Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.네 이 뺨을 치는 자에게 저 뺨도 돌려 대며 네 겉옷을 빼앗는 자에게 속옷도 금하지 말라
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.Tomu, kto ťa bije po jednom líci, nadlož i to druhé; a tomu, kto ti berie plášť, nebráň ani sukne.
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.Ударившему тебя по щеке подставь и другую, и отнимающему у тебя верхнюю одежду не препятствуйвзять и рубашку.
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.Хто бв тебе у щоку, підстав і другу; а хто бере твою свиту, й жупанка не борони.
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.המכה אתך על הלחי הטה לו גם את האחרת והלקח את מעילך אל תמנע ממנו גם את כתנתך׃
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.من ضربك على خدك فاعرض له الآخر ايضا. ومن اخذ رداءك فلا تمنعه ثوبك ايضا.
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.有 人 打 你 這 邊 的 臉 、 連 那 邊 的 臉 也 由 他 打 . 有 人 奪 你 的 外 衣 、 連 裡 衣 也 由 他 拿 去
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.有 人 打 你 這邊 的臉 、 連那邊 的 臉也 由 他 打 . 有 人 奪 你 的 外衣 、 連裡 衣 也 由 他 拿去
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.C'est la dynamique entre la peur et l'apathie d'un côté et l'enthousiasme et l'humour de l'autre côté.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.Đó là động lực giữa 1 bên là sự sợ hãi và lãnh đạm với bên kia là nhiệt huyết và hài hước
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.É a dinâmica entre o medo e a apatia, por um lado, e o entusiasmo e o humor, por outro.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.E dinamica dintre teamă și apatie pe de-o parte și entuziasm și umor pe de alta.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.E' la dinamica che sta tra la paura e l'apatia da un lato e l'entusiasmo e l'umorismo dall'altro.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.Es ist die Dynamik zwischen Angst und Apathie auf der einen Seite und Enthusiasmus und Humor auf der anderen.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.이것은 한 쪽의 공포와 무관심, 다른 쪽의 열정과 유머 사이의 역학 관계입니다.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.La dinámica entre temor y apatía, por un lado, y entusiasmo y humor, por otro lado.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.To zależność między strachem i apatią z jednej strony a entuzjazmem i humorem z drugiej.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.Είναι ο παράγοντας του φόβου και της απάθειας αφενός, και του ενθουσιασμού και του χιούμορ αφετέρου.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.Он заключается в страхе и апатии с одной стороны, и энтузиазме и юморе с другой.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.Това е динамиката между страх и апатия от една страна и ентусиазъм и хумор от друга страна.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.Це співвідношення між страхом і апатією з одного боку та ентузіазмом і гумором з іншого.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.זו הדינמיקה שבין פחד ואדישות מצד אחד, ובין התלהבות והומור מצד שני.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.هي القوى الحركية بين الخوف و اللا مبالاة من ناحية و الحماسة و الفكاهة من ناحية أخرى.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.もう一方は情熱とユーモアです ビデオゲームをイメージしてください
Bir yanda normal hayatý, öbür yanda uđraţmasý gereken boktan bir durum.Điều gì quan trọng nhấy mà tôi<br/>có thể làm cho thế giới ngay lúc này?
Bir yanda normal hayatý, öbür yanda uđraţmasý gereken boktan bir durum.كان يرى أن حياته الطبيعية في جهة والأمور الحقيرة الأخرى في جهة
Bir yanda normal hayatý, öbür yanda uđraţmasý gereken boktan bir durum.その後解決しなければならない このひどいトラブルを抱え、 可能な限りこのトラブルから距離を置こうとしたが、
Bir yanda şirketin kısmi bir sahibi oluyorsunuz, öbür tarafta ise yalnızca şirkete borç veriyorsunuz. -Aquí tu estas poseyendo de la compañía, aquí tu le estás prestando a la compañía.
Bir yanda şirketin kısmi bir sahibi oluyorsunuz, öbür tarafta ise yalnızca şirkete borç veriyorsunuz. -Bei einem gehört einem ein Teil des Unternehmens, beim anderen leihst du dem Unternehmen etwas.
Bir yanda şirketin kısmi bir sahibi oluyorsunuz, öbür tarafta ise yalnızca şirkete borç veriyorsunuz. -Qui siete proprietari della società, qui siete prestatori (creditori) della società.
Bir yanda şirketin kısmi bir sahibi oluyorsunuz, öbür tarafta ise yalnızca şirkete borç veriyorsunuz. -Tady firmu vlastníte, tady firmě půjčujete.
Bir yanda şirketin kısmi bir sahibi oluyorsunuz, öbür tarafta ise yalnızca şirkete borç veriyorsunuz. -W jednym przypadku jesteśmy współwłaścicielami (akcje), a w drugim pożyczamy pieniądze firmie (obligacje).
Bir yanda şirketin kısmi bir sahibi oluyorsunuz, öbür tarafta ise yalnızca şirkete borç veriyorsunuz. -فهنا أنت مالك للشركة، وهنا أنت مقرض للشركة
Bir yanda şirketin kısmi bir sahibi oluyorsunuz, öbür tarafta ise yalnızca şirkete borç veriyorsunuz. -ここでは会社に貸しています。 それでは、これを具体的に正確にする為に、
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Ahelyett, hogy a termékeket utaztatnánk az egész világon keresztül, az adatokat küldjük át az interneten.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Ahora, en vez de transportar un producto por todo el mundo mandamos los datos por Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Bây giờ thay vì đóng gói sản phẩm đi toàn cầu, chúng ta gửi dữ liệu qua internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.În loc să expediem produsul în alte țări, trimitem informația prin Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.In plaats van een product over de hele wereld te verzenden, verzenden we data over het internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Invece di spedire un prodotto da un capo all'altro del mondo ora trasferiamo dei file via internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.이제 우리는 물건을 전세계로 운송하는 대신에, 인터넷을 통해 데이터를 보내고 있습니다
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Maintenant, au lieu de faire venir des produits du bout du monde, on envoie les données par Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Statt ein Produkt um die Welt zu schicken, schicken wir Daten über das Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Zamiast transportować produkty na drugi koniec świata, wysyłamy dane przez Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Днес, вместо да транспортираме стоки из целия свят, можем да пращаме данни през интернет.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Теперь вместо доставки изделия по всему миру, мы отправляем данные по Интернету.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.עכשיו, במקום לשלוח מוצר מסביב לעולם, אנחנו שולחים נתונים דרך האינטרנט.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.نحن الآن، بدلا من شحن المنتجات في جميع أنحاء العالم، نرسل بيانات عبر الانترنت
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.ネット上のデータのやりとりで済むんです こちらは完成したばかりのものです
Bu 3'ü öbür tarada koyabilirsem işimiz bitecek.만약 3을 이쪽 변으로 옮길 수 있다면 증명이 끝날 겁니다
Bu 3'ü öbür tarada koyabilirsem işimiz bitecek.Jeśli tylko wyrzucimy tą trójkę na prawą stronę, to będzie zasadniczo koniec.
Bu 3'ü öbür tarada koyabilirsem işimiz bitecek.Si podemos conseguir este 3 este lado, y luego veremos hacerse, esencialmente.
Bu 3'ü öbür tarada koyabilirsem işimiz bitecek.اذا امكننا ان نحصل على هذه الـ 3 على هذا الاتجاه، بالتالي
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Aber Michal, Sauls Tochter, hatte den David lieb. Da das Saul angesagt ward, sprach er: Das ist recht;
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Ale Míchaľ, druhá dcéra Saulova, milovala Dávida, a keď to oznámili Saulovi, ľúbila sa mu tá vec.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Ale się rozmiłowała Michol, córka Saulowa, Dawida; co gdy powiedziano Saulowi, miło mu to było.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.A Mihala, hči Savlova, je ljubila Davida. To so povedali Savlu, in videlo se mu je prav.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Intanto Mikal, l'altra figlia di Saul, s'invaghì di Davide; ne riferirono a Saul e la cosa gli piacque
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.사울의 딸 미갈이 다윗을 사랑하매 혹이 사울에게 고한지라 사울이 그 일을 좋게 여겨
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mas Mical, a outra filha de Saul, amava a Davi; sendo isto anunciado a Saul, pareceu bem aos seus olhos.