öğrenim ile cümle

öğrenim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Ils ont créé le premier programme scolaire, mais on a perdu de vue ces merveilleuses questions.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.그들은 최초의 교육 과정을 만들었지만 우리는 그런 경이로운 질문들을 잃어버렸습니다.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Mereka membuat kurikulum pertama, tapi kita telah kehilangan pertanyaan-pertanyaan menakjubkan itu.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Ők megalkották az első tantervet, de mára már elvesztek azok a csodálatos kérdések.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Oni vytvořili první kurikulum, ale my jsme se vzdálili těmto báječným otázkám.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Oni zostavili prvú osnovu, ale my sme tie úžasné otázky stratili z dohľadu.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Sie haben den ersten Lehrplan erstellt und wir haben diese erstaunlichen Fragen aus den Augen verloren.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Stworzono programy szkolne, ale zapomnieliśmy o tak fascynujących pytaniach.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Zo ontstond het eerste leerplan, maar dit soort wonderlijke vragen zijn er niet meer.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Έφτιαξαν το πρώτο πρόγραμμα σπουδών, αλλά χάσαμε την πρόσβαση στα θαυμαστά ερωτήματα.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Вони створили перший навчальний план, але ми втратили ці чудові запитання.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Они создали первый учебный курс, но мы выпустили из вида эти удивительные вопросы.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.Те направили първия въпросник, но ние сме изгубили следа от тези удивителни въпроси.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.הם בנו את תכנית הלימוד הראשונה, אבל אנחנו איבדנו מגע עם השאלות המופלאות האלה.
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.لقد بنوا اول منهج تعليمي بهذه الاسئلة المليئة بالتأمل،
Onlar ilk öğrenim programını geliştirdiler fakat biz bu harika soruların izini kaybettik.そこで「三角関数」で 手を打つことにしました
Onuncu sınıfa temel öğrenimi bitiriş karnesini aldıktan sonra başvurabilirsiniz.Du kan ansöka till en tionde klass när du har fått ditt avgångsbetyg från grundskolan.
Onuncu sınıfa temel öğrenimi bitiriş karnesini aldıktan sonra başvurabilirsiniz.Voit hakea kymppiluokalle, kun olet saanut peruskoulun päättötodistuksen.
Onuncu sınıfa temel öğrenimi bitiriş karnesini aldıktan sonra başvurabilirsiniz.Вы можете записаться в Десятый класс после получения выпускного аттестата в школе.
Onuncu sınıfa temel öğrenimi bitiriş karnesini aldıktan sonra başvurabilirsiniz.من الممكن أن تتقدم بالطلب للصف العاشر، عندما تكون قد حصلت على شهادة إتمام مدرسة التعليم الأساسي.
Onuncu sınıfta öğrenciler notlarını yükseltebilir ve hangi öğrenim alanına ilgi duyduklarını düşünebilirler.Där kan eleverna höja sina vitsord och fundera på vilket studieområde de är intresserade av.
Onuncu sınıfta öğrenciler notlarını yükseltebilir ve hangi öğrenim alanına ilgi duyduklarını düşünebilirler.Niillä oppilaat voivat korottaa arvosanojaan ja miettiä, mikä opiskeluala heitä kiinnostaisi.
Onuncu sınıfta öğrenciler notlarını yükseltebilir ve hangi öğrenim alanına ilgi duyduklarını düşünebilirler.بواسطتها من الممكن للتلاميذ أن يرفعوا من تقديرهم وأن يفكروا في مجال التعليم الذي من الممكن أن يهمهم.
Örneği kendim üstünden vereyim. Hiç borcum yok, öğrenim kredilerimi falan ödedim kapattım.No esimerkissämme, minä olen vain Sal, minulla ei ole velkaa, minä maksoin takaisin kaikki opintolainani.
Örneği kendim üstünden vereyim. Hiç borcum yok, öğrenim kredilerimi falan ödedim kapattım.V příkladu, který jsem uvedl... jsem Sal, nemám žádný dluh, splatil jsem vysokoškolské půjčky, všechno.
Örneği kendim üstünden vereyim. Hiç borcum yok, öğrenim kredilerimi falan ödedim kapattım.W przykładzie który podałem, nie jestem zadłużony, spłaciłem kredyty studenckie, wszystko.
Örneğin birçok yetişkin eğitim merkezinde (aikuiskoulutuskeskus) işde öğrenim sözleşme eğitimi verilir.Esimerkiksi monissa aikuiskoulutuskeskuksissa saa oppisopimuskoulutusta.
Örneğin birçok yetişkin eğitim merkezinde (aikuiskoulutuskeskus) işde öğrenim sözleşme eğitimi verilir.Läroavtalsutbildning ges till exempel vid många vuxenutbildningscentra (aikuiskoulutuskeskus).
Örneğin birçok yetişkin eğitim merkezinde (aikuiskoulutuskeskus) işde öğrenim sözleşme eğitimi verilir.Например, обучение по договору можно получить во многих центрах обучения для взрослых (aikuiskoulutuskeskus).
Örneğin birçok yetişkin eğitim merkezinde (aikuiskoulutuskeskus) işde öğrenim sözleşme eğitimi verilir.您可联系当地的见习培训合同办公室(oppisopimustoimisto)报名,也可联系相关教学机构。许多成人培训中心(aikuiskoulutuskeskus)都提供见习培训合同课程。
Örneğin bir öğrenci değişim programı ile Finlandiya’ya gelen öğrenci Finlandiya’dan öğrenim desteği alamıyor.Así, por ejemplo, un estudiante de intercambio no tendrá derecho a este subsidio en Finlandia.
Örneğin bir öğrenci değişim programı ile Finlandiya’ya gelen öğrenci Finlandiya’dan öğrenim desteği alamıyor.Esimerkiksi vaihto-opiskelija ei saa Suomesta opintotukea.
Örneğin bir öğrenci değişim programı ile Finlandiya’ya gelen öğrenci Finlandiya’dan öğrenim desteği alamıyor.Par exemple, un étudiant d'un programme d’échange ne reçoit pas d’aide financière aux études en Finlande.
Örneğin bir öğrenci değişim programı ile Finlandiya’ya gelen öğrenci Finlandiya’dan öğrenim desteği alamıyor.Till exempel utbytesstuderande får inte finskt studiestöd.
Örneğin bir öğrenci değişim programı ile Finlandiya’ya gelen öğrenci Finlandiya’dan öğrenim desteği alamıyor.Например, учащийся по обмену не может получить в Финляндии пособие на обучение.
Örneğin bir öğrenci değişim programı ile Finlandiya’ya gelen öğrenci Finlandiya’dan öğrenim desteği alamıyor.على سبيل المثال الطالب بالتبادل لا يحصل من فنلندا على دعم التعليم.
Ortak başvuru sistemiyle lise öğrenimi için başvuruda bulunmaFince _ İsveççeAdmission au lycée par la procédure d’admission communefinnois _ suédois
Ortak başvuru sistemiyle lise öğrenimi için başvuruda bulunmaFince _ İsveççeAnsökan till gymnasium i den gemensamma ansökanfinska _ svenska
Ortak başvuru sistemiyle lise öğrenimi için başvuruda bulunmaFince _ İsveççeLukioon hakeminen yhteishaussasuomi _ ruotsi
Ortak başvuru sistemiyle lise öğrenimi için başvuruda bulunmaFince _ İsveççeSelectividad general para estudiar el Bachilleratofinés _ sueco
Ortak başvuru sistemiyle lise öğrenimi için başvuruda bulunmaFince _ İsveççeПоступление в гимназию в рамках единой системы набора в учебные заведенияфинский _ шведский
Ortak başvuru sistemiyle lise öğrenimi için başvuruda bulunmaFince _ İsveççeطلب الانتساب للثانوية بشكل مشتركالفنلندية _ السويدية
Ortak başvuru sistemiyle lise öğrenimi için başvuruda bulunmaFince _ İsveççe高中入学统招芬兰语 _ 瑞典语
Oturma izni alabilmek için örneğin iş ve öğrenim gibi başka nedenler gerekmez.För att få tillståndet krävs inga andra skäl, som till exempel arbete eller studier.
Oturma izni alabilmek için örneğin iş ve öğrenim gibi başka nedenler gerekmez.Luvan saamiseksi ei tarvita muita syitä, kuten esimerkiksi työntekoa tai opiskelua.
Oturma izni alabilmek için örneğin iş ve öğrenim gibi başka nedenler gerekmez.Pour obtenir le permis, le travail et les études constitueront des motifs suffisants.
Oturma izni alabilmek için örneğin iş ve öğrenim gibi başka nedenler gerekmez.Для получения вида на жительство не требуется иных причин, как например, работа или учёба.
Oturma izni alabilmek için örneğin iş ve öğrenim gibi başka nedenler gerekmez.ليست هناك أسباب أخرى للحصول على الترخيص مثل العمل أو الدراسة على سبيل المثال.
Oturma izni alabilmek için örneğin iş ve öğrenim gibi başka nedenler gerekmez.居留许可取决于您与芬兰血统的直接性和远近程度,而非工作或学习等其它理由。
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.Ich habe nicht einmal mit so etwas angefangen.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.시작하지조차 않았죠. 저는 가능한 한 빨리 학교에서 탈출했어요.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.Non ho nemmeno iniziato.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.Я никогда даже не поступал туда.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.מעולם גם לא התחלתי. ברחתי מבית הספר ברגע שיכולתי,
Plana, örneğin, Fin dili eğitimi, diğer öğrenim olanakları ya da iş stajı konuları dahil edilebilir.Le plan d'intégration peut comprendre par exemple des études de finnois, d'autres études ou un stage.
Plana, örneğin, Fin dili eğitimi, diğer öğrenim olanakları ya da iş stajı konuları dahil edilebilir.Planen kan omfatta t.ex. studier i finska, andra studier eller arbetspraktik.
Plana, örneğin, Fin dili eğitimi, diğer öğrenim olanakları ya da iş stajı konuları dahil edilebilir.Puede formar parte del plan el aprendizaje de la lengua finlandesa, otros estudios o prácticas laborales.
Plana, örneğin, Fin dili eğitimi, diğer öğrenim olanakları ya da iş stajı konuları dahil edilebilir.Suunnitelmaan voi kuulua esimerkiksi suomen kielen opiskelua, muita opintoja tai työharjoittelua.
Plana, örneğin, Fin dili eğitimi, diğer öğrenim olanakları ya da iş stajı konuları dahil edilebilir.TE-toimistossa)劳动咨询专员或社会服务办公室里的社会服务专员一起制定社会融入计划。
Plana, örneğin, Fin dili eğitimi, diğer öğrenim olanakları ya da iş stajı konuları dahil edilebilir.План может включать в себя, например, изучение финского языка, другие виды обучения или трудовую практику.

İlgili Sayfalar