Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.És egyik nemzettõl a másikhoz bujdosának, egyik országból a másik néphez:
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Et ils allaient d`une nation à l`autre Et d`un royaume vers un autre peuple;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.in so hodili od naroda do naroda in iz enega kraljestva k drugemu ljudstvu.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.in so hodili od naroda do naroda, iz enega kraljestva k drugemu ljudstvu,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.I przechodzili od narodu do narodu, i od królestwa do innego ludu:
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Ja he vaelsivat kansasta kansaan ja yhdestä valtakunnasta toiseen kansaan.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular."이 족속에게서 저 족속에게로, 이 나라에서 다른 민족에게로 유리하였도다"
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Mereka mengembara dari bangsa ke bangsa, pindah dari satu negeri ke negeri lainnya
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.mergeau dela un neam la altul, şi de la o împărăţie la un alt popor;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Mert járnak vala egyik nemzetségtõl a másikhoz, és egyik országból más országba:
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Och de vandrade åstad ifrån folk till folk ifrån ett rike bort till ett annat.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Och de vandrade åstad ifrån folk till folk, ifrån ett rike bort till ett annat.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Og de vandret fra folk til folk og fra et rike til et annet folk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandrede fra Folk til Folk, fra et Rige til et andet,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandred fra Folk til Folk, fra et Rige til et andet,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandret fra folk til folk, fra et rike til et annet folk,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Passarono dall'una all'altra nazione, da un regno a un altro popolo
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Přecházeli zajisté z národu do národu, a z království k jinému lidu.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Przechodzili zaiste od narodu do narodu, a z królestwa innego ludu;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Şi mergeau dela un neam la altul, şi dela o împărăţie la un alt popor;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.toen zij van land naar land zwierven, van het ene koninkrijk naar het andere,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Trảy từ dân nầy qua dân kia , Từ nước nầy đến nước khác .
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Trảy từ dân nầy qua dân kia, Từ nước nầy đến nước khác.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Und sie zogen von einem Volk zum andern und aus einem Königreich zum andern Volk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Und sie zogen von Volk zu Volk, von einem Königreich zum andern Volk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.και διηρχοντο απο εθνους εις εθνος, απο βασιλειου εις αλλον λαον,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.και διηρχοντο απο εθνους εις εθνος και απο βασιλειου εις αλλον λαον,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.И когато прехождаха от народ в народ, И от едно царства в други люде.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.и переходили от народа к народу и из одного царства к другому народу;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.И се скитаха от народ в народ, От едно царство в други люде,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ויתהלכו מגוי אל גוי ומממלכה אל עם אחר׃
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ויתהלכו מגוי אל גוי מממלכה אל עם אחר׃
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ذهبوا من امة الى امة من مملكة الى شعب آخر.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.وذهبوا من امة الى امة ومن مملكة الى شعب آخر.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們 從 這 邦 游 到 那 邦 、 從 這 國 行 到 那 國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們從這 邦 游 到 那邦 、 從這國 行到 那國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們 從 這 邦 遊 到 那 邦 、 從 這 國 行 到 那 國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們從這 邦遊 到 那邦 、 從這國 行到 那國
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.A tak jeden občan pomohl druhému, ale státní správa tu sehrála klíčovou roli.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Dus de ene burger helpt de andere, maar de overheid speelde een sleutelrol.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Ein Bürger half einem anderen Bürger, aber die Regierung spielte hier eine zentrale Rolle.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Igaz, az egyik polgár segített a másikon, de a közigazgatásnak is kulcs szerepe volt benne.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.한 시민이 다른 시민을 도왔지만, 정부가 여기에서 중요한 역할을 했다는 것입니다.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Mọi người giúp đỡ lẫn nhau, nhưng chính phủ đóng vai trò cốt lõi ở đây.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Obywatel pomógł obywatelowi, ale rząd pełnił w tym kluczową rolę.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Takže jeden občan pomôže druhému, ale verejná správa hrala kľúčovú rolu.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Um cidadão ajudou o outro, mas o governo desempenhou aqui um papel fundamental.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Un cetăţean a ajutat pe altul, însă aici administrația locală a jucat un rol esențial.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Un citoyen a aidé un autre citoyen, mais la gouvernance a joué un rôle clé ici.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Un cittadino ha aiutato un altro cittadino, ma l'amministrazione ha assunto un ruolo chiave.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Έτσι ένας πολίτης βοήθησε έναν άλλο πολίτη, αλλά η κυβέρνηση έπαιξε ένα ρόλο κλειδί εδώ.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Един гражданин помогна на друг гражданин, но тук правителството играеше ключова роля.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Один горожанин помог другому, но правительство сыграло здесь ключевую роль.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.Так, один мешканець допоміг іншому мешканцю, але уряд відіграв важливу роль.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.אז אזרח אחד עזר לאזרח אחר, אבל הממשל שיחק תפקיד חשוב פה.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.إذن فمواطن ساعد مواطنا آخر، لكن الحكومة لعبت دورا محوريا هنا.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.政府もここで重要な役割を果たしました この2人を結びつけたのです もし要求されれば
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.A chi ti percuote sulla guancia, porgi anche l'altra; a chi ti leva il mantello, non rifiutare la tunica
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.Al que te hiera en la mejilla, preséntale también la otra; y al que te quite el manto, no le niegues la túnica
Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin.Kdor te udari po enem licu, nastavi mu tudi drugo, in kdor ti jemlje plašč, ne brani mu vzeti tudi suknje.