öğretmenlik ile cümle

öğretmenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sağlık sebeplerinden dolayı erken emeklilik zamanına kadar, kendi mesleği olan öğretmenlik yaparak çalıştı.Bis zu seiner vorzeitigen Pensionierung aus gesundheitlichen Gründen arbeitete er im Hauptberuf als Lehrer.
Daha sonra Torino'da öğretmenlik yaptı.Auch in Toronto lehrte er.
İzmir Yetimler Mektebi’nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı.Sonderegger lernte innert Kürze romanisch.
Buca Sultanîsi'nde bir süre öğretmenlik yaptı.Einige Zeit arbeitete er als Lehrer in der Buca Sultanisi.
Rusça eğitimi almış ve öğretmenlik yapmıştır.Sie war den russischen Sitten zugänglich und lernbegierig.
Toplam yaşamında Teknik eğitim merkezinde 18 ay kadar öğretmenlik yapmıştır.Im Anschluss war sie 18 Monate lang als Lehrerin an einer Technikschule tätig.
Öğretmenlik de yapmıştır.Es war auch Lehrgut.
Bir yıl öğretmenlik yaptı.Er unterrichtete dann ein Jahr lang.
Subay okulunda öğretmenlik yaptı.Er wurde auf eine Offiziersschule geschickt.
Hayatının büyük kısmını öğretmenlikle mekteplerde geçirmiş ve ferikliğe kadar yükselmiştir.Auf weiten Strecken seines Anstiegs ist er als Hohlweg ausgebildet.
2002'de öğretmenlik mesleğinden emekliye ayrıldı.1999 zog er sich von der Lehrtätigkeit zurück.
Daha sonra New York'ta Ethical Culture School'da öğretmenlik yaptı.Bergman durchlief zudem eine weitere Ausbildung an der Ethical Culture School in New York.
1893'ten 1897 yılına kadar öğretmenlik yapmıştır.Hier lehrte er bis 1899.
Asıl mesleği öğretmenliktir.Im Hauptberuf ist er Lehrer.
Ögretmenlik meslek bilgisi dersleri (MB).Praxis des Geschichtsunterrichts (Bd.
Daha sonra müdürlükten bir vesile ile istifa ederek bir kaç sene öğretmenlik yapmıştır.Einige Tage später wurde er durch einen Hinweis eines Lehrers festgenommen.
Öğretmenlik, çocuk tiyatrosu ve yaratıcı drama eğitimi aldı.Sie studierte Pädagogik und Kreatives Drama.
Öğretmenlik de yapmıştır.Il a également enseigné.
Öğretmenlik yapmadı.Elles ne savent pas enseigner.
1979 yılına kadar öğretmenlik yaptı.Elle y enseigne jusqu'en 1979.
1996 yılında emekli olana kadar öğretmenlik ve araştırma alanındaki çalışmalarına devam etti.Il mène de front son activité de chercheur et d’enseignant jusqu’à son départ à la retraite en 2003.
1970 yılında okul ve üniversite arasında kısa bir süre Kenya'da bir okulda öğretmenlik yaptı.En 1970, entre le lycée et l'Université, il est brièvement scolarisé au Kenya.
En çok gereksinim duyulan mesleklerden biri de öğretmenlik idi.Je tiens à souligner que certains des hommes qui enseignaient là-bas étaient vraiment adorables.
1881'e kadadr Christ Church'de öğretmenlik yapmaya devam etti, ve ölümüne kadar da burada yaşadı.Il a continué à enseigner à Christ Church jusqu'en 1881, et y a résidé jusqu'à sa mort.
1972 yılında öğretmenlik yaşantısına başladı.C’est en 1972, que débute sa carrière d’enseignante.
Bütün hayatını burada öğretmenlik ve yazmakla geçirdi.Il consacra ses dernières années à l'enseignement et à l'écriture.
Ankara’da öğretmenlik yaptı.Elle fait sa scolarité à Ankara.
Burada 35 yıl öğretmenlik yapar.Elle a été enseignante pendant plus de 35 ans.
Melekleri kontrol eder ve öğrenim süresi boyunca meleklere öğretmenlik yapar.Ce sont eux qui dirigent les anges et leurs assignent leurs tâches quotidiennes.
IMS'de rehber öğretmenlik yapmakta, içgörü inzivaları ve şefkat (metta) meditasyonları düzenlemektedir.Ils sont ensuite conduits (par leur chef Acace) au mont Ararat et reçoivent l'enseignement de la foi.
Kızılda öğretmenlik yaptı.Elle a enseigné le japonais.
21 Ağustos 1927 tarihinde öğretmenlik diplomasını aldı.Il obtient son diplôme le 27 mars 1947.
Sınıf yönetimi, öğretmenlik mesleğine giriş gibi derslerden oluşmaktadır.L'adhésion est obligatoire, par exemple, pour exercer le métier d'enseignant.
Annesi hala orada öğretmenlik yapmaktadır.Il y reçoit l’enseignement de la Mère.
1893'ten 1897 yılına kadar öğretmenlik yapmıştır.Il continue d’y enseigner jusqu’en 1893.
2 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra yüksek öğrenim görmek için Almanya’ya gitti.Il passe deux années en Allemagne ce qui compromet fortement ses études.
1933–1943 yıları arasında öğretmenlik yaptı.Il y enseigne ensuite en 1933-1942.
Bir süre Alaşehir'de öğretmenlik ve okul yöneticiliği yaptı.Jadis, il servit d’école et de mairie.
Burada 35 yıl öğretmenlik yapar.Hace quince años estoy tratando de enseñar.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Llegó al Perú en 1932 para educar a los hijos del cónsul alemán en la ciudad de Cusco.
Hayatının en verimli on beş yılını öğretmenlik yaparak geçirmiştir.Dedicó 65 años de su vida a la enseñanza.
Helene Lange Berlin'de öğretmenlik yapmıştır.Helene Lange dio clases como profesora de maestras en Berlín.
Öğretmenlik yaptığı İzzet Ünver Lisesi'nde tiyatro kolunu kurarak oyunlar sergiledi (1980).Por ejemplo, la revista MAD dejó su nombre a una comedia titulada Up the Academy (1980).
Johann geri kalan yaşamını Basel'de kız okulunda öğretmenlik yaparak geçirdi.Permaneció el resto de su vida en Basilea, donde enseñó en una escuela para niñas.
Bir yıl öğretmenlik yaptı.Le enseñó casi un año.
1977 yılında siyasi eylemliliğine devam etmek amacıyla kendi isteği ile öğretmenlikten ayrılır.En 1977 es impedido de seguir ejerciendo la docencia por motivos políticos.
12 yaşına kadar annesi ona öğretmenlik yaptı.Hasta los diez años fue instruido por su madre.
Bir ara Darülbedayi'de komedi bölümünde öğretmenlik yaptı.Un día, accidentalmente, entrega su cómic al profesor.
Kendisini öğretmen olarak yetiştirmiş ve 1871'de öğretmenlik sınavına girmiştir.Estudió para ser profesora y finalizó sus estudios en 1871.
Asıl mesleği öğretmenliktir.Su verdadera vocación fue la de docente.
Öğretmenlik mesleğini çok sevdi ve kendisinin öğretmen olmak için yaratıldığı inancını her zaman ifade etti.Quise hacerlo por tratarse de un profesor que siempre he admirado por su capacidad para enseñar.
İsveç’e Kraliçe Christina tarafından, kendisine öğretmenlik yapması için davet edilmişti.El libro lo dedicó a la reina Cristina de Suecia, que lo invitó a su corte.
Kadıköy, Kabataş, Bezm-i Âlem Kız Lisesinde öğretmenlik yaptı.La mujer quien le ofreciera la beca en la secundaria, la srita.
IMS'de rehber öğretmenlik yapmakta, içgörü inzivaları ve şefkat (metta) meditasyonları düzenlemektedir.Roles que relegan a la mujer a la procreación y al cuidado de la descendencia y de la ascendencia.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Nel 1932 andò in Perù per lavorare come governante e precettrice per i figli del console tedesco a Cusco.
1957'de ABD, Oakland'daki Mills Koleji'nde öğretmenlik yaptı.Nel 1957 Afro insegnò al Mills College di Oakland.
İsveç’e Kraliçe Christina tarafından, kendisine öğretmenlik yapması için davet edilmişti.Si dice che la regina Cristina di Svezia volesse che le fosse letta tre volte al giorno.
Memleketine dönüp öğretmenlikle meşgul oldu.Tornato in patria, si dedicò all'educazione.
Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı.Chiama i suoi alunni «I miei ragazzi».
Ailenin Oklahoma'da kalan tek çocuğudur, yerel bir okulda öğretmenlik yapar.La loro figlia unica, Midori, fa la maestra in una città vicina.

İlgili Sayfalar