Ana içeriğe geç
Sözlük

öbür ile cümle

öbür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.piedras de ónice y piedras de engaste para el efod y el pectoral
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.pietre de onix şi alte pietre pentru împodobirea efodului şi a pieptarului.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.pietre di ònice e pietre da incastonare nell'efod e nel pettorale
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.Sjohamsten og Ædelsten til Indfatning på Efoden og Brystskjoldet.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.και λιθους ονυχιτας και λιθους δια να εντεθωσιν εις το εφοδ και εις το περιστηθιον.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.камень оникс и камни вставные для ефода и наперсника.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.ониксови камъни, и камъни за влагане на ефода и на нагръдника.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.ואבני שהם ואבני מלאים לאפוד ולחשן׃
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.وحجارة جزع وحجارة ترصيع للرداء والصّدرة.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.紅 瑪 瑙 、 與 別 樣 的 寶 石 、 可 以 鑲 嵌 在 以 弗 得 和 胸 牌 上
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.紅瑪瑙 、 與別樣 的 寶石 、 可以 鑲嵌 在 以弗得 和 胸牌 上
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.Kamení onychinové, a jiné kamení k vsazování do náramníku a náprsníku.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.Kamienne onychiny, i kamienie ku osadzaniu naramiennika i napierśnika.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.호마노며 에봇과 흉패에 물릴 보석이니라
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.macam-macam batu permata untuk ditatah pada efod dan tutup dada Imam Agung
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.onihovi kameni in drugi kameni, ki se vdenejo na naramnik in naprsnik.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.Ónix-kövek és foglalni való kövek, az efódhoz és a hósenhez.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.onychínové kamene a iné kamene na osádzanie do efoda a náprsníka.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.onyks-kiviä ja muita jalokiviä kasukkaa ja rintakilpeä varten.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.onyksstener og andre edelstener til å sette på livkjortelen og brystduken.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.Onyxsteine und eingefaßte Steine zum Leibrock und zum Amtschild.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.onyxstenen en stenen voor de efod en het borststuk.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.pedras de ônix, e pedras de engaste para o éfode e para o peitoral.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.piedras de ónice y piedras de engaste para el efod y el pectoral
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.pietre de onix şi alte pietre pentru efod (umărar) şi pieptar.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.pietre di ònice e pietre da incastonare nell'efod e nel pettorale
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.Sjohamsten og Ædelsten til Indfatning på Efoden og Brystskjoldet.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.λιθοι ονυχιται και λιθοι δια να εντεθωσιν εις το εφοδ και εις το περιστηθιον.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.камень оникс и камни вставные для ефода и для наперсника.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.оникси, и камъни за влагане на ефода и на нагръдника.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.אבני שהם ואבני מלאים לאפד ולחשן׃
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.وحجارة جزع وحجارة ترصيع للرداء والصدرة.
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.紅 瑪 瑙 、 與 別 樣 的 寶 石 、 可 以 鑲 嵌 在 以 弗 得 和 胸 牌 上
başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.紅瑪瑙 、 與別樣 的 寶石 、 可以 鑲嵌 在 以弗得 和 胸牌 上
Baştaki x'i elde etmeliyiz. Pes etmeyelim, öbür türlü bu, bölme için güzel bir tanım gibi gözükmez.이 가정과 어긋나면 나눗셈이 제대로 정의되었다고 할 수 없습니다
Baştaki x'i elde etmeliyiz. Pes etmeyelim, öbür türlü bu, bölme için güzel bir tanım gibi gözükmez.Tohoto se nesmím vzdát, jinak nemám dobrou definici pro dělení.
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.아마도 이러한 일들이 지구 반대편에서 일어나서 그런 것일 수도 있습니다. 아무도 관심을 갖지 않는 지역에서 말입니다.
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.Może dlatego, że działo się to na drugim końcu świata, gdzie nikt nie zwracał uwagi.
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.Nguyên nhân có thể là vì những sự kiện đó đã xảy ra ở phía bên kia thế giới khi không có ai chú ý.
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.Podría ser porque esos eventos ocurrieron en el otro lado del mundo donde nadie prestaba atención
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.Може би защото тези събития се случвали от другата страна на света и никой не им обръщал внимание.
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.ייתכן וזה כך משום שאירועים אלו התרחשו בצד השני של העולם היכן שאף אחד לא התייחס אליהם.
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.ربما كان هذا بسبب أن تلك الإحداث كانت تجري في الجانب الآخر من العالم حيث لم يلتفت إليها أحد.
Belki de bu hayvan ölümleri uzakta, dünyanın öbür ucunda cereyan ettiği için kimse dikkat etmemiştir.誰も関心を払っていなかった 世界の裏側で起きていたのでしょう しかし ウイルスは確かに
Belli ki eğer işgücünde iki insan varsa, ve biri işsizse, demek ki öbür kişi çalışıyordur.Очевидно, якщо двоє людей в складі робочої сили, одни є безробітним, тоді інша людина має роботу.
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.A videl som, ja Daniel, a hľa, dvaja iní stáli, jeden na jednom brehu rieky a druhý na druhom brehu rieky.
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.나 다니엘이 본즉 다른 두 사람이 있어 하나는 강 이편 언덕에 섰고 하나는 강 저편 언덕에 섰더니
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.Og jeg, Daniel, skuede, og se, der stod to andre hver på sin Side af Floden.
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.Tedaj pogledam jaz Daniel in glej: druga dva stojita tu, eden na tem bregu, drugi na onem bregu reke.
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.Toen zag ik twee mannen (C), ieder op een oever van de rivier.
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.Тогда я, Даниил, посмотрел, и вот, стоят двое других, один на этом берегу реки, другой на том берегу реки.
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.וראיתי אני דניאל והנה שנים אחרים עמדים אחד הנה לשפת היאר ואחד הנה לשפת היאר׃
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.فنظرت انا دانيال واذا باثنين آخرين قد وقفا واحد من هنا على شاطئ النهر وآخر من هناك على شاطئ النهر.
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.我 但 以 理 觀 看 、 見 另 有 兩 個 人 站 立 、 一 個 在 河 這 邊 、 一 個 在 河 那 邊
Ben Daniel baktım, biri ırmağın bu kıyısında, öbürü öbür kıyısında duran başka iki varlık gördüm.我 但以理 觀看 、 見另 有 兩個 人 站立 、 一 個 在 河這邊 、 一 個 在 河 那邊
Ben, eski zamanlarda dünyanın öbür ucunda, ataerkil Katolik ve tutucu bir ailenin çocuğu olarak doğdum.Am fost nascuta in vremuri stravechi, la capatul lumii, intr-o familie catolica si conservatoare.
Ben, eski zamanlarda dünyanın öbür ucunda, ataerkil Katolik ve tutucu bir ailenin çocuğu olarak doğdum.A régi időkben születtem, a világ végén, egy patriarchális katolikus és konzervatív családban.
Ben, eski zamanlarda dünyanın öbür ucunda, ataerkil Katolik ve tutucu bir ailenin çocuğu olarak doğdum.Jag föddes i den gamla tiden, vid världens ände i en patriarkal, katolsk och konservativ familj.
Ben, eski zamanlarda dünyanın öbür ucunda, ataerkil Katolik ve tutucu bir ailenin çocuğu olarak doğdum.Jeg blev født i oldtiden, ved verdens ende, i en patriarkalsk katolsk og konservativ familie.
Ben, eski zamanlarda dünyanın öbür ucunda, ataerkil Katolik ve tutucu bir ailenin çocuğu olarak doğdum.Je suis née à une autre époque, au bout du monde, dans une famille patriarcale, catholique et conservatrice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod