ödünç ile cümle

ödünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
En son ne zaman arabanı ödünç verdin?When was the last time you lent your car?
Tom'a Almanya hakkında bir kitap ödünç verdim.I lent Tom a book about Germany.
Bu kütüphaneden kitap ödünç alıyor musun?Do you borrow books from this library?
Sana bu sözlüğü ödünç vereceğim.I will lend you this dictionary.
Biraz para ödünç almam gerekiyor.I need to borrow some money.
Sana bu parayı ödünç verdiğime beni pişman etme.Don't make me regret lending you this money.
Ben o cümleyi Tamara'dan ödünç aldım.I borrowed that sentence From Tamara.
Tom bana bir DVD ödünç verdi.Tom loaned me that DVD.
Tom arabamı ödünç alan kişi değil.Tom is not the one who borrowed my car.
İstediğin herhangi bir zaman arabamı ödünç alabilirsin.You may borrow my car anytime you want to.
Hala benim Tom'un senin bisikletini ödünç almasına izin vermemi ister misin?Do you still want me to let Tom borrow your bicycle?
Ödünç alabileceğim bir çim biçme makinen var mı?Do you have a lawn mower I could borrow?
Ödünç alabileceğim bir elektrikli testeren var mı?Do you have a chain saw I could borrow?
Onu sadece ödünç aldım.I just borrowed it.
Onu az önce ödünç aldım.I just borrowed it.
Tom'a Mary'nin onun mandolinini ödünç almak istediğini söyledim.I told Tom Mary wanted to borrow his mandolin.
Tom sana biraz ödünç para verdiği için şanslısın.You're lucky Tom lent you some money.
Bu öğleden sonra arabanı ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow your car this afternoon.
Yaklaşık üç yüz bin dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred thousand dollars.
Bana ödünç verdiğin parayı sana geri ödeyemiyorum.I can't pay you back the money you lent me.
Arkadaşlardan asla para ödünç almamayı öğrendim.I've learned never to borrow money from friends.
Arkadaşlardan para ödünç almaktan daha iyisini biliyorum.I know better than to borrow money from friends.
Bir saat için arabanı ödünç almak istiyorum.I want to borrow your car for an hour.
Arabanı ödünç almak için izin istiyorum.I'd like permission to borrow your car.
Sormadan Tom'un arabasını ödünç almak istediğinden emin misin?Are you sure you want to borrow Tom's car without asking?
Tom'un yeni evinin resimlerini çekmek için kameranı ödünç almak istedim.I wanted to borrow your camera to take pictures of Tom's new house.
Kesinlikle yapmak istemediğin bir şey Tom'dan ödünç para almaktır.One thing you definitely don't want to do is borrow money from Tom.
Bana ödünç para verirsen sana minnettar olurum.If you loan me money, I'll be grateful to you.
Pembe kalemini bana lütfen ödünç verebilir misin lütfen?Could you lend me your pink pen, please?
Bana biraz ödünç para verirsen bunu gerçekten takdir ederim.If you could loan me some money, I'd really appreciate it.
Kütüphaneden üç kitap ödünç aldım.I borrowed three books from the library.
Ben bu kalemi ödünç alabilir miyim?Can I borrow this pen?
Bir iyilik olarak bana arabanı ödünç verebilir misin?Can you lend me your car, as a favor?
Lütfen bana sözlüğünü ödünç verir misin?Could you please lend me your dictionary?
Ödünç aldığım bıçağı iade ettim.I returned the knife that I borrowed.
Tom'un beyzbol eldivenimi ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my baseball glove.
Onu ödünç aldım.I borrowed it.
Bana 30 peso ödünç verdi.He lent me 30 pesos.
Anglo Saksonlar başka dillerden sözcükler ödünç alarak dili zenginleştirdiler.The Anglo-Saxons enriched the language by borrowing words from other languages.
Ona ödünç verdiğin parayı geri ödedi mi?Has he paid back the money you lent him?
Onu ödünç almama izin ver.Let me borrow that.
Sana o kitabı ödünç verebilirim.I can lend you that book.
Onu çalmadım. Onu sadece ödünç aldım.I didn't steal it. I just borrowed it.
Bunu ödünç alabilir miyim?May I borrow it?
O onun kapüşonlu svetşörtünü ödünç aldı.She borrowed his hoodie.
Kirasını ödeyebilsin diye Tom'a parayı ödünç vermek zorunda kaldım.I had to lend Tom money so he could pay his rent.
Benimkini ödünç aldı.She borrowed mine.
Fırçanı ödünç alabilir miyim?Can I borrow your brush?
Bu çizgi romanları onun kız kardeşinden ödünç aldım.I borrowed those comics from his sister.
Ben o çizgi romanları onun kız kardeşinden ödünç aldım.I borrowed those comics from her sister.
Yaklaşık üç yüz dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred dollars.
Bana ödünç verdiğin parayı kullanmama gerek yoktu.I haven't needed to use the money you lent me.
Tom'a hiç ödünç para vermediğini umuyorum.I hope you didn't lend Tom any money.
Bir yıl önce benden ödünç aldığın parayı bana ne zaman geri vereceksin?When will you give me back the money you borrowed from me a year ago?
Bir kamyonun olduğunu biliyorum. Yarın onu ödünç almama izin verir misin?I know you have a truck. Would you let me borrow it tomorrow?
Tom'a bir el feneri ödünç verdim.I lent Tom a flashlight.
Tom'a şemsiyemi ödünç verdim.I lent Tom my umbrella.
Tom'a biraz para ödünç verdim.I lent Tom some money.
Tom'a bütüm paramı ödünç verdim.I loaned Tom all my money.
Bu süpürgeyi ödünç almam gerekiyor.I need to borrow this broom.

İlgili Sayfalar