kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.A kráľ povedal: Rozotnite to živé dieťa na dvoje a dajte polovicu jednej a polovicu druhej.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Da sagde Kongen: "Hug det levende Barn over og giv hver af dem det halve!"
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.E disse o rei: Dividi em duas partes o menino vivo, e dai a metade a uma, e metade a outra.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Et le roi dit: Coupez en deux l`enfant qui vit, et donnez-en la moitié à l`une et la moitié à l`autre.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Hij zei: "Snijd het levende kind in tweeën en geef iedere vrouw een helft."
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.왕이 이르되 산 아들을 둘에 나눠 반은 이에게 주고 반은 저에게 주라
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Kralj pa veli: Razdelite živo dete na dvoje in dajte tej polovico ter polovico oni!
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Quindi il re aggiunse: «Tagliate in due il figlio vivo e datene una metà all'una e una metà all'altra»
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Şi împăratul a zis: ,,Tăiaţi în două copilul cel viu, şi daţi o jumătate uneia şi o jumătate celeilalte.``
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.sprach der König: Teilt das lebendige Kind in zwei Teile und gebt dieser die Hälfte und jener die Hälfte.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Tedy rzekł król: Rozetnijcie to żywe dziecię na dwoje, a dajcie połowę jednej, a połowę drugiej.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Vua lại phán : Hãy chia đứa trẻ sống làm hai ; phân_nửa cho người nầy và phân_nửa cho người kia .
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Vua lại phán: Hãy chia đứa trẻ sống làm hai; phân nửa cho người nầy và phân nửa cho người kia.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.y enseguida dijo el rey: --¡Partid al niño vivo en dos, y dad la mitad a la una y la otra mitad a la otra
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.И сказал царь: рассеките живое дитя надвое и отдайте половину одной и половину другой.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.И царят рече: Разделете на две живото дете, и дайте половината на едната и половината на другата.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.ויאמר המלך גזרו את הילד החי לשנים ותנו את החצי לאחת ואת החצי לאחת׃
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.فقال الملك اشطروا الولد الحي اثنين واعطوا نصفا للواحدة ونصفا للاخرى.
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.王 說 、 將 活 孩 子 劈 成 兩 半 、 一 半 給 那 婦 人 、 一 半 給 這 婦 人
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.王說 、 將活 孩子 劈 成 兩 半 、 一半 給 那 婦 人 、 一半 給這婦人
Kuşatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla bağlayacağım.A aj, dávám na tě provazy, abys se neobracel z boku jednoho na druhý, dokudž nevyplníš dnů obležení svého.
Kuşatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla bağlayacağım.내가 줄로 너를 동이리니 네가 에워싸는 날이 맞도록 몸을 이리 저리 돌리지 못하리라
Kuşatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla bağlayacağım.Вот, Я возложил на тебя узы, и ты не повернешься с одного бока на другой, доколе неисполнишь дней осады твоей.
Kuşatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla bağlayacağım.והנה נתתי עליך עבותים ולא תהפך מצדך אל צדך עד כלותך ימי מצורך׃
Kuşatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla bağlayacağım.وهأنذا اجعل عليك ربطا فلا تقلب من جنب الى جنب حتى تتمم ايام حصارك
Kuşatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla bağlayacağım.我 用 繩 索 捆 綁 你 、 使 你 不 能 輾 轉 、 直 等 你 滿 了 困 城 的 日 子
Kuşatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla bağlayacağım.我 用 繩索 捆綁 你 、 使 你 不 能 輾轉 、 直 等 你 滿 了 困城 的 日子
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Ai giữ luật pháp là con trai khôn ngoan; Còn ai kết bạn với kẻ hoang đàng làm hổ ngươi cho cha mình.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Ai giữ luật_pháp là con_trai khôn_ngoan ; Còn ai kết_bạn với kẻ hoang_đàng làm hổ_ngươi cho cha mình .
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.A ki megõrzi a törvényt, eszes fiú az; a ki pedig társalkodik a dobzódókkal, gyalázattal illeti atyját.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Celce păzeşte legea, este un fiu priceput, dar celce umblă cu cei desfrînaţi face ruşine tatălui său. -
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Chi osserva la legge è un figlio intelligente, chi frequenta i crapuloni disonora suo padre
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Den som følger loven, er en forstandig sønn; men den som holder vennskap med svirebrødre, gjør sin far skam.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Den yngling är förståndig, som tager lagen i akt; men som giver sig i sällskap med slösare gör sin fader skam.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.El que guarda la ley es hijo inteligente, pero el que se junta con glotones avergüenza a su padre
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Forstandig Søn tager Vare på Loven, men Drankeres Fælle gør sin Fader Skam.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Joka laista ottaa vaarin, on ymmärtäväinen poika; mutta irstailijain seuratoveri saattaa isänsä häpeään.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Kdo ostříhá zákona, jest syn rozumný; kdož pak s žráči tovaryší, hanbu činí otci svému.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Kdor hrani postavo, sin je razumen, kdor se pa druži s požrešniki, dela sramoto očetu svojemu.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.율법을 지키는 자는 지혜로운 아들이요 탐식자를 사귀는 자는 아비를 욕되게 하는 자니라
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Kto strzeże zakonu, jest synem roztropnym; ale kto karmi obżercę, czyni zelżywość ojcu swemu.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.O que guarda a lei é filho sábio; mas o companheiro dos comilões envergonha a seu pai.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Ten, kto pozoruje zákon, je rozumný syn, a ten kto sa druží so žráčmi, robí svojmu otcovi hanbu.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Wer das Gesetz bewahrt, ist ein verständiges Kind; wer aber der Schlemmer Geselle ist, schändet seinen Vater.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Ο φυλαττων τον νομον ειναι υιος συνετος ο δε φιλος των ασωτων καταισχυνει τον πατερα αυτου.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Който пази закона е разумен син, А който дружи с чревоугодниците засрамва баща си.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.Хранящий закон – сын разумный, а знающийся с расточителями срамит отца своего.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.נוצר תורה בן מבין ורעה זוללים יכלים אביו׃
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.الحافظ الشريعة هو ابن فهيم وصاحب المسرفين يخجل اباه.
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.謹 守 律 法 的 是 智 慧 之 子 . 與 貪 食 人 作 伴 的 、 卻 羞 辱 其 父
Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.謹守 律法 的 是 智慧 之 子 . 與貪 食人 作伴 的 、 卻羞辱 其父
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Az egyik bárányt reggel áldozd meg, a másik bárányt pedig áldozd meg estennen.
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Baranka jednego ofiarować będziesz poranku, a baranka drugiego ofiarować będziesz między dwoma wieczorami.
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Baranka jednego ofiarować będziesz rano, a baranka drugiego ofiarować będziesz między dwoma wieczorami.
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Beránka jednoho obětovati budeš ráno, a beránka druhého obětovati budeš k večerou.
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Buổi sớm mai ngươi hãy dâng một trong hai chiên con; con thứ nhì hãy dâng vào buổi chiều tối.
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Buổi sớm_mai ngươi hãy dâng một trong hai chiên con ; con_thứ nhì hãy dâng vào buổi chiều_tối .
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Det ena lammet skall du offra om morgonen, och det andra lammet skall du offra vid aftontiden,
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.det ene Lam skal du ofre om Morgenen, det andet ved Aftenstid;
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.Det ene Lam skal du ofre om Morgenen og det andet ved Aftenstid.