öğle yemeği ile cümle

öğle yemeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Öğle yemeği yiyorum.Valgau pietus.
Çift birlikte öğle yemeğine gider.Kuninganna võib Parise seltsis lõunat süüa.
Işte nefis bir öğle yemeği olacak.Hea maitsega söögiseen.
İngilizce breakfast (kahvaltı) ve lunch (öğle yemeği) sözcüklerinin kaynaşması ile oluşmuştur.See on kohversõna (portmanteau), mis on moodustatud sõnadest breakfast ja lunch.
Öğle yemeği Öğle namazıKell on lõunataeva tähtkuju.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.10시에서 3시 말입니다. 점심시간에는 문을 닫았어요.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.10時から3時の間に 誰が銀行に行けますか? 仕事を持たない人達でしょう
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Elles servaient les clients entre 10h et 15h et fermaient pendant le déjeuner.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.In der Mittagspause waren sie geschlossen.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Pracovali medzi desiatou a treťou a mali obedňajšiu prestávku.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Ze waren tussen de middag gesloten.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Они работали с 10 до 3 и закрывались на обеденный перерыв.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.הם פעלו מ-10 עד 3. הם היו סגורים בשעת ארוחת הצהריים.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.كانت تشتغل بين 10:00 و 15:00، و تقفل في وقت الغذاء.
3 gün sürdü. 4 öğün yedik. Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Quattro pasti in tre giorni, e il sabato a pranzo abbiamo stappato il '47.
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,20分しかないところがほとんど
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,또한 점심식사는 적어도 40분은 주어져야합니다.
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,40 perces ebédszünetre van szükség.
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,Necesitamos almuerzos de 40 minutos --
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,Necessitiamo di pranzi di 40 minuti --
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,Nous avons besoin de déjeuners de 40 minutes --
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,Potrzeba 40 minut na obiad.
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,We hebben 40 minuten lunch nodig.
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,Wir brauchen Mittagspausen von 40 Minuten, die meisten Schulen haben 20 Minuten.
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,אנחנו צריכים ארוחות של 40 דקות -
40 dakikalık öğle yemeği zamanına,نحتاج الى أربعون دقيقة للغداء--
Akşam yemeğine gelmedi. - Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Il n'est pas descendu non plus pour le déjeuner
Akşam yemeğine gelmedi. - Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.في حين أن عمليات السبر العميق تشغيل الى البر الرئيسى.
Akşam yemeğine gelmedi. - Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.あなたがたのうち、見たことがあります 船長今日は?
Ama bütün bunlarda ne? Sabahın bu saatinde? Neden öğle yemeği paketliyorsun?아...근데 이게 다 뭐야? 아침부터...
"ama lütfen yarın öğle yemeğine gelin de,"내일 점심때 와서 그 아이의 삼촌에게
"ama lütfen yarın öğle yemeğine gelin de,""que tem uma pequena hipótese de ir para a América".
"ama lütfen yarın öğle yemeğine gelin de,"אבל הייתי רוצה שתבואו לארוחת צהריים מחר
"ama lütfen yarın öğle yemeğine gelin de,"و لكني أريدكما أن تأتيا إلى الغذاء غدا
"ama lütfen yarın öğle yemeğine gelin de,"あるおじさんに、ここのストリートをあるくのがどんなことか
Bagheads ile tanışıyorum. Öğle yemeği servis eden bayanlar bana çok iyi davranıyor.Spotykam "Bagheadsów", panie ze stołówek traktują mnie bardzo dobrze.
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Ayo kita lihat berapa banyak kardus makanannya.
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Để xem có bao nhiêu hộp cơm trưa...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...도시락 용기가, 보자보자
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Lass uns sehen wie viele 'lunch boxes' da sind..
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Laten we eens kijken hoeveel lunchdozen...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Låt oss se hur många lunchboxar....
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Sa vedem cate cutii pentru pranz...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Vediamo quante scatole da pranzo...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Voyons voir combien de boîtes à repas...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Zobaczmy ile pudełek z lunchem...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Ας δούμε πόσα κουτιά με μεσημεριανό...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...Так, а теперь посмотрим, сколько упаковок для ланча...
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu......لنرى كم عدد صناديق الغداء
Bakalım kaç tane öğle yemeği kutusu...いや~ しかし
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Anda perlu makan siang yang ringan, Lucien."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Jeg tror du har brug for en let frokost i dag, Lucien."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""루시엔, 오늘 점심은 가볍게 먹는게 좋겠어"라고 말하죠.
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Lucien, cred că ai nevoie de un prânz mai uşor azi."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Lucien, hoy creo que necesitas un almuerzo liviano."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien."ludzie radzą żebym zjadł lekki lunch.
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Oggi dovresti stare leggero a pranzo, Lucien."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Tôi nghĩ trưa nay anh nên ăn ít thôi Lucien à."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Vandaag is een lichte lunch genoeg, Lucien."
"Bence bugün hafif bir öğle yemeği yemen gerekiyor, Lucien.""Zum Mittagessen lieber nur ein kleiner Salat heute, Lucien."

İlgili Sayfalar