Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Se no, mentre l'altro è ancora lontano, gli manda un'ambasceria per la pace
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Sic jinak, když ještě podál od něho jest, pošle posly k němu, žádaje toho, což by bylo ku pokoji.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.S`il ne le peut, tandis que cet autre roi est encore loin, il lui envoie une ambassade pour demander la paix.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Wo nicht, so schickt er Botschaft, wenn jener noch ferne ist, und bittet um Frieden.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Ει δε μη, ενω αυτος ειναι ετι μακραν, αποστελλει πρεσβεις και ζητει ειρηνην.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Иначе, докато другият е още далеч, изпраща посланици да искат условия за мир.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Иначе, пока тот еще далеко, он пошлет к нему посольство просить о мире.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Коли ж нї, то ще як той далеко, посли піславши, просить примирря.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.ואם לא ושלח אליו מלאכים בעודנו רחוק לבקש שלום׃
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.وإلا فما دام ذلك بعيدا يرسل سفارة ويسأل ما هو للصلح.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.若 是 不 能 、 就 趁 敵 人 還 遠 的 時 候 、 派 使 者 去 求 和 息 的 條 款
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.若是 不 能 、 就 趁 敵人 還遠 的 時候 、 派 使者 去 求和 息 的 條款
Eğer öbür kenarı bulursak, o zaman Pisagor Teorisini uygulayabiliriz.그러나 주어진 다른 조건, 각의 크기가 45도임을 이용한다면 다른 변의 길이를 알아 낼 수 있고 피타고라스의 정리를 사용할 수도 있죠
Eğer öbür kenarı bulursak, o zaman Pisagor Teorisini uygulayabiliriz.Por tanto, de momento no podemos conocer los otros dos.
Eğer öbür kenarı bulursak, o zaman Pisagor Teorisini uygulayabiliriz.Quindi non possiamo ancora ricavare gli altri due.
Eğer öbür kenarı bulursak, o zaman Pisagor Teorisini uygulayabiliriz.Zbývající dvě zatím nemůžeme vypočítat.
Eğer öbür kenarı bulursak, o zaman Pisagor Teorisini uygulayabiliriz.Здесь у нас есть прямоугольный треугольник, но мы знаем только одну сторону.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Akármelyik pont, ami a görbe felett van, azt lehetetlen elérni.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Celui ci est impossible, n'importe quel point de ce côté de la courbe est impossible.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Elk punt dat zich aan deze kant van de curve bevindt is onmogelijk.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Jakýkoliv bod na téhle straně křivky není možný.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.곡선 바깥쪽에 있는 그 어떠한 상황들도 실현될 수 없습니다.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Żaden z punktów po tej stronie krzywej nie będzie możliwy.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Будь-яка точка, що знаходиться на цій стороні кривої, є неможливою.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Всяка точка от тази страна на кривата е невъзможна.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Любая точка на этой стороне кривой невозможна.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.כל נקודה על הצד הזה של העקומה היא בלתי אפשרית.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.さて、じゃあ曲線のこっち側のポイントは?
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripA bývalo, že jakž co oseli Izraelští, přitáhl Madian a Amalech a národ východní, povstávaje proti nim.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripA bývalo, že keď posial Izrael, prišiel hore Madian a Amalech i synovia východu a prišli na neho.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripDupăce sămăna Israel, Madian se suia cu Amalec şi fiii Răsăritului, şi porneau împotriva lui.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripHver gang Israel hadde sådd, kom midianittene og amalekittene og Østens barn og drog op mot dem;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripHver Gang Israelitterne havde sået, kom Midjaniterne, Amalekiterne og Østens Stammer og drog op imod dem
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripKhi Y-sơ-ra-ên đã gieo giống , dân Ma-đi-an với dân A-mê-léc , và người phương Ðông đi lên đánh Y-sơ-ra-ên ,
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripKhi Y-sơ-ra-ên đã gieo giống, dân Ma-đi-an với dân A-mê-léc, và người phương Ðông đi lên đánh Y-sơ-ra-ên,
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip"이스라엘이 파종한 때면 미디안 사람, 아말렉 사람, 동방 사람이 치러 올라와서"
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripQuand Israël avait semé, Madian montait avec Amalek et les fils de l`Orient, et ils marchaient contre lui.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripQuando Israele aveva seminato, i Madianiti con i figli di Amalek e i figli dell'oriente venivano contro di lui
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripSå ofta israeliterna hade sått, drogo midjaniterna, amalekiterna och österlänningarna upp emot dem
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripUnd wenn Israel etwas säte, so kamen die Midianiter und Amalekiter und die aus dem Morgenlande herauf über sie
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripИ след като Израил посееше, мадиамците, амаличаните и източните жители дохождаха и нападаха против него;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripКогда посеет Израиль, придут Мадианитяне и Амаликитяне и жителивостока и ходят у них;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripוהיה אם זרע ישראל ועלה מדין ועמלק ובני קדם ועלו עליו׃
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripواذا زرع اسرائيل كان يصعد المديانيون والعمالقة وبنو المشرق يصعدون عليهم
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip以 色 列 人 每 逢 撒 種 之 後 、 米 甸 人 、 亞 瑪 力 人 、 和 東 方 人 都 上 來 攻 打 他 們
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip以色列人 每逢 撒 種 之後 、 米甸人 、 亞瑪 力人 、 和 東方 人都 上 來 攻打 他們
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.Energía potencial eléctrica fue sólo es la cantidad total de trabajo es necesario moverlo de aquí a aquí.
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.전기위치에너지는 일이 이것을 여기서 여기로 옮기기 위해 얼마나 필요한지 보여주는 것이었습니다
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.Potenciální energie elektrostatického pole nám říkala, kolik práce celkem potřebujeme k přesunu odsud sem.
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.Потенциалната електрическа енергия беше това, колко общо работа е нужна, за да се премести от тук до тук.
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.האנרגיה הפוטנצילית החשמלית הייתה שווה לעבודה הדרושה להזיז את המטען מכאן לכאן.
Elimizde bir kenar var ancak öbür kenarı bilmiyoruz.Ďalej vieme, že poznáme dĺžku ešte jednej strany, a druhú nevieme.
Elimizde bir kenar var ancak öbür kenarı bilmiyoruz.이제 한 변의 길이는 알지만 다른 변의 길이는 모릅니다
Elimizde bir kenar var ancak öbür kenarı bilmiyoruz. Şimdi size bir soru soracağım.Vi har en anden side, men vi ved ikke hvilken.
Elimizde bir kenar var ancak öbür kenarı bilmiyoruz.Také víme, že známe velikost jedné strany, ale neznáme tu druhou stranu.
Elimizde bu tarafta evrim, öbür tarafta da akıllı tasarım olsun.Alors, dessein intelligent à une côté et l"évolution à l'autre côté.
Elimizde bu tarafta evrim, öbür tarafta da akıllı tasarım olsun.Así es que tenemos evolución en este lado y tenemos diseño inteligente en este lado.
Elimizde bu tarafta evrim, öbür tarafta da akıllı tasarım olsun.Ewolucja po jednej stronie, po drugiej inteligentny projekt.
Elimizde bu tarafta evrim, öbür tarafta da akıllı tasarım olsun.Jadi anda mempunyai evolusi pada sisi ini dan anda mempunyai rancangan kepandaian di sisi ini.
Elimizde bu tarafta evrim, öbür tarafta da akıllı tasarım olsun.Je hebt evolutie aan deze kant en intelligent ontwerp aan deze kant.