Ana içeriğe geç
Sözlük

öbür ile cümle

öbür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Her kanadı beşer arşın olan Keruvun açık kanatları bir uçtan öbür uca toplam on arşındı.وخمس اذرع جناح الكروب الواحد وخمس اذرع جناح الكروب الآخر. عشر اذرع من طرف جناحيه الى طرف جناحه.
Her kanadı beşer arşın olan Keruvun açık kanatları bir uçtan öbür uca toplam on arşındı.這 一 個 惹 韁 皎 有 兩 個 翅 膀 、 各 長 五 肘 、 從 這 翅 膀 尖 到 那 翅 膀 尖 、 共 有 十 肘
Her kanadı beşer arşın olan Keruvun açık kanatları bir uçtan öbür uca toplam on arşındı.這一個惹韁皎 有 兩個 翅膀 、 各長五肘 、 從這 翅膀 尖 到 那 翅膀 尖 、 共 有 十 肘
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Alle anderen erhöhten den Preis, den sie den Paranuss-Sammlern zahlten weil wir sonst alles gekauft hätten.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Iedereen ging de verzamelaars van paranoten meer betalen want anders kochten wij ze.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.다른 사람들도 가격을 올려 브라질넛을 샀습니다. 안그러면 우리가 브라질넛을 전부 사버리기 때문입니다.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Những người khác tăng giá cho những đầu mối mua quả hạch Braxin bởi vì nếu không thì chúng tôi sẽ mua nó.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Toți ceilalți au mărit prețurile pentru culegătorii de alune din Brazilia pentru că altfel am fi cumpărat noi.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Tutti alzarono lo stipendio ai raccoglitori di noci del Brasile perché altrimenti noi avremmo comprato.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Všichni ostatní zvedali platby sběračům Para ořechů, poněvadž jinak bysme je koupili my.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Wszyscy podnieśli ceny skupu orzechów brazylijskich od zbieraczy, inaczej wykupilibyśmy je wszystkie.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Все другие подняли цены за сбор бразильских орехов, потому что мы все равно за это платили.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.Всички останали вдигнаха цените на събирачите на бразилски ядки, защото ние щяхме да ги купим иначе.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.כל היתר העלו את המחירים ששילמו לאוספי האגוזים אחרת אנחנו היינו קונים אותם.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.الكل رفعوا السعر الذي كانوا سيدفعوه لجامعي المكسرات البرزايلية ليمنعوننا من الشراء منهم.
Herkes Brezilya ceviz fiyatlarını artırmıştı, çünkü öbür türlü biz satın alırdık.支払う金額を 他社も上げていくしかありませんでした 素晴らしい成功です
Herkesin benim gibi renkli kalem kullanma lüksü yok. Öbür türlü yeşil, mavi, pembe renkler derlerdi. .Nie każdy ma takie kolorowe pisaki jak ja, i może zrobić zielony punkt, niebieski, albo różowy.
Herkesin benim gibi renkli kalem kullanma lüksü yok. Öbür türlü yeşil, mavi, pembe renkler derlerdi. .Non tutti hanno il lusso di avere una penna colorata come la mia, perché potrebbero dire "il punto verde",
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.압살롬의 사환들이 그 분부대로 암논에게 행하매 왕의 모든 아들이 일어나 각기 노새를 타고 도망하니라
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.Zo werd Amnon vermoord. De andere zonen van de koning sprongen op hun muildieren en gingen er vandoor.
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.ויעשו נערי אבשלום לאמנון כאשר צוה אבשלום ויקמו כל בני המלך וירכבו איש על פרדו וינסו׃
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.ففعل غلمان ابشالوم بامنون كما امر ابشالوم. فقام جميع بني الملك وركبوا كل واحد على بغله وهربوا.
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.押 沙 龍 的 僕 人 就 照 押 沙 龍 所 吩 咐 的 、 向 暗 嫩 行 了 。 王 的 眾 子 都 起 來 、 各 人 騎 上 騾 子 、 逃 跑 了
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.押 沙龍 的 僕人 就 照押 沙龍所 吩咐 的 、 向暗嫩 行了 。 王 的 眾子 都 起來 、 各人騎 上 騾子 、 逃跑了
İkinci terim de y olacak. Öbür tarafta ise -4/9 kalır. -Вторият член, имате минус 9, делено на минус 9, това ще бъде плюс y.
İki tarafı da eksi ikiye bölebiliriz çünkü öbürküler denklemden çıkarıldı. .우린 양변을 -2로 나눌 수 있어요. 왜냐하면 다른 것들이 모두 없어졌기 때문이죠
İki tarafı da eksi ikiye bölebiliriz çünkü öbürküler denklemden çıkarıldı. .Můžeme vydělit obě strany -2, protože všechno ostatní nám zmizelo.
İki tarafı da eksi ikiye bölebiliriz çünkü öbürküler denklemden çıkarıldı. .يمكن أن نقسم كلا الجانبين بناقص 2 لأن كل شيء آخر قد اختفى.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Ale prorocy niech mówią dwaj albo trzej, a drudzy niech rozsądzą.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.A próféták pedig ketten vagy hárman beszéljenek; és a többiek ítéljék meg.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.A proroci nech hovoria dvaja alebo traja, a druhí nech rozsudzujú.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Av dem som vilja profetera må två eller tre få tala, och de andra må döma om det som talas.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Cît despre prooroci, să vorbească doi sau trei, şi ceilalţi să judece.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.E falem os profetas, dois ou três, e os outros julguem.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Igualmente, los profetas hablen dos o tres, y los demás disciernan
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.I profeti parlino in due o tre e gli altri giudichino
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.예언하는 자는 둘이나 셋이나 말하고 다른 이들은 분변할 것이요
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Men af Profeter tale to eller tre, og de andre bedømme det;
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Men av profeter tale to eller tre, og de andre prøve det!
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Người nói tiên tri cũng chỉ nên có hai hoặc ba người nói mà thôi, còn những kẻ khác thì suy xét.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Người nói tiên_tri cũng chỉ nên có hai hoặc ba người nói mà thôi , còn những kẻ khác thì suy_xét .
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Pour ce qui est des prophètes, que deux ou trois parlent, et que les autres jugent;
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Profeetoista saakoon kaksi tai kolme puhua, ja muut arvostelkoot;
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Proroci pak dva nebo tři ať mluví, a jiní nechť rozsuzují.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Proroki naj pa govore dva ali trije, drugi naj pa razsojajo.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Weissager aber lasset reden zwei oder drei, und die andern lasset richten.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Προφηται δε ας λαλωσι δυο η τρεις, και οι αλλοι ας διακρινωσιν
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.И пророки пусть говорят двое или трое, а прочие пустьрассуждают.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Пророки ж нехай по двоє і по троє говорять, а инші нехай міркують.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.Що? Божието слово от вас ли излезе? Или само до вас ли е достигнало?
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.והנביאים הם ידברו שנים או שלשה והאחרים יבחנו׃
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.اما الانبياء فليتكلم اثنان او ثلاثة وليحكم الآخرون.
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.至 於 作 先 知 講 道 的 、 只 好 兩 個 人 、 或 是 三 個 人 、 其 餘 的 就 當 慎 思 明 辨
İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp tartsın.至於 作 先知 講道 的 、 只好 兩 個人 、 或是 三 個 人 、 其餘 的 就 當慎思 明辨
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Allora Tommaso, chiamato Dìdimo, disse ai condiscepoli: «Andiamo anche noi a morire con lui!»
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Atunci Toma, zis Geamăn, a zis celorlalţi ucenici: ,,Haidem să mergem şi noi să murim cu El!``
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Då sade Tomas, som kallades Didymus, till de andra lärjungarna: »Låt oss gå med, för att vi må dö med honom.»
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Da sprach Thomas, der genannt ist Zwilling, zu den Jüngern: Laßt uns mitziehen, daß wir mit ihm sterben!
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.Disse, pois, Tomé, chamado Dídimo, aos seus condiscípulos: Vamos nós também, para morrermos com ele.
‹‹İkiz›› diye anılan Tomas öbür öğrencilere, ‹‹Biz de gidelim, Onunla birlikte ölelim!›› dedi.I řekl Tomáš, kterýž slove Didymus, spoluučedlníkům: Pojďme i my, abychom zemřeli s ním.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod