Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.וכמובן, זה הכיוון אליו אנו צריכים ללכת, להתקדם קדימה.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.و بالطبع هذا ما نحتاج الإتجاه إليه ألا وهو التقدم للأمام
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.これは全米癌研究所(NCI)のサイトです
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.이 쪽 앵글과 저 쪽 앵글을 비교하도록 하여 우리를 속이는 비교적 최신 방식입니다.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.Tämä on verraten uusi, joka hätkäyttää meitä, koska ristiriidat saavat vertaamaan tätä kulmaa tuohon.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.Wir vergleichen diesen Winkel mit diesem.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.שמטעה אותנו בשל הדפוסים הסותרים כשמשווים את הזוית הזאת עם הזוית הזאת.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.تذهلنا بسبب الانماط المتضاربة لمقارنة هذه الزاوية بتلك الزاوية
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.騙されてしまうのです 実際は 同じ写真を並べただけなのです
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Darnach führte er mich zum innern Vorhof gegen Morgen und maß das Tor gleich so groß wie die andern,
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Depois me levou ao átrio interior, que olha para o oriente; e mediu a porta conforme estas medidas;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.In pripeljal me je na notranje dvorišče proti vzhodu. In meril je vrata po onih merah
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.그가 나를 데리고 안 뜰 동편으로 가서 그 문간을 척량하니 척수는
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Luego me llevó al lado oriental, al atrio interior, y midió la puerta; era como aquellas medidas
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Poi mi condusse al portico dell'atrio interno che guarda a oriente e lo misurò: aveva le solite dimensioni
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Potom ma viedol do vnútorného dvora cestou od východu a zmeral bránu podľa tamtých mier.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Så førte han mig til den indre forgård mot øst, og han målte porten: den var like stor som de andre.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Så førte han mig til Østporten og målte denne Port; den havde samme Størrelse som de andre,
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Sedan förde han mig till den inre förgårdens östra sida och mätte porten där; den var lika stor som de andra.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Uvedl mne také do síně vnitřní k východu, i změřil bránu tu podlé týchž měr,
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Vitt továbbá engem a belsõ pitvarba kelet felé, és megméré a kaput ugyanama mértékek szerint;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Wwiódł mię także do sieni wewnętrznej drogą wschodnią, i wymierzył onę bramę według onychże miar;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Και με εφερεν εις την εσωτεραν πυλην προς ανατολας, και εμετρησε την πυλην κατα τα αυτα μετρα.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.И заведе ме във вътрешния двор към изток; и като измери портата тя имаше същите мерки;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.И повел меня восточными воротами на внутренний двор; и намерил вэтих воротах ту же меру.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.ויביאני אל החצר הפנימי דרך הקדים וימד את השער כמדות האלה׃
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.وأتى بي الى الدار الداخلية نحو المشرق وقاس الباب كهذه الاقيسة
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 到 內 院 的 東 面 、 就 照 先 前 的 尺 寸 量 東 門
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 到 內院 的 東面 、 就 照 先前 的 尺寸 量東門
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.A doviedol ma do vnútorného dvora južnou bránou, a zmeral južnú bránu podľa tamtých mier.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Ðoạn người đem ta vào hành lang trong do hiên cửa phía nam; người đo hiên cửa phía nam, có đồng một cỡ.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Ðoạn người đem ta vào hành_lang trong do hiên cửa phía nam ; người đo hiên cửa phía nam , có đồng một cỡ .
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Então me levou ao átrio interior pela porta do sul; e mediu a porta do sul conforme estas medidas.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.És bevitt engemet a déli kapun át a belsõ pitvarba, és megméré a déli kaput ugyanama mértékek szerint;
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.I uvedl mne do síně vnitřní branou polední, a změřil tu bránu polední podlé týchž měr,
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.그가 나를 데리고 그 남문으로 말미암아 안 뜰에 들어가서 그 남문간을 척량하니 척수는
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Luego me llevó por la puerta del sur al atrio interior, y midió la puerta del sur; eran como aquellas medidas
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Nato me je pripeljal skozi južna vrata na notranje dvorišče. In meril je južna vrata po onih merah
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Και με εφερεν εις την εσωτεραν αυλην δια της νοτιου πυλης και εμετρησε την νοτιον πυλην κατα τα αυτα μετρα.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.И привел он меня через южные ворота во внутренний двор; и намерилв южных воротах ту же меру.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Тогава ме заведе във вътрешния двор през южната порта; и като измери южната порта, тя имаше същите мерки,
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.ויביאני אל חצר הפנימי בשער הדרום וימד את השער הדרום כמדות האלה׃
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.واتى بي الى الدار الداخلية من باب الجنوب وقاس باب الجنوب كهذه الاقيسة.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 從 南 門 到 內 院 、 就 照 先 前 的 尺 寸 量 南 門
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 從南門 到 內院 、 就 照 先前 的 尺寸 量南門
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Chlapík je beloch, on je černoch a má dve malé deti.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.El e negru, cel care a căzut este alb, şi în plus, el are doi copii.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Er ist schwarz, der Typ ist weiß, und er hat zwei kleine Kinder.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Es negro, el otro es blanco, y tiene dos niños pequeños.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Han er sort, manden er hvid, og han har to små børn.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Hän on musta, kaveri on valkoinen, hänellä on kaksi pientä lasta.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Hij is zwart, de man is wit, hij heeft twee kleine kinderen.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Il est noir, cet homme est blanc, et il a deux petits enfants avec lui.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Je černoch, ten chlap je bílej, a on má dvě malý děcka.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Jest czarny, ma dwójkę dzieci.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.상대는 백인이고, 게다가 그에겐 두 아이까지 있었죠.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Lui è nero, il tizio è bianco, e ha due bambini.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Ő fekete, a férfi fehér, és neki van két kicsi gyereke.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Αυτός ήταν μαύρος, ο άλλος ήταν λευκός, και επιπλέον είχε δύο μικρά παιδιά.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Парень белый, а он черный, с ним там было двое малышей.