ödünç ile cümle
ödünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu ayın kirasını ödemesi için Mary'ye ödünç para verdim.I lent Mary the money to pay this month's rent.
Sizlerden biri 20 dakikalığına bisikletini ödünç verir mi?Would one of you be willing to lend me your bicycle for twenty minutes or so?
Üzgünüm fakat gelecek hafta sana arabamı ödünç veremem.I'm sorry, but I can't lend you my car next weekend.
Gazeteni ödünç alabilip alamayacağımı merak ediyordum.I was wondering if I could borrow your newspaper.
Biraz ihtiyacın varsa sana biraz ödünç para verebilirim.I can lend you some money if you need some.
İsterseniz biraz para ödünç verebilirim.I can lend you some money if you like.
Patrondan arabasını ödünç almayı istemeye cüret etmem.I don't dare ask the boss to borrow the car.
Bu kitabı ne kadar süreyle ödünç alabilirim?How long can I borrow this book?
Tom arabanı ödünç almak istiyorum.Tom wants to borrow your car.
Ödünç alabileceğim bir küreğin var mı?Do you have a shovel I can borrow?
Hafta sonuna kadar biraz ödünç para verebilir misin? Üzgünüm veremem. Beş parasızım.Can you lend some money until the weekend? Sorry I can't. I'm broke.
Bu gece senin dijital kameranı ödünç alabilir miyim?Can I borrow your digital camera tonight?
Ödünç alabileceğim bir el fenerin var mı?Do you have a flashlight that I could borrow?
Sen bunu ona ödünç vermedin.You didn't lend it to him.
Biraz para ödünç alabilmemiz için evi teminat olarak kullanacağız.We'll use the house as collateral so we can borrow some money.
Şemsiyeye ihtiyacın varsa sana bir tane ödünç verebilirim.If you need an umbrella, I can lend you one.
Oduncu Hick odun keser.Hick the woodcutter cuts wood.
O, mopedimi birkaç günlüğüne ödünç alabilir.He can borrow my moped for a few days.
Arkadaşıma biraz para ödünç verdim.I lent my friend some money.
Erkek kardeşime hiç para ödünç verdin mi?Did you lend any money to my brother?
Bu tehlike sesi bana ödünç kanatlar verdi.This sound of danger lent me wings.
Ben kırmızı kapaklı bir kitap buldum ve onu ödünç almaya karar verdim.I found a book with a red cover and decided to borrow it.
Köpeğini bana ödünç ver.Lend me your dog.
Bu çizgi roman kitabını onun kız kardeşinden ödünç aldım.I borrowed this comic book from his sister.
Bana verebildiğin kadar çok para ödünç ver.Lend me as much money you can.
Bana ödünç verebileceğin 5,000 yen'in var mı?Do you have 5,000 yen you could lend me?
Bisikletini bana ödünç verebilir misin?Can you lend me your bicycle?
Bana ödünç verdiğin dergi çok ilgi çekici.The magazine you lent me is very interesting.
Ondan ödünç aldığım motosiklet bozuldu.The motorcycle I borrowed from him broke down.
Sana erkek kardeşimin kitaplarından bazılarını ödünç vereceğim.I'd lend you some of my brother's books.
Arabayı arkadaşından ödünç aldı.He borrowed the car from his friend.
İstersen sana bir tane ödünç verebilirim.I can lend you one if you want.
Bu kitaplar kütüphaneden bir haftalığına ödünç alınabilirler.These books can be borrowed from the library for one week.
Şu anda sahip olduğum bütün parayı sana ödünç vereceğim.I will lend you all the money I have now.
Şu an üzerimde olan tüm parayı sana ödünç vereceğim.I'll lend you all the money I have on me now.
Tom Mary'ye bir sürü ödünç para verdi.Tom owed Mary a lot of money.
Senin telefonunu ödünç alabilir miyim?May I borrow your phone?
Kaç tane kitap ödünç alabilirim?How many books can I borrow?
Bunu bana ödünç vermeni istiyorum lütfen.Please, I'd like you to lend this to me.
Ben onu ne kadar uzunlukta ödünç alablirim?How long can I borrow it?
O, bunu ödünç almama izin verecek kadar kibardı.He was kind enough to let me borrow it.
Nezaket gösterip onu ödünç almama izin verdi.He was kind enough to let me borrow it.
Şimdiye kadar ilk kez Ken'den ödünç para aldım.This is the first time I've ever borrowed money from Ken.
Ödünç para alamam. Bundan nefret ederim.I cannot borrow money. I hate this.
Bu sözlüğü ödünç veremem. Ona her zaman ihtiyacım var.I cannot lend this dictionary. I always need it.
Erkek kardeşime ödünç para verir misiniz?Could you loan money to my brother?
Kütüphaneden kitap ödünç alırım.I borrow books from the library.
Biz Pfirsichbaeumchen'den Almanca sözlükleri ödünç alırız.We borrow German dictionaries from Pfirsichbaeumchen.
Sen Taninna'dan para ödünç alıyorsun.You borrow money from Taninna.
Sen arkadaşlarından mücevher ödünç alırsın.You borrow jewels from your friends.
O, komşusundan ödünç araba alır.He borrows the car from his neighbor.
O, Tom'dan roman ödünç alır.She borrows novels from Tom.
Öğretmenler kütüphanesinden kitap ödünç alıyorlar.They borrow books from the teachers' library.
Onlar Taninna'dan dergiler ödünç aldılar.They borrow magazines from Taninna.
Hiç şirketinden ödünç para aldın mı?Have you ever borrowed money from your company?
Hiç arabanı birisine ödünç verdin mi?Have you ever lent your car to someone?
Bankadan bir milyon dolar ödünç aldığın doğru mu?Is it true that you borrowed a million dollars from the bank?
Biraz para ödünç almak zorundayım.I have to borrow some money.
Bu bir çekiç. Benim değil; onu bir arkadaştan ödünç aldım.This is a hammer. It's not mine; I borrowed it from a friend.
En son ne zaman kütüphaneden kitap ödünç aldın?When was the last time you borrowed books from the library?