Ana içeriğe geç
Sözlük

öbür ile cümle

öbür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.디두모라 하는 도마가 다른 제자들에게 말하되 우리도 주와 함께 죽으러 가자 하니라
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Monda azért Tamás, a ki Kettõsnek mondatik, az õ tanítványtársainak: Menjünk el mi is, hogy meghaljunk vele.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Nhơn đó, Thô-ma, gọi là Ði-đim, nói với môn đồ khác rằng: Chúng ta cũng hãy đi tới đó đặng chết với Ngài!
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Rzekł zatem Tomasz, którego zwano Dydymus, spółuczniom: Pójdźmy i my, abyśmy z nim pomarli.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Sur quoi Thomas, appelé Didyme, dit aux autres disciples: Allons aussi, afin de mourir avec lui.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Tedaj reče Tomaž, ki se imenuje Dvojček, součencem: Pojdimo še mi, da umremo ž njim.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Tomas, det er tvilling, sa da til sine meddisipler: La oss gå med, forat vi kan dø sammen med ham!
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Vtedy povedal Tomáš, zvaný Didymus, spoluučeníkom: Poďme aj my, aby sme zomreli s ním!
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Ειπε δε ο Θωμας, ο λεγομενος Διδυμος προς τους συμμαθητας Ας υπαγωμεν και ημεις, δια να αποθανωμεν μετ' αυτου.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.И рекоха: Какво е това, което казва: Още малко? Не знаем какво иска да каже.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Рече тодї Тома, на прізвище Близняк, товаришам ученикам: Ходімо й ми, щоб умерти з Ним.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Тогда Фома, иначе называемый Близнец, сказал ученикам: пойдем и мы умрем с ним.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.ויאמר תומא הנקרא דידומוס אל התלמידים חבריו נלכה גם אנחנו למען נמות עמו׃
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.فقال توما الذي يقال له التوأم للتلاميذ رفقائه لنذهب نحن ايضا لكي نموت معه
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.多 馬 、 又 稱 為 低 土 馬 、 就 對 那 同 作 門 徒 的 說 、 我 們 也 去 和 他 同 死 罷
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.多馬 、 又 稱為 低 土馬 、 就 對 那 同作 門徒 的 說 、 我 們 也 去 和 他 同 死罷
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.De säger att människan har sju dödssynder: Vällust... Girighet...
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.De siger, at mennesket har syv dødssynder: Begær ... Grådighed ...
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Dizem que o homem tem sete pecados: luxúria, ganância, preguiça, gula, inveja, ira e orgulho.
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Ihmistä houkuttavat seitsemän syntiä: Himo, ylpeys- -laiskuus, ylensyönti-
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Говорят, что человеку свойственны семь грехов: похоть, жадность, лень, обжорство, зависть, гнев и гордыня.
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?A Jezus odpowiadając, rzekł: Zaż nie dziesięć jest oczyszczonych, a dziewięć kędy?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Då svarade Jesus och sade: »Blevo icke alla tio gjorda rena? Var äro de nio?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Da svarte Jesus og sa: Blev ikke de ti renset? hvor er da de ni?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Ðức Chúa Jêsus bèn cất tiếng phán rằng: Không phải mười người đều được sạch cả sao? Còn chín người kia ở đâu?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Felelvén pedig Jézus, monda: Avagy nem tízen tisztulának-é meg? A kilencze pedig hol van?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?I odpověděv Ježíš, řekl: Zdaliž jich deset není očištěno? A kdež jest jich devět?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Isus a luat cuvîntul, şi a zis: ,,Oare n'au fost curăţiţi toţi cei zece? Dar ceilalţi nouă, unde sînt?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Jesus aber antwortete und sprach: Sind ihrer nicht zehn rein geworden? Wo sind aber die neun?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Jésus, prenant la parole, dit: Les dix n`ont-ils pas été guéris? Et les neuf autres, où sont-ils?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Jezus vroeg: "Zijn niet al die tien mannen genezen? Waar zijn de negen anderen?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Kemudian Yesus berkata, "Bukankah ada sepuluh orang yang disembuhkan? Di mana yang sembilan lagi
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?예수께서 대답하여 가라사대 열 사람이 다 깨끗함을 받지 아니하였느냐 그 아홉은 어디 있느냐
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Ma Gesù osservò: «Non sono stati guariti tutti e dieci? E gli altri nove dove sono
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Men Jesus svarede og sagde: "Bleve ikke de ti rensede? hvor ere de ni?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Niin Jeesus vastasi ja sanoi: "Eivätkö kaikki kymmenen puhdistuneet? Missä ne yhdeksän ovat?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Odgovori pa Jezus in reče: Ali jih ni bilo deset očiščenih, kje pa je onih devet?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Perguntou, pois, Jesus: Não foram limpos os dez? E os nove, onde estão?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Vtedy odpovedal Ježiš a riekol: Či ich nebolo všetkých desať očistených? A kdeže tých deväť?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Y respondiendo Jesús dijo: --¿No eran diez los que fueron limpiados? Y los nueve, ¿dónde están
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Αποκριθεις δε ο Ιησους ειπε Δεν εκαθαρισθησαν οι δεκα; οι δε εννεα που ειναι;
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?А Исус в отговор му рече: Нали се очистиха десетимата? А где са деветимата?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Озвав ся ж Ісус і рече: Чи не десять очистились? девять же де?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?Тогда Иисус сказал: не десять ли очистились? где же девять?
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?ויען ישוע ויאמר הלא העשרה טהרו והתשעה איה הם׃
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?فاجاب يسوع وقال أليس العشرة قد طهروا. فاين التسعة.
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?耶 穌 說 、 潔 淨 了 的 不 是 十 個 人 麼 . 那 九 個 在 那 裡 呢
İsa, ‹‹İyileşenler on kişi değil miydi?›› diye sordu. ‹‹Öbür dokuzu nerede?耶穌說 、 潔淨 了 的 不 是 十 個 人麼.那九 個 在 那 裡呢
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.A spolu s ním ukrižovali dvoch lotrov, jedného po pravej a druhého po jeho ľavej strane.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Con lui crocifissero anche due ladroni, uno alla sua destra e uno alla sinistra
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Ils crucifièrent avec lui deux brigands, l`un à sa droite, et l`autre à sa gauche.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Împreună cu El au răstignit doi tîlhari, unul la dreapta şi altul la stînga Lui.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.In ž njim križajo dva razbojnika, enega njemu na desno in enega na levo.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Két rablót is megfeszítének vele, egyet jobb és egyet bal keze felõl.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.강도 둘을 예수와 함께 십자가에 못 박으니 하나는 그의 우편에 하나는 좌편에 있더라
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Och de korsfäste med honom två rövare, den ene på hans högra sida och den andre på hans vänstra.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Og de korsfæste to Røvere sammen med ham, en ved hans højre og en ved hans venstre Side.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Og sammen med ham korsfestet de to røvere, en på hans høire og en på hans venstre side;
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Também, com ele, crucificaram dois salteadores, um � sua direita, e outro � esquerda.
İsayla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.Tegelijk met Hem werden twee misdadigers gekruisigd, de een links en de ander rechts van Hem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod