ödünç ile cümle

ödünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ihtiyacı olan parayı başka birinden ödünç almış olabilir.Tom might have borrowed the money he needed from someone else.
Bana yarın için arabanı ödünç ver.Lend me your car for tomorrow.
Ben oduncu olmak istiyorum.I want to be a lumberjack.
Tom'un ihtiyacım olan parayı ödünç vereceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will lend me the money I need?
Tom almaması gerektiğini bilmesine rağmen bir tefeciden ödünç para aldı.Even though Tom knew he shouldn't, he borrowed money from a loan shark.
Tom'un bana biraz ödünç para verebileceğini umuyordum.I was hoping Tom could lend me some money.
Arabanı ödünç alıp alamayacağımı merak ediyordum.I was wondering if I could borrow your car.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.I'd never borrow anything of yours without asking first.
İhtiyacımız olan parayı bize ödünç verecek birini bulmakta güçlük çekiyoruz.We're having difficulty finding someone who'll lend us the money we need.
Tom ve Mary ödünç aldıkları parayı geri ödeyemedi.Tom and Mary couldn't pay back the money they owed.
Tom Mary'nin onun ona ödünç verdiği parayı iade etmesini istedi.Tom asked Mary to return the money that he had lent her.
Tom ödünç aldığım parayı iade etmemi istedi.Tom asked me to return the money I had borrowed.
Tom bankadan bir sürü ödünç para aldı.Tom borrowed a lot of money from the bank.
Tom hafta sonu Mary'nin arabasını ödünç aldı.Tom borrowed Mary's car over the weekend.
Tom Mary'den ödünç para aldı.Tom borrowed money from Mary.
Tom bizden biraz ödünç para aldı.Tom borrowed some money from us.
Tom benden üç yüz dolar ödünç para aldı.Tom borrowed three hundred dollars from me.
Tom sık sık benden ödünç para alır.Tom often borrows money from me.
Tom'un muhtemelen sana ödünç verebileceği fazla bir kalemi vardır.Tom probably has an extra pencil he could lend you.
Ne borçlu ne de ödünç veren ol!Neither a borrower nor a lender be!
Tom bana arabamı ödünç alıp alamayacağını sordu.Tom asked me if he could borrow my car.
Ben bir testere ödünç alabilir miyim?Could I borrow a saw?
Bana biraz ödünç para verir misin? Sadece üç dolara ihtiyacım var.Could you lend me some money? I just need three dollars.
Tom ihtiyacım olan parayı bana ödünç verdi.Tom lent me the money I needed.
Ağabeyim bir tefeciden ödünç para aldı.My older brother borrowed money from a loan shark.
O kitabı okumayı bitirdiysen onu ödünç almak istiyorum.If you're finished reading that book, I'd like to borrow it.
Eğer bu kitabı okumayı bitirdiysen, onu ödünç almak istiyorum.If you're finished reading that book, I'd like to borrow it.
Yastığını ödünç aldım.I borrowed your pillow.
Senin kazaklarından birini ödünç alabilir miyim?Can I borrow one of your sweaters?
Tom Mary'den o kadar çok ödünç para almamalıydı.Tom shouldn't have borrowed so much money from Mary.
Tom bana ödünç para verecek kadar cömertti.Tom was generous enough to offer me a loan.
Afedersin, bir kalem ödünç alabilirmiyim?Excuse me, may I borrow a pen?
Sen Tom'a hiç ödünç para vermemelisin.You shouldn't lend Tom any money.
Senden biraz para ödünç almam gerekiyor.I need to borrow some money from you.
Sana ödünç verdiğim kameraya ne oldu?What happened to the camera I lent you?
Kendi arabanı satın almak için yeterli para kazanıncaya kadar arabamı ödünç alabilirsin.You can borrow my car until you make enough money to buy your own car.
Anneme biraz ilaç satın almak için biraz para ödünç almam gerekiyor.I need to borrow some money to buy some medicine for my mother.
Gri takımını ödünç alabilir miyim?Could I borrow your gray suit?
Tom yanındaki bütün parayı Mary'ye ödünç verdi.Tom lent Mary all the money he had on him.
Tom ödünç aldığı tüm parayı geri ödedi.Tom has paid back all the money he borrowed.
Tom benden ödünç aldığı parayı geri ödedi.Tom paid back the money he owed me.
Öğle yemeği için paraya ihtiyacın olursa sana biraz ödünç vereceğim.If you need money for lunch, I'll lend you some.
Tom'a arabasını ödünç almam gerektiğini söyle.Tell Tom I need to borrow his car.
Tom'a arabanı ödünç alabileceğini söyledin mi?Did you tell Tom he could borrow your car?
Tom arabanı ödünç alması gerektiğini sana söylememi istedi.Tom wanted me to tell you he needs to borrow your car.
Ben çalmadım. Sadece izin olmadan ödünç aldım.I have not stolen it. I simply borrowed it without leave.
Ben onun sana bir kitap ödünç vereceğine eminim.I'm sure he will lend you a book.
Bisikletini bana ödünç verdi.She lent me her bicycle.
Yarın bana ödünç verdiğin haritayı iade edeceğim.Tomorrow I am going to return the map that you lent me.
Bir cetvel ödünç alabilir miyim?May I borrow a ruler?
Benden bir kitap ödünç aldılar.They borrowed a book from me.
Ona biraz ödünç para verebilir misin?Can you loan her some money?
Bana üç bin dolar ödünç verir misin?Could you lend me three thousand dollars?
İstediğin tüm parayı sana ödünç vereceğim.I'll loan you all the money you want.
Lütfen bana on sent ödünç ver.Please lend me ten cents.
Ödünç alabileceğim büyük bir kâseniz var mı?Do you have a big bowl I can borrow?
Bir kalem ödünç alabilir miyim?Can I borrow a pen?
Onu ödünç alabilir miyim?Can I borrow it?
Telefonunu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your phone?
Araç telefonunu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your phone?

İlgili Sayfalar