Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Tu n`auras point dans ta maison deux sortes d`épha, un grand et un petit.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.und in deinem Hause soll nicht zweierlei Scheffel, groß und klein, sein.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Δεν θελεις εχει εν τη οικια σου διαφορα μετρα, μεγαλον και μικρον.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.в доме твоем не должна быть двоякая ефа, большая и меньшая;
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Да нямаш в къщата си различни ефи, голяма и малка.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.לא יהיה לך בביתך איפה ואיפה גדולה וקטנה׃
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.لا يكن لك في بيتك مكاييل مختلفة كبيرة وصغيرة.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.你 家 裡 不 可 有 一 大 一 小 、 兩 樣 的 升 斗
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.你 家 裡 不 可 有 一 大 一 小 、 兩樣 的 升斗
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Ale dalším problémem je, že tohle všechno je předáno jejich potomstvu.
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Ale ďalší problém je, že majetok bude odovzdany ich potomstvu. ich súkromný majetok
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Entonces, tienes esta situación en donde solo va de, tal vez, padre a hijo
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .하지만 문제는 이게 상속된다는 점입니다. 자신의 자식에게 상속하면
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Ma l'altro problema è che la ricchezza viene consegnata alla prole, ai figli.
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Mas o grande problema é que ele é passado de gerações, o capital é herdado.
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .O altă problemă e că averea e transmisă mai departe către moștenitori.
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Tapi masalah lainnya adalah itu akan diserahterimakan itu akan diserahkan kepada keturunannya
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Но другият проблем е, че то се прехвърля че се наследява от техните деца
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .Проблема полягає у тому, що капітал власника переходить у спадок його нащадку.
Fakat öbür problem de bu birikimin nesilden nesle aktarılmasıydı. .و لكن المشكلة الأخري أنها يتم تسليمها يتم تسليمها لذريتهم
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.A tudatod, ami magaddá tesz téged, ami magammá tesz engem -- az csak egy menetet kap.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.A vossa consciência de vocês, a minha consciência de mim mesmo, tudo isso desaparecerá.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Conștiința voastră, eul vostru, eul meu... acest lucru primește o singură șansă.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ihr Bewußtsein, das Sie-Sein von Ihnen, das Ich-Sein von mir -- das bekommt diesen einen Versuch.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Je bewustzijn, jouw jou-heid, mijn mij-heid zijn geen blijvertjes.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Kesadaran Anda, Anda di dalam diri Anda, saya di dalam diri saya -- semua akan lenyap.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.여러분의 의식, 여러분 다움이라던가 나다움 같은 것들이 이러한 것들이 지속하게 하죠.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.La conciencia de su propio ser, la conciencia de mi yo, eso no perdurará.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.La vostra coscienza, la coscienza di voi stessi, la coscienza di me stesso -- quella sparirà.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Vaše vědomí - podstata vašeho já, podstata mého já - to bude pryč.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Votre conscience, votre conscience de vous, ma conscience de moi -- ça, ça disparaîtra.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ý thức của các bạn, cái tôi của các bạn, cái tôi của tôi -- những cái đó chỉ có một cơ hội này thôi.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Η συνείδησή σας, το είναι σας, το είναι μου -- υπάρχει μόνο για μία και μοναδική φορά.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ваша свідомість, ваше я, моє я -- це все зникне.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ваше сознание, ваше "Я" и моё "Я" — это уходит.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Вашето съзнание, ви-частта от вас, ми-частта от мен -- тези неща ще си отидат.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.התודעה שלכם, "העצמי" שלכם, ה"עצמי" שלי -- שמפעילים אותנו.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.إدراكك، ذاتك، وأناك -- كلها تحصل على هذه الدفعة.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.受け継がれていくのです 一方で私たちを形作る全てのもの
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?여자 중 극히 어여쁜 자야 너의 사랑하는 자가 남의 사랑하는 자보다 나은 것이 무엇인가 너의 사랑하는 자가 남의 사랑하는자 보다 나은 것이 무엇이기에 이같이 우리에게 부탁하는가
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?מה דודך מדוד היפה בנשים מה דודך מדוד שככה השבעתנו׃
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?ما حبيبك من حبيب ايتها الجميلة بين النساء ما حبيبك من حبيب حتى تحلفينا هكذا
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?你 這 女 子 中 極 美 麗 的 、 你 的 良 人 、 比 別 人 的 良 人 有 何 強 處 . 你 的 良 人 、 比 別 人 的 良 人 有 何 強 處 、 你 就 這 樣 囑 咐 我 們
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?你 這 女子 中極美麗 的 、 你 的 良人 、 比別人 的 良人 有 何 強處 . 你 的 良人 、 比別人 的 良人 有 何 強處 、 你 就 這樣囑咐 我 們
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruEla recuou, baixou os braços, pôs as mãos nas ancas, deu meia volta e gritou pela sala:
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruHátralépett, leengedte a karját, csípőre tette a kezét, megfordult és átkiabált a termen:
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğru그녀는 물러나서 팔을 떨어뜨리고, 엉덩이에 손을 놓고 뒤로 돌아서 소리를 질렀습니다.
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruLei si fece indietro, buttò giù le braccia, le mise ai fianchi, si girò e strillò in mezzo alla sala,
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruOdsunęła się, załamała ręce, wzięła się pod boki i krzyknęła na całą salę:
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruVà cô ấy lùi lại, thả tay xuống, chống tay lên hông, quay ra hét với cả lớp,
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruY se apartó, bajó sus brazos, los puso sobre sus caderas, se dio vuelta y gritó en todo el salón,
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruТя се отдръпна назад, простря ръце надолу, сложи ги на ханша си, обърна се и извика през залата:
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruוהיא התרחקה, זרקה את הידיים, שמה אותם על המותניים, הסתובבה וצעקה לכל הכיתה
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğruفانسحبت .. واخفضت ذراعيها ، وضعتها على خاصرتها ، استدارت واخذت تصرخ في القاعة ،
Geri çekildi, kollarını geriye doğru savurdu, kalçalarına dayadı, döndü ve odanın öbür tarafına doğru反対を向き、教室中に響く声で言いました 「この男は筋肉の塊のくせに-
Gezegenimizin öbür ucundaki Antarktika dünyanın en büyük buz kütlesine sahiptir.Aan de andere kant van de planeet, op de Zuidpool, bevindt zich de grootste ijsmassa op aarde.
Gezegenimizin öbür ucundaki Antarktika dünyanın en büyük buz kütlesine sahiptir.A bolygó másik felén az Antraktiszon, mely a Földön található legnagyobb jégtömeg
Gezegenimizin öbür ucundaki Antarktika dünyanın en büyük buz kütlesine sahiptir.Al otro extremo del planeta, la Antártida la masa de hielo más grande del planeta.
Gezegenimizin öbür ucundaki Antarktika dünyanın en büyük buz kütlesine sahiptir.Am anderen Ende des Planeten, die Antarktis, die grösste Eismasse auf dem Planeten.
Gezegenimizin öbür ucundaki Antarktika dünyanın en büyük buz kütlesine sahiptir.A na druhé straně planety máme Antarktidu největší masu ledu na Zemi.