Ana içeriğe geç
Sözlük

öbür ile cümle

öbür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Saul, de broers van David en de rest van het Israëlitische leger lagen nog steeds bij het Terebintendal.
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Saul er med dem og alle Israels menn i Terebinte-dalen og strider med filistrene.
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Saul ja he ynnä kaikki Israelin miehet ovat Tammilaaksossa sotimassa filistealaisia vastaan."
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Saul ligger med dem og alle Israels Mænd i Terebintedalen og kæmper med Filisterne!"
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Saul och de och alla Israels män äro nämligen i Terebintdalen och strida mot filistéerna.»
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Saul pak i oni, i všickni muži Izraelští byli v údolí Elah, bojujíce proti Filistinským.
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Saúl y ellos, con todos los hombres de Israel, están en el valle de Ela, combatiendo contra los filisteos
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Savel pa in oni in vsi možje Izraelovi so bili v Hrastovi dolini, vojskujoč se s Filistejci.
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Ο δε Σαουλ και αυτοι και παντες οι ανδρες Ισραηλ ησαν εν τη κοιλαδι Ηλα, μαχομενοι μετα των Φιλισταιων.
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Саул и они и все Израильтяне находились в долине дуба и готовились к сражениюс Филистимлянами.
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››Саул и те и всичките Израилеви мъже са в долината Ила, дето се бият с филистимците.
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››ושאול והמה וכל איש ישראל בעמק האלה נלחמים עם פלשתים׃
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››وكان شاول وهم وجميع رجال اسرائيل في وادي البطم يحاربون الفلسطينيين
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››掃 羅 與 大 衛 的 三 個 哥 哥 、 和 以 色 列 眾 人 、 在 以 拉 谷 與 非 利 士 人 打 仗
Kardeşlerin Saul ve öbür İsraillilerle birlikte Ela Vadisinde Filistlilere karşı savaşıyorlar.››掃羅與 大衛 的 三 個 哥哥 、 和 以色列 眾人 、 在 以 拉 谷與 非利士人 打仗
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Az egyik sziklacsúcs északra volt, Mikmás átellenében, és a másik délre, Géba átellenében.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Batu karang yang di sebelah utara menghadap ke Mikhmas, dan yang di sebelah selatan menghadap ke Geba
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Den ena klippan reste sig i norr, mitt emot Mikmas, den andra i söder, mitt emot Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Den ene klippe reiser sig bratt i nord midt imot Mikmas, den andre i syd midt imot Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Den ene Spids rager i Vejret på Nordsiden ud for Mikmas, den anden på Sydsiden ud for Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.De noordelijke rots lag voor Michmas en de zuidelijke voor Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.En rt se vzpenja kakor steber na severu proti Mikmasu in drugi na jugu proti Gebi.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Jeden zub čnel od severa naproti Michmasu a druhý od juhu naproti Gabe.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Jedna skála byla na půlnoci proti Michmas, a druhá na poledne proti Gabaa.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.한 바위는 북에서 믹마스 앞에 일어섰고 하나는 남에서 게바 앞에 일어섰더라
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.L`une de ces dents est au nord vis-à-vis de Micmasch, et l`autre au midi vis-à-vis de Guéba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Một cái răng đá mọc lên về phía bắc , đối ngang Mích-ma , còn cái kia ở tại phía nam , đối ngang Ghê-ba .
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Một cái răng đá mọc lên về phía bắc, đối ngang Mích-ma, còn cái kia ở tại phía nam, đối ngang Ghê-ba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Skała jedna była na północy przeciwko Machmas, a druga na południe przeciwko Gabaa.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Um deles estava para o norte defronte de Micmás, e o outro para o sul defronte de Gibeá.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Una delle rocce sporgenti era di fronte a Micmas a settentrione, l'altra era di fronte a Gàbaa a meridione
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Und einer sah von Mitternacht gegen Michmas und der andere von Mittag gegen Geba.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Uno de los peñascos estaba situado al norte, hacia Micmas; y el otro al sur, hacia Gabaa
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Το μετωπον του ενος βραχου ητο προς βορραν απεναντι Μιχμας, και το του αλλου προς νοτον απεναντι Γαβαα.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.Едната скала се издигаше на север срещу Михмас, а другата на юг от Гавая.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.одна скала выдавалась с севера к Михмасу, другая с юга к Гиве.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.השן האחד מצוק מצפון מול מכמש והאחד מנגב מול גבע׃
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.والسن الواحد عمود الى الشمال مقابل مخماس والآخر الى الجنوب مقابل جبع.
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.一 峰 向 北 、 與 密 抹 相 對 、 一 峰 向 南 、 與 迦 巴 相 對
Kayalardan biri kuzeyde Mikmasa, öbürü güneyde Givaya bakardı.一 峰 向北 、 與密抹 相對 、 一 峰 向南 、 與迦巴 相對
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.deze vastzetten op het verzoendeksel, elk aan een kant van de ark.
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap."한 그룹은 이 끝에, 한 그룹은 저 끝에 곧 속죄소 두 끝에 속죄소와 한 덩이로 연하게 할지며"
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.ló ra ngoài , một tượng ở đầu nầy và một tượng ở đầu kia .
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.ló ra ngoài, một tượng ở đầu nầy và một tượng ở đầu kia.
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.satu pada setiap ujung tutup peti itu. Kedua kerub itu harus dijadikan satu bagian dengan tutupnya
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.ועשה כרוב אחד מקצה מזה וכרוב אחד מקצה מזה מן הכפרת תעשו את הכרבים על שני קצותיו׃
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.فاصنع كروبا واحدا على الطرف من هنا. وكروبا آخر على الطرف من هناك. من الغطاء تصنعون الكروبين على طرفيه.
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.這 頭 作 一 個 惹 韁 皎 、 那 頭 作 一 個 惹 韁 皎 、 二 惹 韁 皎 要 接 連 一 塊 、 在 施 恩 座 的 兩 頭
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.這頭 作 一 個 惹 韁皎 、 那頭 作 一 個 惹 韁皎 、 二 惹 韁皎 要 接連 一 塊 、 在 施恩 座 的 兩頭
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.einen Cherub an diesem Ende, den andern an jenem Ende.
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.한 그룹은 이편 끝에 한 그룹은 저편 끝에 곧 속죄소와 한 덩이로 그 양편에 만들었으니
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.một tượng ở đầu nầy và một tượng ở đầu kia , ló ra nơi hai đầu nắp .
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.một tượng ở đầu nầy và một tượng ở đầu kia, ló ra nơi hai đầu nắp.
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.satu pada setiap ujung tutup itu. Kedua kerub itu dijadikan satu bagian dengan tutupny
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.Zij vormden één geheel met het verzoendeksel.
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.כרוב אחד מקצה מזה וכרוב אחד מקצה מזה מן הכפרת עשה את הכרבים משני קצוותו׃
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.كروبا واحدا على الطرف من هنا وكروبا واحدا على الطرف من هناك. من الغطاء صنع الكروبين على طرفيه.
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.這 頭 作 一 個 惹 韁 皎 、 那 頭 作 一 個 惹 韁 皎 、 二 惹 韁 皎 接 連 一 塊 、 在 施 恩 座 的 兩 頭
Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.這頭 作 一 個 惹 韁皎 、 那頭 作 一 個 惹 韁皎 、 二 惹 韁皎 接連 一 塊 、 在 施恩 座 的 兩頭
kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu.Tedy řekl král: Rozetněte to dítě živé na dvé, a dejte jednu polovici jedné, a polovici druhou druhé.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod