while carrying firewood... and passed away.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Then, out of the blue... she asked me to help her with the firewood.
-Öyle. Çocukların ödünü koparmamak gerekir. Burası öyküde şövalyenin ejderi öldürdüğü yer.Is that a hot weapon?
Ve son olarak,akıllı mühendislik ve birazda ödün vermek suretiyleAnd lastly through compromise and clever engineering
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.Well no, 53 is not larger than 54. And because 53 is not larger than 54, let's borrow.
Sol tarafa baktığımda, burda bir 0 var, 0'dan nasıl ödünç alabiliriz?14 - 5 is 9. 8 - 7 is 1. Hopefully you found that pretty straightforward.
Bu ödünü koparýyor, deđil mi?Yeah, it scares the crap out of you, doesnt it?
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Of course, this only works if the banks are willing to lend to each other.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.If they think that the other banks might not repay them, then they'll refuse to lend.
Bu demektir ki artık birbirlerine ödünç vermek gerekir.This would mean that they no longer need to lend to each other.