öğle yemeği ile cümle
öğle yemeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Σήμερα νομίζω πως πρέπει να φας ελαφριά, Λούσιεν".
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Возьми сегодня лёгкий обед, Люсьен".
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Думаю, сьогодні тобі потрібен легкий обід, Люсьєне".
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Мисля, че имаш нужда от лек обяд днес, Люсиен."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""אני חושב שאתה צריך ארוחת צהריים קלה היום, לוסיין."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""اعتقد انك تحتاج وجبة غداء خفيفة اليوم، لوسيان".
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien."(笑)
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun. Ne yapmamı istiyorsun?Nem tudsz velem találkozni ebédkor, munka után, mit akarsz, mit csináljak?
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun.Tu n'as pas le temps de me voirNpour déjeuner ni après les heures de travail.
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun.Είπες ότι δεν μπορούσαμε να συναντηθούμε κατά την διάρκεια του μεσημεριού. Μετά την δουλειά ακόμα δεν μπορείς;
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun.قلت انه لا يمكنك رؤيتي بعد الضهيرة, وبعد العمل لا يمكنك
Benimle öğle yemeği ye.Ebédelj velem.
Benimle öğle yemeği ye. Yemek odasına gel.لنأكل سوية, سأراك في غرفة الطعام
Benimle öğle yemeği ye.Φάε μεσημεριανό μαζί μου...
Ben öğle yemeği getirdim.Eu trouxe o seu almoço.
Ben öğle yemeği getirdim.He traído su almuerzo.
Ben öğle yemeği getirdim.J'ai apporté ton déjeuner.
Ben öğle yemeği getirdim.Tôi mang bữa trưa của bạn.
Ben öğle yemeği getirdim.הבאתי ארוחת הצהריים שלך.
Ben öğle yemeği getirdim.احضرت الغداء الخاص بك.
Ben öğle yemeği getirdim.それがうまくいっていませんか?
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Ich werde ein Sandwich zum Mittag essen.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Ik neem een sandwich voor de lunch.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Je vais manger un sandwich à midi.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.저는 점심으로 샌드위치를 먹을 예정이에요.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Mangerò un panino a pranzo.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.O sa-mi iau un sandwich pentru pranz.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Tôi đang chuẩn bị ăn sandwich cho bữa trưa
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Voy a comerme un sándwich de almuerzo.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Zjem sobie kanapkę.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.На обяд ще хапна сандвич.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.Я собираюсь съесть бутерброд за обедом.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.אני הולך לקנות כריך לארוחת צהריים.
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.سأتناول شطيرة على الغداء
Ben öğle yemeği için bir sandviç alacağım.彼女は救急室53Wにいるよ
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Du verkade verkligen njuta av den mysiga lunch tillsammans.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.- Halo, gospod Park. - Ja, živjo.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin. Harikaydı.Votre famille doit avoir une lignée masculine faible.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Je leek echt samen genieten van de gezellige lunch.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Pareció que realmente disfrutaste del almuerzo íntimo.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.T'as l'air d'avoir bien aimé ce petit déjeuner.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Trông anh có vẻ rất thích thú khi ăn trưa cùng với cô chủ nhiệm.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Usted parece realmente disfrutar del almuerzo agradable juntos.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Zřejmě sis ten váš společný, přátelský oběd opravdu užíval.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.- Наслаждаваше на приятния обяд.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Ты выглядел очень довольным, когда ел с ней.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.بدوتَ متمتّع حقّاً في الغداء المريح سوية
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Arata ca un pranz la pachet.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Ça ressemble à une boîte à déjeuner.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Det ser ut som en lunch box.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Het lijkt op een lunchdoos.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Pare che sia un pacchetto del pranzo.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Seperti bekal makan siang.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Sieht aus wie eine Lunchbox.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Trông giống như một hộp cơm trưa.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Videti je kot škatla za kosilo.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Wygląda jak pudełko z lunchem.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Μοιάζει με κουτί με μεσημεριανό.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor.Выглядит как коробка с завтраком.
Bir öğle yemeği kutusuna benziyor..זה נראה כמו אריזת ארוחת צהריים