Ana içeriğe geç
Sözlük

öbür ile cümle

öbür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Men Sauls dotter Mikal hade David kär. Och när man omtalade detta för Saul, behagade det honom.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mical, fata lui Saul, iubea pe David. Au spus lui Saul, şi lucrul i -a plăcut.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mical, fille de Saül, aima David. On en informa Saül, et la chose lui convint.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mikál, a Saul leánya azonban megszereté Dávidot, és mikor ezt megmondák Saulnak, tetszék néki a dolog.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mikal, Sauls datter, elsket David. Da Saul fikk vite dette, syntes han godt om det.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mikhal putri Saul yang lain jatuh cinta kepada Daud. Ketika Saul mendengar hal itu, ia setuju juga
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Milovala pak Míkol dcera Saulova Davida; což když oznámili Saulovi, líbilo se to jemu.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mutta Saulin tytär Miikal rakasti Daavidia. Ja kun se ilmoitettiin Saulille, oli se hänelle mieleen.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Nhưng Mi-canh, con gái của Sau-lơ, yêu mến Ða-vít. Khi Sau-lơ hay điều đó, thì lấy làm đẹp lòng.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Nhưng_Mi - canh , con_gái của Sau-lơ , yêu_mến Ða - vít . Khi_Sau - lơ hay điều đó , thì lấy_làm đẹp_lòng .
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Ondertussen was echter Sauls dochter Michal verliefd geworden op David en Saul was blij toen hij dat hoorde.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Pero Mical, la otra hija de Saúl, amaba a David. Esto le fue dicho a Saúl, y el asunto le pareció bien
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Sauls Datter Mikal fattede Kærlighed til David. Det kom Saul for Øre, og han syntes godt derom;
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.А Сауловата дъщеря Михала обичаше Давида, и като известиха това на Саула, стана му угодно.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Но Давида полюбила другая дочь Саула, Мелхола; и когда возвестили об этом Саулу, то это было приятно ему.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.ותאהב מיכל בת שאול את דוד ויגדו לשאול וישר הדבר בעיניו׃
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.وميكال ابنة شاول احبت داود فاخبروا شاول فحسن الامر في عينيه.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.掃 羅 的 次 女 米 甲 愛 大 衛 . 有 人 告 訴 掃 羅 、 掃 羅 就 喜 悅
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.掃羅 的 次女 米甲愛 大衛 . 有 人 告 訴掃羅 、 掃羅 就 喜悅
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Asta m-a purtat prin lume şi m-a ajutat să cunosc nişte oameni extraordinari.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ca m'a amené à l'autre bout du monde, et m'a fait rencontrer des gens extraordinaires.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ennek eredménye, hogy körbeutaztam a földet, és találkoztam lenyűgözően érdekes emberekkel.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Het heeft me over de hele wereld gebracht, en ik ontmoette een aantal fantastische mensen.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.이것이 저를 세계를 돌아다니게 했죠 그리고 놀라운 사람들을 만나게 해주었습니다.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Me ha llevado a través del mundo, y me ha presentado a algunas personas sorprendentes.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Poszukiwanie to zaprowadziło mnie do wielu niesamowitych ludzi na całym świecie.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Sie hat mich um die Welt geführt, und brachte mich mit einigen erstaunlichen Menschen in Kontakt.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Η αναζήτηση αυτή με ταξίδεψε στον κόσμο, και μου γνώρισε καταπληκτικούς ανθρώπους.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ради этого я путешествовала по свету и познакомилась со многими невероятными людьми.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Този процес ме отведе по целия свят и ме запозна с някои невероятни личности.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.המסע לקח אותי מסביב לעולם, והציג בפניי כמה אנשים מרתקים.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.و قد اخذني بحثي عبر الكرة الأرضية, و عرفني على العديد من الأشخاص الرائعين.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.素晴らしい人々との出会いがありました その過程の中で複雑なパズルの
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.A nakoľko nie bez prísahy -
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.A to i względem tego, że nie bez przysięgi jest wprowadzona.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.A to tím lepší, že ne bez přísahy.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.És a mennyiben nem esküvés nélkül való, mert amazok esküvés nélkül lettek papokká,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Et, comme cela n`a pas eu lieu sans serment,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.God zwoer dat Christus altijd priester zou zijn, wat Hij nooit van andere priesters heeft gezegd.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Inoltre ciò non avvenne senza giuramento. Quelli infatti diventavano sacerdoti senza giuramento
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.In v kolikor to ni brez prisege
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.또 예수께서 제사장 된 것은 맹세 없이 된 것이 아니니
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Og så visst som det ikke gikk for sig uten ed -
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Og så vist som det ikke er sket uden Ed,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Şi fiindcă lucrul acesta nu s'a făcut fără jurămînt, -
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.und dazu, was viel ist, nicht ohne Eid. Denn jene sind ohne Eid Priester geworden,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Y esto no fue hecho sin juramento
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Και καθ' οσον δεν εγεινεν ιερευς χωρις ορκωμοσιας
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.И как сие было не без клятвы, –
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.І на скілько воно не без клятьби,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.וכפי אשר לא היתה זאת בלי שבועה׃
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.وعلى قدر ما انه ليس بدون قسم.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.再 者 、 耶 穌 為 祭 司 、 並 不 是 不 起 誓 立 的
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.再者 、 耶穌為 祭司 、 並 不 是 不 起誓 立 的
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.A esta velocidade, devemos chegar ao outro lado da montanha mais depressa do que pensávamos.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.A este ritmo, deberíamos llegar al otro lado de la montaña antes de lo que pensábamos.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.Di questo passo, dovremmo uscire dalla montagna più in fretta del previsto.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.I den här takten kommer vi fram snabbare än vi trodde.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.I dette tempo kommer vi hurtigere frem, end vi troede.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.Pääsemme vuoren toiselle puolelle odotettua nopeammin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod