öğüt ile cümle
öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Él me prestó consejo y yo le presté los ojos.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Er lieh mir Rat, und ich lieh ihm die Augen.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Hän lainasi minulle neuvon, ja lainasin hänelle silmiin.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Han lånade mig råd, och jag lånade honom ögon.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Han lånte mig råd, og jeg lånte ham øjne.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Hij leende me raad, en ik leende hem de ogen.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Il m'a prêté un avocat, et je lui ai prêté les yeux.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Lui mi ha prestato consiglio, e io gli ho prestato gli occhi.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Ő kölcsönzött nekem tanácsot, és én kölcsönzött neki szemet.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Ông cho tôi mượn luật sư, và tôi vay anh mắt.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.On mi posodil nasvet, in sem mu posodil oči.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.On pożyczył mi radą, pożyczyłem mu oczy.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Požičal mi radí, a ja som mu požičal oči.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Půjčil mi radí, a já jsem mu půjčil oči.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Εκείνος μου έδωσε συμβουλή, και εγώ του δάνεισε τα μάτια.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Он дал мне совет, и я одолжил ему глаза.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.Той ме отпусна съветът, който аз го доведох очи.
Öğüt dinlemek için:Aby usłyszeć dobrą radę:
Öğüt dinlemek için:At høre godt råd:!
Öğüt dinlemek için:Att höra goda råd:
Öğüt dinlemek için:Če želite slišati dober nasvet:!
Öğüt dinlemek için:Để nghe tư vấn tốt:
Öğüt dinlemek için:Hallani jó tanács:
Öğüt dinlemek için:! 좋은 충고를 들으려면 :
Öğüt dinlemek için:Kuulla hyvä neuvo:
Öğüt dinlemek için:Om te horen een goede raad:
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.Ak chcete počuť dobrú radu: o to, čo učenie - Môj Pane, poviem pani prídete.
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.Chcete-li slyšet dobrou radu: o to, co učení - Můj Pane, řeknu paní přijdete.
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.لسماع الموعظة الحسنة : يا ، ما هو التعلم -- يا سيدي ، انا اقول لك سيدتي سيأتي.
Öğüt dinlemek için: O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.ロメオは、そう、とたしなめるに私の甘い準備を入札。
Öğüt dinlemek için:Para escuchar un buen consejo:
Öğüt dinlemek için:Para ouvir um bom conselho:
Öğüt dinlemek için:Pentru a asculta sfat bun:!
Öğüt dinlemek için:Per ascoltare buoni consigli:
Öğüt dinlemek için:Pour entendre un bon conseil:
Öğüt dinlemek için:Um zu hören, guten Rat:
Öğüt dinlemek için:Untuk mendengar nasihat:
Öğüt dinlemek için:Για να ακούσετε καλή συμβουλή:!
Öğüt dinlemek için:За да чуете добър съвет:
Öğüt dinlemek için:Чтобы услышать хороший совет:
Öğüt dinlemek için:כדי לשמוע עצה טובה:
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.Ani przestawali na radzie mijej, ale gardzili wszelką karnością moją:
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.Aniž povolili radě mé, ale pohrdali všelikým domlouváním mým.
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.Cũng không muốn theo sự khuyên dạy ta , Và chê_bai các lời quở_trách ta ;
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.Cũng không muốn theo sự khuyên dạy ta, Và chê bai các lời quở trách ta;
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.eivätkä suostuneet minun neuvooni, vaan katsoivat kaiken minun nuhteluni halvaksi,
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.ej heller ville följa mitt råd, utan föraktade all min tillrättavisning,
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.fordi de ikke vilde vite av mitt råd og foraktet all min tilrettevisning,
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.Kamu tidak pernah mau menerima nasihat-nasihatku atau memperhatikan teguran-teguranku
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.나의 교훈을 받지 아니하고 나의 모든 책망을 업신여겼음이라
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.mit Råd tog de ikke til sig, men lod hånt om al min Revselse.
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.não quiseram o meu conselho e desprezaram toda a minha repreensão;
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.nechceli mojej rady, ale pohŕdali každým mojím káraním,
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.Nem engedtek az én tanácsomnak; megvetették minden én feddésemet.
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.non hanno accettato il mio consiglio e hanno disprezzato tutte le mie esortazioni
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.No quisieron mi consejo y menospreciaron toda reprensión mía
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.Parce qu`ils n`ont point aimé mes conseils, Et qu`ils ont dédaigné toutes mes réprimandes,
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.pentrucă n'au iubit sfaturile mele, şi au nesocotit toate mustrările mele.
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.svetov mojih niso hoteli, a zaničevali so vse svarjenje moje.
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.wollten meinen Rat nicht und lästerten alle meine Strafe: