öğrenim ile cümle
öğrenim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
New York Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp öğrenimi gördü.Seejärel õppis ta New York University Medical Shoolis meditsiini.
Cemil Bey, medrese öğrenimi gördü.J. E. Gray õppis arstiteadust.
Çalışanlar öğrenim görmüş olmalı ve eğitilmelidir: bir öğrenme organizasyonunu sürdürmelidirler.Abi või soodustuse palumine: Sa rääkisid, et tegite möödunud aastal õpilasfirma.
İngiltere'ye döndükten sonra tıp öğrenimine başladı.Pärast naasmist Inglismaale avastati tal tuberkuloos.
İlk ve orta derecede öğrenim büyük ölçüde parasızdır ancak ülkede özel okullar da bulunmaktadır.Põhi- ja keskharidus riiklikes koolides on kõigile tasuta, kuid leidub ka tasulisi erakoole.
17 yaşından büyükseniz öğrenim parası alabilirsiniz.Du kan få studiepenning om du har fyllt 17 år.
17 yaşından büyükseniz öğrenim parası alabilirsiniz. Okumanız tam zamanlı olmalı.Вы можете получать пособие на обучение, если вам больше 17 лет.
17 yaşından büyükseniz öğrenim parası alabilirsiniz.Solo podrá percibir esta ayuda en caso de que sea mayor de 17 años.
17 yaşından büyükseniz öğrenim parası alabilirsiniz.Voit saada opintorahaa, jos olet yli 17-vuotias.
17 yaşından büyükseniz öğrenim parası alabilirsiniz.Vous pouvez bénéficier d’une allocation d'étudiant si vous avez plus de 17 ans révolus.
17 yaşından büyükseniz öğrenim parası alabilirsiniz.بإمكانك أن تحصل على نقود التعليم إذا كان عمرك يزيد على 17 عاماً.
Açık yüksekokullarda tamamlanan öğrenimlerin diğer eğitimlere faydaları vardır.Avoimista korkeakouluopinnoista on hyötyä opinnoissa.
Açık yüksekokullarda tamamlanan öğrenimlerin diğer eğitimlere faydaları vardır.Du har nytta av studierna vid öppna högskolan när du studerar vidare.
Açık yüksekokullarda tamamlanan öğrenimlerin diğer eğitimlere faydaları vardır.Les études ouvertes dans les hautes écoles sont utiles pour vos études ultérieures.
Açık yüksekokullarda tamamlanan öğrenimlerin diğer eğitimlere faydaları vardır.Los estudios realizados en un centro de enseñanza superior abierta le cualifican para otros estudios.
Açık yüksekokullarda tamamlanan öğrenimlerin diğer eğitimlere faydaları vardır.Обучение, пройденное в открытом вузе, принесёт пользу в дальнейшем.
Açık yüksekokullarda tamamlanan öğrenimlerin diğer eğitimlere faydaları vardır.دراسات المؤسسة التعليمية العليا المفتوحة تفيد في التعليم.
Açık yüksekokullarda tamamlanan öğrenimlerin diğer eğitimlere faydaları vardır.公开大学的课程非常实用。日后进入大学学习的学生无需修读已在公开大学里学过的课程。公开大学的学员申请高校入学时,可报名参加单另招生(erillinen haku)。
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Aber das muss nicht unbedingt ein formales Lernen sein; es ist nicht wissensbasiert.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil. Bu daha cok merakla ilgili.Maar het hoeft geen formele kennis te zijn, het is meer nieuwsgierigheid.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil. Bu daha cok merakla ilgili.Não tem que ser uma aprendizagem formal, não se trata de conhecimento.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.De ennek nem kell formális tanulásnak lennie; nem tudásalapú.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.하지만 이것은 지식에 기초한 정식 학습은 아닙니다.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Mais il n'est pas nécessaire que ce soit un apprentissage formel: il ne s'agit pas de connaissances.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Ma non deve essere un apprendimento formale; non è basato sulla conoscenza-
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Men det behøver ikke være formel læring; det er ikke vidensbaseret.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Men det måste inte vara formell lärdom; det är inte kunskapsbaserat.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Namun itu tidak harus belajar formal, bukan berdasarkan pengetahuan.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Nemusí jít o formální vzdělávání, založené na vědomostech.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Nemusí to byt nutne formálne vzdelávanie, založené na vedomostiach.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Nhưng đó không cần phải là học tập chính thức;đó không dựa trên kiến thức.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Nie musi byś to formalne uczenie się.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Pero no tiene por qué ser un aprendizaje formal; no se basa en el conocimiento.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Și nu trebuie să fie învățare formală; nu se bazează pe cunoștințe.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Όμως δεν χρειάζεται να είναι επίσημη μάθηση: δεν βασίζεται στη γνώση.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Не е задължително да е официално обучение, не е ориентирано към познание.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Но эта учёба не должна быть формальной.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.זה לא חייב להיות לימודים פורמאליים; זה לא מבוסס ידע.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.ولا اقصد بالتعليم التعليم الاعتيادي .. انه ليس تعليم اكاديمي
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.知識ベースではなく好奇心によるものです
Ancak velilerin gelirleri öğrenim yardımına ve yardım verilip verilmemesine etki eder.Huoltajan tulot vaikuttavat kuitenkin opintotuen määrään ja myöntämiseen.
Ancak velilerin gelirleri öğrenim yardımına ve yardım verilip verilmemesine etki eder.Vårdnadshavarens inkomster påverkar dock studiestödets storlek och beviljande.
Ancak velilerin gelirleri öğrenim yardımına ve yardım verilip verilmemesine etki eder.Однако на такое право и на размер пособия влияют доходы опекуна.
Ankete katılanların %90'sı ise öğrenimlerinde YouTube'u kullandıklarını ifade ediyor.90% de los encuestados dijeron que habían utilizado YouTube en su enseñanza.
Ankete katılanların %90'sı ise öğrenimlerinde YouTube'u kullandıklarını ifade ediyor.90% des personnes interrogées disent avoir utilisé le site YouTube dans le cadre de leurs cours.
Ankete katılanların %90'sı ise öğrenimlerinde YouTube'u kullandıklarını ifade ediyor.90% من المستجيبين قالوا أنهم استخدموا يوتيوب في التدريس.
Anne baba öğrenim tasarımı yapmasında öğretmenlere yardımcı olabilir.Föräldrarna kan hjälpa ledarna att utarbeta planen.
Anne baba öğrenim tasarımı yapmasında öğretmenlere yardımcı olabilir.Les parents peuvent aider les éducateurs à élaborer le plan.
Anne baba öğrenim tasarımı yapmasında öğretmenlere yardımcı olabilir.Los padres podrán colaborar en la planificación de este programa.
Anne baba öğrenim tasarımı yapmasında öğretmenlere yardımcı olabilir.Vanhemmat voivat auttaa ohjaajia suunnitelman tekemisessä.
Anne baba öğrenim tasarımı yapmasında öğretmenlere yardımcı olabilir.Родители могут помочь воспитателям в составлении плана.
Anne baba öğrenim tasarımı yapmasında öğretmenlere yardımcı olabilir.بإمكان الوالدين مساعدة المرشدين في إعداد الخطة.
Anne baba öğrenim tasarımı yapmasında öğretmenlere yardımcı olabilir.父母的角色在学前教育中非常重要。父母应当鼓励孩子学习。教师会为每个孩子制定专门的学习计划。父母也可协助专员制定学习计划。
Aşağıdaki öğrenimler tam zamanlıdır:Les études suivantes sont à plein temps :
Aşağıdaki öğrenimler tam zamanlıdır:Los siguientes estudios se consideran dedicación principal:
Aşağıdaki öğrenimler tam zamanlıdır:Seuraavat opinnot ovat päätoimisia:
Aşağıdaki öğrenimler tam zamanlıdır:Som heltidsstudier räknas följande:
Aşağıdaki öğrenimler tam zamanlıdır:Основным занятием считаются следующие виды образования:
Aşağıdaki öğrenimler tam zamanlıdır:الدراسات التالية تعتبر بدوام كامل:
Aşağıdaki öğrenimler tam zamanlıdır:参加全职培训的人士才能领取失业保障金。下列培训属于全职培训: