öğretmenlik ile cümle

öğretmenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Holmboe öğretmenlik döneminde Joseph-Louis Lagrange'dan ilham aldı.In zijn onderwijs liet Holmboe zich inspireren door Joseph-Louis Lagrange.
Johann geri kalan yaşamını Basel'de kız okulunda öğretmenlik yaparak geçirdi.Johann zou de rest van zijn leven in Bazel verblijven, waar hij les gaf aan een meisjesschool.
Burada 35 yıl öğretmenlik yapar.Hij was meer dan 35 jaar docent.
1950-1951 seneleri arasında ise Yale Sanat Okulu'nda öğretmenlik yaptı.In 1950-51 gaf hij les aan de Yale School of Art.
1974’ten 1980’ e kadar Palermo Üniversitesi’ nde öğretmenlik yaptı.Van 1974 tot 1980 doceerde hij aan de Universiteit van Palermo.
12 yaşına kadar annesi ona öğretmenlik yaptı.Tot twaalfjarige leeftijd ontving hij onderwijs van zijn moeder.
30 yıl ögretmenlik hayatından sonra 2000 yılında emekli olmustur.Hij zou in 1991 terugkeren na dertig jaar ballingschap.
İzmir Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olup Tire ve İzmir'de öğretmenlik görevinde bulunmuştur.Hij is afgestudeerd aan het Hoger Islamitisch Instituut in İzmir en werkte als onderwijzer in İzmir en Tire.
1967’de öğretmenlikten emekli olmuş; fakat bölümde çalışmaya devam etmiştir.In 1967 kreeg hij een aanstelling als hoogleraar, en ook na zijn pensionering in 1970 bleef hij er lesgeven.
Çeşitli kademelerde öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptım.Beroepshalve was hij leraar en docent aan verschillende scholen.
Politikaya atılmadan önce öğretmenlik yaptı.Hij was leerkracht voor hij de politiek inging.
1811 yılında on sekiz yaşında öğretmenlik diplomasını aldı.In 1931 behaalde hij op achttienjarige leeftijd zijn onderwijzersakte.
Aynı zamanda özel öğretmenlik de yapıyordu.Hij ging daar ook speciaal onderwijs geven.
Sonra öğretmenlik mesleğinin kendisine göre olmadığına karar verdi.Ze ontdekt al snel dat het werk als schooljuffrouw niets voor haar is.
Burası, onun öğretmenlik yaptığı okul.Dit is de school waar zij lesgeeft.
Holmboe öğretmenlik döneminde Joseph-Louis Lagrange'dan ilham aldı.W nauczaniu Holmboe czerpał inspiracje z podejścia Josepha-Louisa Lagrange'a.
1970 yılında okul ve üniversite arasında kısa bir süre Kenya'da bir okulda öğretmenlik yaptı.W 1970 krótko pracował w szkole w Kenii.
Halen köy akademisinde öğretmenlik yapmaktadır.Woli pozostać nauczycielem na prowincji.
Annesi Elena öğretmenlik yapmaktadır.Matka Helena była nauczycielką.
Burada 35 yıl öğretmenlik yapar.W tej szkole pracował przez 35 lat.
Manzanillo'da öğretmenlik yapar, aynı zamanda küçük bir pirinç tarlasının sahibi konumundadır.Po kremacji nauczyciela Suwŏl udał się do Mandżurii, gdzie prowadził małe gospodarstwo.
Öğretmenlik eğitimi gördü.Uzyskał wykształcenie nauczycielskie.
Bu arada 1968 yılında öğretmenlikten istifa etti.W roku 1968 wycofał się z nauczania.
İsveç’e Kraliçe Christina tarafından, kendisine öğretmenlik yapması için davet edilmişti.Maria została koronowana na malowaną królową, przez co oddała Shakti na wychowanie innym ludziom.
Daha sonra Prag Ticaret Akademisi'nde üç yıl boyunca öğretmenlik yaptı.Następnie przez trzy lata studiował na Akademii Krakowskiej.
19 yaşındayken Türk okullarında öğretmenlik yaptı.W wieku 21 lat ukończył studia na Uniwersytecie Turyńskim.
İşçiler için açılan gece okullarında öğretmenlik yapar.Powołał wieczorowe szkoły dla pracujących.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.År 1932 började hon arbeta som barnflicka och lärare för barnen till den tyske konsuln i Cusco i Peru.
1979 yılına kadar öğretmenlik yaptı.Hon undervisade där fram till 1979.
Sınıf yönetimi, öğretmenlik mesleğine giriş gibi derslerden oluşmaktadır.Klassens ljus eller hur man kommer in i en arbetarregering.
Daha sonra Kuveyt'te öğretmenlik yapmaya başladı.En dag börjar en ny tjej på deras skola, Kumiko.
1957'de ABD, Oakland'daki Mills Koleji'nde öğretmenlik yaptı.Åren 1957/58 undervisade han i målning vid Mills College i Oakland i USA.
1967’de öğretmenlikten emekli olmuş; fakat bölümde çalışmaya devam etmiştir.1992 gick han i pension från professuren, men fortsatte att undervisa.
Annesi hala orada öğretmenlik yapmaktadır.Hans far fortsatte att undervisa i Egypten.
Subay okulunda öğretmenlik yaptı.Där var han elev vid konstakademien.
Öğretmenlik kolejinden mezun oldu ve birkaç yıllığına öğretmen ve Katolik koro şefi olarak çalıştı.Він закінчив учительський коледж і деякий час працював учителем і католицьким кантором.
1979 yılına kadar öğretmenlik yaptı.Працювала школа до 1979 року.
Siyasi eylemleri gerekçesiyle öğretmenlikten atıldı, tutuklandı, hüküm giydi.Перед дипломним іспитом через політичну діяльність його було арештовано і ув'язнено.
Kısa bir süre öğretmenlik yaptı.Та викладав тут недовго.
İzmir Yetimler Mektebi’nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı.Діти сироти навчалися в гімназіях.
Aynı okulda ve daha başka okullarda yardımcı öğretmenlik yaptı.Навчав у школі директор, а також інші вчителі.
Memmedkuluzade, bir yandan da öğretmenlik yapmaya devam etti ve Nûmanzâde ile birlikte bir okul açtı.Перед ним постає вибір: продовжити навчання в Парижі, або поїхати і почати нове життя з Седріком у Нанті.
Asıl mesleği öğretmenliktir.За основною професією — вчитель.
Öğretmenlik yapmıştır.Учителював.
Kafkaslara döner ve öğretmenlik yapar.Перестають друкувати, вчителює.
Rusça eğitimi almış ve öğretmenlik yapmıştır.Zde se naučil rusky a získal potřebný výcvik.
Bütün hayatını burada öğretmenlik ve yazmakla geçirdi.Tam strávil zbytek života učením a psaním.
Springfield, Adelaide'de bir Katolik okulu olan Mercedes Koleji'nde öğretmenlik yaptı.Studovala na soukromé katolické škole Mercedes College v Adelaide.
1881'e kadadr Christ Church'de öğretmenlik yapmaya devam etti, ve ölümüne kadar da burada yaşadı.Až do roku 1881 učil v Christ Church, kde zůstal až do své smrti.
1931'de öğretmenlik diplomasını alarak Le Puy adlı kız okulunda felsefe öğretmeni oldu.Od roku 1931 učila filosofii na gymnáziu v Le Puy.
Aynı zamanda özel öğretmenlik de yapıyordu.Prodělal také soukromé vyučování.
Bir yıl sonra köyüne dönüp öğretmenlik yaptı.Po roce se do učení vrátil a absolvoval s vyznamenáním.
O yıllarda Taşkent'de Abdülkadir Cılkıbay adıyla öğretmenlik yaptı.V případě nutnosti se v Týnském chrámu nechával zastupovat svými žáky.
John Aubrey ise Shakespeare'in öğretmenlik yaptığını iddia etmiştir.John Aubrey ne informează că Shakespeare a fost un învățător provincial.
1915'te Židikai'ye yerleşerek, kalan ömrünü burada öğretmenlikle geçirdi.În 1915, s-a mutat în Židikai, unde și-a petrecut restul vieții lucrând ca profesoară.
Aile durumu onu öğretmenlikten uzaklaştırmaya mecbur kılmıştır.Dar necazurile de acasă îl siliseră să-și întrerupă învățătura.
1916 yılında sınavla öğretmenlik hakkı aldı ve Muğla Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı.În 1916 și-a susținut examenul de magistru, apoi a fost numit docent, trecând la munca universitară.
Memleketine dönüp öğretmenlikle meşgul oldu.Întors în patrie a condus împreună cu prof.
Rusça eğitimi almış ve öğretmenlik yapmıştır.A primit o educație militară și a intrat în serviciul rus.
14 yıl sürdürdüğü öğretmenlikten, 1991'de erken emekli oldu.Negyvenkét év aktív tanítást követően 1991-ben nyugdíjba ment.

İlgili Sayfalar